Yangınla bedelsiz kalan kira sözleşmesi teminat senedinin icra takibini durdurmak amacıyla istenen ihtiyati tedbirin reddine dair kararın istinafı.
Özet: Bir lojistik şirketi olan davacı, kiraladığı deponun yangında tamamen kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle kira sözleşmesinin sona erdiğini ve kira bedeli karşılığında verilen teminat senetlerinin bedelsiz kaldığını iddia ederek, söz konusu senetlerden birinin icra takibine konulmasını önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur; ancak ilk derece mahkemesi, bononun teminat olarak verildiğinin yazılı delille ispat edilemediği ve bağımsız borç ikrarı niteliğinde olduğu gerekçesiyle bu talebi reddetmiş, davacı vekili ise menfi tespit davasında takibin durdurulması için İİKnın 72/2. maddesine dayanarak karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1608 Esas
KARAR NO:2026/1586 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2026/1098 (Derdest Dava Dosyası)
TARİH:07/05/2026 (Ara Karar Tarihi)
TALEP:İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ:10/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP:Talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş'nin, lojistik depolama ve antrepo işi ile uğraşan bir şirket olduğunu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren firmalara hizmet verdiğini, bu sebeple ihtiyacı olan depoyu kiralamak için arayışa geçtiğini, ...'nın yetkilisi olduğu ... .... A.Ş.'ye ait "... Gebze" adresinde bulunan depoyu ticari amaçla kiralamak için bu şahısla görüşmelere başladıklarını ve deponun davacıya kiralanmasını kabul ettiklerini, ...'nın Türkiye'de yerleşik bir kişi olmadığını, bu sebeple kira gelirlerini yurtdışına transfer ettiğini söyleyerek, deponun mülkiyet hakkına sahip olan... isimli şirketi ile kiralama işlemini gerçekleştirdiğini, kira bedelinin son derece yüksek miktarlı olması sebebiyle; ...'nın talebi üzerine ilgili yıla ait kira bedelini karşılayacak şekilde kendi idarelerinde olan şirketleri lehine teminat senetleri düzenlendiğini ve kiraya verene teslim edildiğini, ... firması ile süre gelen kira sözleşmeleri nedeniyle 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için düzenli şekilde banka yoluyla düzenlenen senetlerin, yine banka yoluyla bedelleri ödenerek iadesinin gerçekleştirildiğini, zaman içerisinde ...'nın çeşitli finansal kazançlar ve vergisel avantajlar elde etme amacıyla, mülkiyet hakkı sahibi olan ... firması üzerinden kiralama ilişkisini sürdürmek istemediğini, bu nedenle, ... firmasının organik bağ içerisinde olduğu şirketlerden olan ... .... A.Ş.'ye alt kiralama hakkı verdiklerini, bu sebeple, 2019 yılından itibaren kira ilişkisinin bu kez alt kiralamaya dayalı yeni kiralama ilişkisinin ... A.Ş. ile devam ettiğini, Temmuz 2023 tarihinde bir araya gelerek yeni kira dönemi ve kira bedelini kararlaştırdıklarını, Temmuz 2023 tarihinde KDV dahil kira bedelinin 162.000-USD olarak tespit edildiğini, yine önceki dönemde olduğu gibi her ay ödenmesi gereken kira bedelinin karşılığı olarak toplam 36 adet her biri 162.000-USD tutarında teminat senetleri düzenlenerek davalı ...'nın muhasebecisi ...'a teslim edildiğini, bu senetlerde de alacaklı olarak ... isimli Londra'da yerleşik olan ve aynı zamanda alt kiralamayı yapan ... A.Ş.'nin %20 hissedarı olan şirketin gösterildiğini, tüm bu işlemlerin yapılmasına müteakip Gebze'de bulunan depoda 09.12.2023 tarihinde çok büyük bir yangın çıktığını, deponun tamamen zarar gördüğünü ve yıkıldığını, yangından sonra kiralanan yerin depo olarak kullanılmasının mümkün olmaması, kira ilişkisinin de hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle sona ermesi neticesinde davalı ...'dan kendisine teslim edilen teminat senetlerinin iade edilmesinin talep edildiğini ancak ...'nın, teminat amacıyla verilen senetler ile bir ilgisinin olmadığını belirttiğini ve senetlerin iade edilmediğini beyanla davacılar tarafından düzenlenen 08.05.2026 vade tarihli 162.000-USD bedelli, kira bedelinin teminatı olarak verilen ve yangın