İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ipotek fekki davasında, davacı 17 senedin ödendiğini iddia ederken, davalı borcun ödenmediğini ve bazı senetlerin zayi olduğunu ileri sürüyor.
Özet: Bu dava, davacının taşınmazına konulan ipoteğin dayanağı olan ve bir sözleşmeyle güvence altına alınan 17 adet senedin tamamının ödenerek borcun sonlandığını ve ipoteğin kaldırılması gerektiğini iddia edip, ödeme dekontları ve geri alınan senetleri delil olarak sunması; davalının ise, tüm senetlerin ödenmediğini, bazı senetlerin üçüncü kişilere devredildiğini ve bu kişilerde zayi olduğunu, davacının senetlerin kaybolmasını fırsat bilerek borçtan kurtulmayı amaçladığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılması talebinin reddedilmesini istemesi üzerine, ipoteğin fekki hakkında yürütülen yargılama sürecini anlatmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/232 Esas
KARAR NO :2026/42
DAVA:İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ:19/02/2024
KARAR TARİHİ:09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmaza ipotek konulan sözleşme ile ... ve davalı ... devir hususunda 3.500.000,00-TL olarak anlaştıklarını ve bu anlaşmaların tamamını senet ile güvence altına aldıklarını, sözleşmeden tüm bu hususlar rahatlıkla anlaşıldığını, ilerleyen süreçte ... senet ödemelerine başlamış ve bir süre yapılan ödemenin ardından vadenin çok olduğumdan bahisle borcunu bir an önce bitirebilmek adına kendi külfetini artırarak davalı ile aralarında yeni bir sözleşme kurduklarını, bu sözleşmenin başında ... davalı ... adına ... plakalı aracın devrini dava dışı bir yakını vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, buna karşılık 4-5-6-7-8 numaralı senetler taraftan ödenmiş olduğundan geri alındığını, gerek 1-2-3 numaralı senetler gerekse de 9-10-11-12-13-14-15-16-17 numaralı senetler yine ... tarafından ödenmiş ve senetler geri alındığını, bu minvalde senetlerin ödendiğini gösterir dekontlar ve geri teslim alınan tüm senetlerin görsellerinin sunulduğunu, hal böyle olunca rahatlıkla bu husustan anlaşılmaktadır ki borçların tamamının ödendiğini ve ipoteğe konu alacak verecek ilişkisi son bulduğunu, ipoteğe konu işbu sözleşmeler ödenmiş olsa da davalı tarafından ipotek kaldırmaya yönelik işlem yapılmadığı gibi davalının oğlu olan ...'e davalı tarafından mesaj atılarak 18.000 Dolarlık ödeme talep edildiğini, her ne kadar gerek davacı, gerek davacının oğlu gerekse de ... tarafından davalı ile iletişime geçilip borcun kalmadığı dile getirilmiş olsa da davalı taraf ısrarla dayanağı bulunmayan 18.000 dolarlık ödemeyi talep ettiğini, tehdit içerikli paylaşımlar yapıldığını, davalı tarafın elinde hiçbir şekilde borca konu alacağı kanıtlar nitelikte senet bulunmadığını, davaya konu taşınmaza ipotek şerhi konulan senetlerden bir alacak söz konusu olmadığını belirterek davacı vekili inceleme sonucunda borç ilişkisi sonlanmış olan İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi 11739 Ada 1 Parselde bulunan ipotek şerhinin terkini konulu davanın kabulünü, ipotek fekkine ve yargılama giderleri ile ücreti vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk başvurusu yapılmadan davanın açıldığını, sözleşme incelendiğinde 17 adet sıralı senet yapıldığı ve bu senetler karşılığında güvence olarak ipotek sözleşmesinin düzenlendiği görüldüğünü, ilgili senetlerin tümünün lehdarının müvekkili olmadığını ve başkaca kimseler olduğunu, davacı bu senetlerin ödemelerini davalıya aleni ortaya koyarak açıklaması gerektiğini,. Davacı tüm senetlerde yarım yamalak ödeme yaptığı için ihtilafın başladığını, bu kötü niyetli sebeple davanın gündeme geldiğini, 9-17 aralığındaki senetlere hiç ödeme yapmadığını, davalı 8, 10, 12, 14 ve 17 no'lu senetleri bir ticaretinde ...'a verdiğini, 9, 11, 13, 15 no'lu lehdarı ... olan senetler de ...'a verildiğini, bu kişilere ulaştığında senetlerin ödenmediğini öğrendiğini, davalı ise ödeme talebinde bulunan ilgiliyi ana borçluya yönlendirdiği, sente borçlu ... ve ... ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi senetler getirilmeden ödeme yapmayacağını ilettiğini, borçlular davalıya senetleri ödediğini söylediğini ancak müvekkili ipoteği kaldırmak için ödeme belgesi istemiş ancak belgeler sunulmadığını, senet borçlusu ve ipotek borçlusunun kötü niyetle hareket ettiğini, senetlerin kaybolmasını fırsat bilerek ileri tarihli senetleri ödediklerini iddia ederek borçtan kurtulmayı amaçladıklarını, davalıya ve diğer senet lehdarı ...'e karşı ileride gelmesi muhtemel risk senetlerin ödenmemesi riskidir, bu sebeple senet ve sözleşme borçlarının davacı tarafından ödendiği ispat edilmeksizin davalı ipoteği kaldırmaya rıza göstermeyeceğini süreçte dava dışı senet hamili olduğu bilinen ... ile iletişim kurulduğunda