Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan aldığı mahkumiyet hükmünü, temyiz istemlerini reddederek onadı.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz başvuruları, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirilerek eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu gerekçeleriyle oy çokluğuyla reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiş; karşı oyda ise mağdurenin ayrıntılı beyanları ile sanığın inkarına işaret edilerek hukuki nitelemenin farklı yapılması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2025/1298 E., 2025/1200 K.SUÇ : Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onamaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, kararın gerekçesiz olduğuna, somut delil bulunmadığına, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, husumet bulunduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, katılan mağdure lehine vekalet ücreti hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekili bulunan katılan mağdure lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle ve kanuni dayanağı olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücreti vekaletin belirlenemeyeceği anlaşılmakla, katılan mağdure vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Sayın Üye ...'un karşı oyu ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OYMağdurenin sanığın biyolojik olarak öz kızı olup ancak mağdurenin annesinin sanıktan başka iki erkekle de daha önce evlilik yaptığından bahisle mağdurenin annesinin evlilik yapmış olduğu diğer erkek şahıs adına kayıtlı bulunduğu,Mağdurenin annesinin sanık ile yaşadığı gayri resmi evlilik dışında diğer evliliklerinden ... ve ... adında başka çocuklarının da bulunduğu,Sanığın daha önceleri yaşadıkları bölgede bulunan petrol rafinerinden yük alan tankerlerin yağlama ve temizleme işinde çalışarak geçimini temin ettiği, ancak daha sonra bu iş yerinin kapanması nedeniyle günü birlik iş buldukça çalıştığı,Mağdure babası olan sanığın 2024 yılı Mart ve Mayıs aylarından itibaren zaman zaman vücudunun erojen bölgelerine, bilhassa da popo kısmına şapalak şeklinde dokunmalar yaptığını, daha sonraları elbise üzerinden vücudun ön ve arka bölgelerine dokunduğunu, bu dokunmaları zaman zaman annesinin de gördüğünü, bazen annesinin sanığı uyardığı bazen de kayıtsız kaldığını, annenin olmadığı zamanlarda ise dokunmalarını elbise içerisinden yaptığını,Bir keresinde banyo yaparken banyo kapısının sanık tarafından zorlandığını, Bir gün de yengesi ile birlikte evdeki odada ağda yaparken, sanığın bilerek odanın kapısını açtığı ve yengesini çıplak gördüğünü,Yine bir gün ev halkı olarak denize gittiklerinde karavandaki ranzanın alt kısmında yatarken sanığın yanına gelerek vücudunun popo kısmına dokunduğunu beyan ettiği,Kendisine yönelik cinsel istismarda bulunan sanıktan şikayetçi olup ayrıca sanığın kalaşnikov marka silahının bulunduğunu da beyan ettiği,Sanığın alınan savunmasında mağdurenin biyolojik babası olduğunu, mağdurenin dışında başkalarıyla da evlilik yapan ve bu evliliklerinden yaşları büyük ... ve ... isimli çocukları olan ... evlenmek istediğini, ancak ... diğer çocuklarının bu evliliklerine onay vermediğini belirttiği, Sanığın ... birlikte yaşadıkları evde onlarla birlikte yaşayan ...'in karısı ... gelin ile ...'ı bir odada yalnız gördüğü, ... ile ...'in aralarında duygusal bir yakınlık olduğu, bu hususta anneleri ... kendilerini uyardığı, bu dava konusu olayda tanık olarak dinlenilen gelin ... ile sanık arasında bir hoşnutsuzluk bulunduğu,Mağdurenin isnat ettiği eylemleri kabul etmediği,Tanık olarak dinlenen mağdurenin diğer abileri ... ve ...'un mağdurenin beyanlarına ilişkin bilgi ve görgülerinin olmadığını beyan ettikleri,Mağdure beyanında evde bir gün duş alırken sanığın banyo kapısını zorladığını beyan etmiş ise de, ... ve ...'ın tanık olarak alınan beyanlarında mağdurenin bahsettiği olayla ilgili olarak o gün sanığın yanlarında olduğu, böyle bir olayın yaşanmadığını belirttikleri,Mağdure babasının kendisine yönelik bu eylemlerini ilk önce arkadaşlarına anlattığını beyan etmiş ise de tanık olarak dinlenilen adı geçen arkadaşları mağdurenin kendilerine herhangi bir şekilde anlatımının olmadığını beyan ettikleri,Mağdurenin beyanlarında babasından bahsederken devamlı olarak "O adam" şeklinde bir tanımlamada bulunduğu, ...'un "Kızım astım hastasıdır. Ben kızımın 7/24 saat devamlı yanındayım. Kızım dolduruşa gelmiştir. Babası böyle bir şey yapmaz, gelinim ... ile oğlum ...'ı bir odada yalnız görmüş, eşim ... "... senin üvey kaynın olur, kocan yanlış anlar hoş olmaz" diye uyarmış ...'la gelinim ... bir gün evde boğuştu, hatta kanepe kırıldı gelinim 'Anne ... bunu duymasın' diye de söyledi." şeklindeki beyanı,Mağdurenin beyanlarında tanık olarak dinlenenlerin mağdureyi doğrulamaları, Olayın oluşu, intikal şekli ve zamanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kendileriyle birlikte yaşamasından rahatsız olan gelin ...'in mağdurenin diğer ağabeyi ...'la aralarındaki duygusal ilişkiye şahit olması ve bu hususta ... uyarması nedeniyle husumet oluştuğu, mağdurenin annesinin beyanına göre ...'in yönlendirmesiyle de babası sanıkla diyaloğu olmayan mağdurenin, sanık aleyhine soyut beyanda bulunurken ayrıca sanığın silahından da bahsetmesi ve sanığa karşı bir husumet güttüğü kanaati oluştuğundan bahisle,Yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin beyanlarının tutarsız ve soyut kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmünün onamanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşünde değilim.