nedeniyle bedelsiz kalan senetlerin icra takibine konu edilmemesi yönünde İİK'nın 72/2. maddesi ve HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; talebin teminat olarak verildiği iddia edilen bononun bedelsiz kaldığından bahisle icra takibine konulmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olduğu, menfi tespit davası her ne kadar İİK'da düzenlenmiş ise de, icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden, HMK'daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türü olduğu, dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp, HMK'daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin de dikkate alınması gerektiği, bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, davacı bir hukuki ilişkinin varlığını kabul ettiğinden ispat külfetinin de davacı borçluya düştüğü, davacı borçlunun iddiasını ancak yazılı belgeyle ispatlamak zorunda olduğu, davacı taraf, dava konusu bonoyu teminat olarak verdiğini yazılı belgeyle ispat edemediğinden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACILAR VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; İİK'nın 72/2. maddesinde, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin açıkça düzenlediği ve hükmün amacının henüz başlamamış ve haksız yere başlatılabilecek bir takipten doğacak mağduriyete karşı davacıyı korumak olduğu, Mahkemece İİK'nın 72/2 ve 72/3 maddelerinin yanlış yorumlandığı ve HMK'nın 389. maddesi nazara alınmadan karar verildiği, İİK madde 72/2 kapsamında yazılı belge ile yaklaşık ispat koşulunun aranmadığı, davalının kötü niyetli şekilde sıralı senetleri takibe koyduğu, dava konusu senetlerin esasen teminat senedi oldukları ve bedelsiz kaldıklarının davalı şirket yetkililerince de savcılık dosyasında verdikleri ifadelerde kabul edildiği, HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen koşulların oluştuğu, senetler vadeleri geldikçe takibe konu edildiğinden müvekkilleri açısından yakın tehditin oluştuğu, bu sebeplerle kararın kaldırılması ve teminat senetleri hakkında icra takibine girişilememesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebi ile açılan davada, dava konusu senedin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında Mahkemece talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilir.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda; davacılar tarafından, dava konusu edilen senedin esasen kira sözleşmeleri kapsamında teminat olarak verildiği, kiralanan yerde çıkan yangın nedeniyle sözleşmesinin sona erdiği ve senedin bedelsiz olması sebebiyle iadesinin gerektiği iddia edilerek icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, Mahkemece verilen kararda talebin hukuki dayanağının İİK'nın 72/2. maddesi olduğu ancak bu madde kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilip verilmeyeceği değerlendirilirken, HMK'nın 389 vd maddelerinde yer alan genel nitelikteki düzenlemelerin nazara alınması gerektiği kabul edilerek, davacı tarafın talep tarihi itibariyle davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edip etmediğinin değerlendirildiği, HMK'nın 389. vd maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığı takdirde İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca icra takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilemeyeceği, bu itibarla verilen kararda yasal düzenlemelerin hatalı şekilde değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, sunulan deliller ile dava konusu senedin,dosyada mübrez kira sözleşmelerinin teminatı olarak verildiğinin yaklaşık olarak dahi ispat edilemediği, davalı şirket yetkililerinin kim olduğu, soruşturma dosyasında verilen ifadelerin davalı şirket yönünden bağlayıcı olup olmadığı ve senedin teminat olarak verilip verilmediğinine ilişkin tespitlerin yargılamayı gerektirdiği, Mahkemece talebin reddine dair verilen kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden talep eden davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talep eden davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.