Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçunda mağdurun detaylı ve tutarlı soruşturma beyanlarına rağmen verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılanan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararının istinaf mahkemesince onanması üzerine, mağdurun soruşturma aşamasındaki tutarlı ve detaylı anlatımları ile adli raporları dikkate alarak, çocuğun cinsel istismarı suçunun gerçekleştiği ve mahkumiyet gerektiği gerekçesiyle istinaf mahkemesinin kararını bozmuş; ancak karşı oyda, mağdurun duruşmada ilk beyanlarını inkar etmesi, videodan etkilenerek iftira attığını belirtmesi ve dosyadaki tek delilin bu çelişkili mağdur beyanı olması nedeniyle beraat kararının yerinde olduğu savunulmuştur.
9. Ceza Dairesi         2022/3169 E.  ,  2026/2703 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/391 E., 2021/1681 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanlarına itibar edilmesine, atılı suçun işlendiğine, suça sürüklenen çocuğun üst sınırdan takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun soruşturma aşamasında yaşından beklenemeyecek detayları içeren tutarlı anlatımı, mağdur hakkında düzenlenen adli görüşme ve değerlendirme rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun olay günü, kendi alt kıyafetlerini çıkararak mağduru giyinik bir şekilde cinsel organına oturttuğu, daha sonra mastürbasyon yaparak boşaldığı şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
06.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Daire çoğunluğunca suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de;
Mağdurun duruşmadaki ifadesinde "ben buraya ...'dan şikayetçi olduğumuz için geldim, annem evde yokken ... ağabey bizim eve geldi, birlikte salonda oturduk daha sonra ... ağabeylerin evinde yemek yapmışlardı, eve gidip yemek yeyip geri geldik, bizim evde salonda oturduk, ... ağabey karşı kanepede oturuyordu bende diğer kanepede tabletimden oyun oynuyordum, ... ağabey beni o gün ya da daha önceki günlerde pipisinin üzerine oturtmadı, ben annem bir gün bakkala gittiğinde evde bıraktığı telefonundan video izlemiştim, bu videoda iki tane adam vardı, birisi diğerinin pipisine oturuyordu ve (eliyle cinsel organını ovalama hareketi yaparak) sıvı çıkartıyordu, ben annem bu videoyu izlediğimi fark edip bana kızmasın diye ... ağabey'e suç attım, çünkü annem bu videoyu izlediğim için bana kızardı ama ... ağabey'ime kızamaz diye düşündüm, annem tabletten oynadığım oyunu silmesin diye ... ağabey'e suç attım, ... ağabey benim yanımdayken kıyafetlerini hiç çıkartmadı, ... ağabey'i den şikayetçi değilim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Her ne kadar mağdurun soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğun alt kıyafetlerini çıkartarak kendisini kucağına oturttuğunu, daha sonra kanepeye uzanıp pipisini ovaladığını ve pipisinden sıvı geldiğini, peçeteyle sildiğini, bunu kimseye söyleme dediğini beyan ederek yaşından beklenmeyen detaylar içeren ifade vermiş ise de dosyada mağdur beyanı dışında başkaca maddi delil bulunmamaktadır. Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarına göre özellikle çocuğun cinsel istismarı ve cinsel saldırı gibi suçlarda başka delil elde etme imkanı bulunmadığı durumlarda mağdur beyanının tek başına mahkumiyete yeterli delil kabul edilebilmesi için mağdur beyanının iyi irdelenmesi gerekmektedir. Suç mağdurları aynı zamanda eylemin birinci dereceden tanığı konumunda olup beyanları maddi vakıanın ispatlanması açısından önemli bir delil kabul edilmektedir. Mağdur beyanından başka delil bulunmadığı durumlarda mağdur beyanı tek başına yeterli görülerek suçun ispatlanması mümkündür. Bunun için mağdur beyanının kendi içinde tutarlı olup olmadığı, mantık çelişkisi içerip içermediği, aşamalardaki beyanların birbiriyle tutarlı olup olmadığı, mağdur ile sanığın önceye dayalı husumeti bulunup bulunmadığı, mağdurun yaş küçüklüğü veya akıl zayıflığı nedeniyle olayları kavramada ve ifade etmede bir engelinin bulunup bulunmadığı gibi bir takım kriterlere göre değerlendirilerek şayet mağdurun anlatımları tutarlı, samimi ve inandırıcı ise sübuta esas alınarak fail hakkında mahkumiyete yeterli delil kabul edilmektedir.
Dava konusu olayda mağdur beyanından başka delil yoktur. Mağdur soruşturma aşamasında yaşından beklenmeyen detaylar içeren ifade vermiş ise de kovuşturma aşamasında bu ifadesinden dönerek suça sürüklenen çocuğun kendisine dokunmadığını, izlediği videolardan etkilenerek böyle bir olayı uydurduğunu ve suça sürüklenen çocuğa suç attığını ifade ederek çelişkiye düşmüştür. Mağdurun soruşturma ifadesi başkaca delille de desteklenmediğinden çelişkili mağdur ifadesine dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Beraat hükmünün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.