senetlere ilişkin zayi sebebiyle iptal davası açacağı öğrenildiğini belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, İpoteğin Kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı, davaya konu taşınmazını davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmenin teminatı olarak ipotek ettirdiğini, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken 17 adet bononun ödenmiş olması nedeniyle ipoteğe konu borcun ödenmiş olması nedeniyle ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ise, sözleşme ilişkisini ve ipoteğin 17 adet sıralı bono kapsamındaki borç için konulduğunu kabul etmekle birlikte, tüm bonoların ödenmediğini, bazı bonoların dava dışı ...'a devredildiğini ve bonoların bu kişideyken zayi olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen Mali Müşavir bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 28/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; 10.07.2023 tarihli şirket devri sözleşmesinde, devir bedeli olarak düzenlenen senet adedinin 17 tutarının ise 3.500.000,-TL olduğu, dosya kapsamında senet asıllarının teslim edileceği beyanı olmakla birlikte senet asıllarının dosyada görülmediği, banka kanalı ile yapılan ödemelerin 1.995.000,-TL olarak belgelendiği, fakat senet bedeli olarak ödendiği yönünde bir tespit bulunmadığı, ek sözleşme olarak sunulan belgenin imzasız olduğu, yapılan ödeme tutarlarının burada yazılı turalar ile benzeştiği, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu senet bedellerinin araç devri ile ödenerek senetlerin geri alınış olduğu beyanı olmakla birlikte buna ait tevsik edici vesika görülmediği, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasındaki senetlerin zayi nedeniyle iptali davasının reddedildiği tespitleri sunulmuştur.
Davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan 10/07/2023 tarihli sözleşme ile ... ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin devrinin yapıldığı, devir bedeli olarak kararlaştırılan 3.500.000-TL'nin 17 adet bono ile taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacıya ait taşınmaza bu ödemenin teminatı olarak ipotek konulduğu, dosyaya sunulan sözleşme, tapu kayıtları ve taraf beyanları ile sabittir. Sözleşme kapsamında banka aracılığıyla toplam 1.995.000-TL ödendiği, dosyaya sunulan makbuz ve dekontlar ile celp edilen banka kayıtları ile anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda "Yapılan bu ödemelerin bonolara ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı" belirtilmiş ise de; taraflar arasında başka bir hukuki ilişki bulunduğu ve ödemenin ona ilişkin olduğuna dair bir iddia veya delil bulunmadığından tespit edilen bu ödemelerin bonolara ilişkin olduğu kabul edilmiştir.
Dava dilekçesinde sözleşmenin asıl tarafı olan ... tarafından bir yakını vasıtasıyla ... plakalı aracın davalıya devri suretiyle bazı bonoların ödendiği ve bonoların geri alındığı da iddia edilmiştir. Bononun geri alınması, ödemenin yapıldığı anlamına gelmektedir. Davacı, dava dilekçesinde "Senetlerin geri alındığını, bazılarının yırtıldığını, bazılarının halen mevcut olduğunu" beyan etmiştir. Davalı ise, "Bonoların bazılarının devredilen ...'da iken kaybolduğunu" savunmuş ise de, bonoların zayi nedeniyle iptali için açılan davada ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası üzerinden verilen 05/11/2025 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Buna göre, bonolara ilişkin "Ödenmediği" iddiasının alacaklı tarafından bono ibrazı (veya mahkeme zayi kararı) ile ispatlanması zorunludur. Açıklanan bu durumda davacının gerek banka havalesi gerekse de dava dışı kişilerce araç devri yapılmak suretiyle bonoların ödenip geri alındığı ve bakiye borç kalmadığı yönündeki beyanı yerinde kabul edilerek, ipoteğe dayanak teşkil eden sözleşme kapsamındaki borcun ödenmiş olması nedeniyle davacının ipoteğin kaldırılması istemi yerinde görülmüştür.
HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, 11739 Ada 1 No'lu parselde kayıtlı bulunan 3 numaralı bağımsız bölüm üzerine konulmuş olan ipoteğin kaldırılmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken 136.620,00-TL harçtan daha önceden yatırılan 427,60-TL peşin harcın düşürülmesinden sonra eksik kalan 136.192,40-TL harcın davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 298.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 15.308,50-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, KEP ve bilirkişi ücreti) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince(5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzlerine karşı, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize verilecek veya başka bir Mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/09/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır