Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, 1961 yılından bu yana faaliyet gösteren tanınmış marka sahibinin benzerlik ve iltibas gerekçesiyle belirli gıda ürünleri emtiaları için marka tescil kararı iptali ve kısmi hükümsüzlük talebi.
Özet: Gıda sektöründe uzun yıllardır tanınmış markalarıyla faaliyet gösteren davacı, büyük yatırımlarla ayırt edici nitelik kazanan tescilli markalarının, davalı tarafından tescil ettirilmek istenen markayla görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, özellikle gıda ürünlerini içeren hizmet sınıflarında ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturduğunu iddia ederek, ilgili kurumun itirazı reddeden kararının bahsi geçen mal ve hizmetler yönünden iptalini, davalı markasının bu kısımlar için hükümsüz sayılmasını ve sicilinden terkinini talep etmekte; davalılar ise markalar arasında benzerlik bulunmadığını ve alınan kararların usulüne uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/527 Esas - 2026/14
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2024/527KARAR NO : 2026/14DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali-Kısmi HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 18/12/2024KARAR TARİHİ : 19/01/2026 Yazıldığı Tarih : 22/01/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, “...” markasının ... tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkilinin ... markalarının yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanarak tanınmış marka haline geldiğini, bu markaların ... tarafından da tanınmış marka olarak kabul edildiğini, ... markalarının birçok dünya ülkesinde tescilli olduğunu ve bu markalı ürünlerle ihracat yapıldığını, müvekkillerinin ... ... markasını ilk olarak 1985 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, “...” markasını taşıyan ürünlerini piyasaya sürdüğünü, o zamandan beri bu ana markaya dayalı birçok marka başvurusu yaptığını, bu ürünün pazarlanmasını sağlamak amacıyla ciddi yatırımlar yaparak büyük bir reklam bütçesi sağladığını, gıda ürünleri sektöründe bu anlamda markalarını uzun yıllardır nizasız ve fasılasız bir şekilde kullandığını, “...” ibareli markalarına, ciddi maddi yatırım yaptığını, davalının “ ...” ibareli marka tescil başvurusunun ilanına itiraz yapıldığını, bu itirazın ... tarafından red edildiğini, müvekkilinin tescilli “... ve ...” ibareli markaları ile davalı tarafından tescil ettirilmek istenen markanın görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturacağını, itiraz edilen markada geçen hizmetlerden özellikle 35. Sınıfın, içinde 30. Sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf,” için sektörel kısıtlamaya gidilen emtialar, müvekkilimizin iştigal alanı olan mesnet markasında yer alan 30. Sınıf gıda ürünleri emtiaları arasında da yer aldığını, zira müvekkilinin bu tarz ürünler üreterek piyasaya sunduğunu, markaların bulunduğu mal ve hizmet sınıfının yakın ilişkili olduğunu, belirterek; ...'nın 17/10/2024 tarihli ve ... sayılı kararının kısmen iptali ile 35. Sınıf mallar/hizmetler altında yer alan 30. Sınıfta hizmetler/mallar içinde yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir. buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." emtialar yönünden iptaline markanın bu hizmetler yönünden iptaline, tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı markaları ile müvekkilinin markası arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, yazılar, yazı karakterli, yazım dili ( ...), renkleri, şekilleri ile kelimelerin anlamları, dil özellikleri ( ...) , telaffuz, sesler yönünde apaçık farklı olan, bezer olmayan markaların tüketici nezdinde benzerlik oluşturmayacağını, markalar arasında kavramsal, görsel, işitsel olarak farklılıklar bulunduğunu, davacının dilekçelerinde müvekkilinin “ ...” markasını ... ve sözcüklerini parçalara ayırarak bütünlüğünden uzaklaştırarak kendi markaları ile soyut benzerlik, karıştırılma iddialarında bulunsa da bu iddiaların dayanaksız ve haksız olduğunu, bir bütün olan markayı parçalayarak, benzerlik oluşturduğu iddiası maddi gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkil markasında, tüketicide davacıya ait markalara benzerlik izlenimi oluşturmasına yol açacak herhangi bir unsur (..., yazı, harf, rakam, vs ) benzerliğin bulunmadığını, markalar arasında sınıf ve işaret benzerliğinin bulunmadığını, markaların benzer olmaması nedeniyle davacının markasının müvekkilin markası nedeniyle zarar görmesi söz konusu olmadığını, müvekkilinin hiçbir surette davacının markası sayesinde yarar elde etmediğini, bu nedenle SMK 6. Maddesindeki 4 ve 5 benlerinin uygulanma ihtimali söz konusu olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesneti markaları arasında DAVA DİLEKÇESİNDE BELİRTİLEN EMTİALAR AÇISINDAN taraf markalar arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/4 -5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının alınan karara ve talebe etki edip etmeyeceği, ... ... sayılı ... kararının kısmen iptalinin, davalı markasının tescili halinde de kısmi hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 18.10.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18.12.2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “..... İnceleme sonucunda, kısmi ret sonrası kalan hizmetler bakımından ilgili tüketicilerin" " ..." “ibareli başvuru ile "..." ibaresini içeren itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, muteriz markalarının "... ...” olarak bilinirliğe haiz olduğu; tek başına “...” ibaresinin ihtilafa konu hizmetler“ bakımından bilinir. markalardan olduğunun değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı; markanın tescili halinde 6/5 te belirtilen koşulların oluşmayacağı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir” şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları...+... ... / ... 15.11.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; " Davalıya ait ... sayılı " ...+..." ibareli marka ile davaya mesnet gösterilen değerlendirme bölümünde yer alan tabloda gösterilen başat unsur “...” ve “...” ibareli ... sayılı markalar arasında görsel, işitsel anlamda benzer olduğu, bununla birlikte Davaya konu markanın, çekişme konusu edilen 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 30. SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) tüm hizmetlerin davaya mesnet olan markaların tescil kapsamında yer alan mallar ile ilişkili olduğu, Bu hizmetler bakımından markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin oluşacağı, Davacının mesnet gösterdiği markalar, tüketiciler tarafından iyi bilinen bir marka olduğundan 6769 SMK'nın 6/4-5 maddesi koşularının somut olayda gerçekleşeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." Şeklinde ifade edilmiştir.Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... / ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının" ... / ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... / ... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 19/01/2026Katip ... E imza Hakim ...E imza