T.C. Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülen PETROMİN markasına tecavüzün tespiti, meni ve tazminat talepli davanın gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, tescilli ve tanınmış “PETROMİN” markasının sahibi olarak, davalıların kendi markasına tecavüz ettiğini, üzerinde karışıklığa yol açacak şekilde benzer ibareler bulunan 128 adet varilin tespit edildiğini öne sürerek, marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref’i ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur; davalılardan biri ise, fason üretim anlaşması kapsamında ürünün markalanması konusunda teknik bilgi veya formül almadığını, markalı varillerin diğer davalı tarafından hazır gönderildiğini belirterek tecavüz eylemine katılmadığını savunmuştur.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/328 Esas - 2025/192
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAREsas No : 2023/328Karar No : 2025/192...Dava : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i,Men'i İle Maddi ve Manevi TazminatDava Tarihi : 24.05.2018Karar Tarihi : 03.12.2020Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 10.12.2020 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i, Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkilinin tescilli bulunan “petromın” markasının sahibi olduğunu, .....işlem numaralı numaralı “petromın oils şekil” ibareli, ... ibareli, 04, 35 ve 37. Sınıfları kapsayan markaları tescil ettirdiğini, bu markaların Avrupa birliğinde de tescilli marka olduğunu, müvekkilin “petromın” ibaresi yönünden gerçek hak sahibi olduğunu, markanın çok güçlü ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, markayı taşıyan birçok ürünün pek çok ülkede piyasaya sunulduğunu, tanınmışlık seviyesinin yüksek olduğunu, davalılar tarafından müvekkilin “petromin” markalarına tecavüz edildiği .... Değişik İş no’lu dosyasındaki tespit ile kesinleştiğini, yapılan tespitte 128 adet protrım yazılı 200 litrelik boş varilin tespit edildiğini, varillerin Smaks tarafından ....nolu ve 02.05.2017 tarihli fatura ile gönderildiğini, müvekkilin“petromın”ibareli markasının, ...’nın işyerinde bulunan varillerin üzerinde yazılı olduğunu ve varillerin üretim tarihi olarak üzerlerinde 28.04.2017 yazdığı raporun “sonuç ve kanaat” bölümünde, bahse konu variller üzerinde bulunan işaretlerin müvekkilin yukarıda belirtilen markaları ile “karışıklığa sebebiyet verecek nitelikte birebir benzer olduğunun belirtildiğini, SMK’nın 150. Maddesi gereği, tazminat talep edebileceğini, davalılarca itibar kaybı nedeniyle ayrıca tazminat ödenmesi gerektiğini, buna ek olarak SMK’nın 151. Maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancı da kapsadığını, 150. maddeye göre seçimlik haklarını saklı tuttuklarını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, markalarına tecavüz teşkil eden tüm eylemlerin durdurulmasına, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın 09 Mart 2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili uyap sisteminden göndermiş olduğu talep artırım dilekçesi ile davadaki maddi tazminat taleplerini 35.544,06.-TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ....için üretmek için taraflar arasında 23.01.2018 tarihli sözleşme tanzim edildiğini, bu sözleşmenin 7. Nolu “Teknik Bilgi Patent ve Diğer Haklar” başlıklı maddesine göre Fason Üreticiye, yani müvekkil şirkete üretilecek mal hakkında teknik bilgi ve know how verileceğinin hüküm altına alındığını, fason üretim siparişi veren diğer davalının müvekkil şirkete üretilecek ürünün formülü ile ilgili herhangi bir “teknik bilgi ve ....” aktarımında bulunmadığından davaya konu markalı ürünle ilgili herhangi bir üretim yapılmadığını, davacının markalarını izinsiz bir biçimde taşıyan 128 adet varilin diğer davalı ... tarafından yaptırılıp gönderildiğini beyan ettiğini, davaya konu olan markanın logosunun ve ibaresinin diğer davalı ... tarafından yapıldığını ve yapılmış şekli ile müvekkil şirkete gönderildiğini, logo ve marka ibarelerinde fiilen iştirak etmemiş olmasına rağmen, fiilen iştirak etmiş gibi müvekkili şirketin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, bu iddianın maddi ve hukuki destekten yoksun olduğunu, davacının markaya tecavüz iddiasının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, müvekkili şirketin marka tecavüzüne sebebiyet vermediğinden davacının müvekkili şirket hakkında açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalının dosya kapsamında cevap dilekçesine rastlanmamıştır. Tarafların tüm delilleri toplanmış, değişik iş dosyası celp olunmuş, talimat bilirkişi raporları dosyaya ibraz ettirilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi incelemesi yapılmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz edip etmediği, şayet tecavüz var ise davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamına kazandırılan ... sayılı dosyasında düzenlenen raporun tetkikinde,... adına tescilli “... başvuru tarihi 01.09.2010) sayısı ile tescil edilmesi için .... başvurusu yapıldığı, markaların koruma süresi başvuru/yenileme tarihinden itibaren 10 yıl olduğu marka tescil geçerliliği tespit tarihi itibariyle devam ettiği, davacının markalarının esas unsurunu Arapça, İngilizce ve Türkçe harflerle “....” ibaresi oluştuğu. Davacının markaları 04, 35 ve 37 emtia grubu ile sicile kayıtlı olup; emtia grubunda petrol de yer aldığı, ... Depolama .... olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin marka taklidi olduğunu iddia ettiği ürünlerin depolandığı .... sayılı adreste işyerinin bulunduğu binanın ön kısmında büyük harflerle ... ibaresinin yer aldığı, Keşif mahallinde tespit edilen yeşil ve beyaz renkli 200 lt kapasiteli metal varillerin tavanın üzerinde “.... ibaresi), varillerin toplam 128 (yüzyirmisekiz) adet olduğu ve boş durumda olduğu, variller üzerinde üretim tarihi olarak “28.04.2017” ibaresinin yer aldığı, Keşif mahallinde tespit edilen 128 (yüzyirmisekiz) adet boş varilin üzerinde yer alan “... şekil) markaları ile birebir aynısı olup; benzerliğe ve karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde olduğu belirlenmiştir. II. 6769 SAYILI SINAÎ MÜLKİYET KANUNU YÖNÜNDEN İNCELEME a. Marka sahibinin marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7. maddesinde düzenlenmiştir. 7. Maddeye göre sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde (a) tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılmasını, (b) tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını, (c) aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılmasını fiillerin önlenmesini talep edebilir. Ayrıca markayı taşıyan işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, (a) işaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması, (b) işareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi, (c) işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi, (ç) işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması, (d) işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması, (e) işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması, (f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması fiilleri de yasaklanabilir. Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller 6769 sayılı kanunun 29. Maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; (a) marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, (b) marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, (c) markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, (ç) marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerdir. Halk tarafından karıştırılma ihtimali marka olarak kullanılan ibarelerin, daha önce tescilli bulunan bir markanın aynısı veya benzeri olması, her iki markanın aynı mal ve hizmetlerde kullanılması şeklindedir. Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz önünde tutulmalıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. 1- ... ... işyerinde tespit edilen 128 (yüzyirmisekiz) adet boş varilin üzerinde “....” ve ibarelerinin yer aldığı, söz konusu ürün ve ibarelerin davacı ....nezdinde tescilli olan “... şekil) sayılı markaları ile karışıklığa sebebiyet verecek nitelikte birebir benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Hesap İncelemeleri: 2014 Yılından 320.01.026 .... tarafından davalı ... Ltd Şti ‘ ne 4 adet fatura düzenlendiği ve bu faturalardan dolayı 2014 yılı sonu itibariyle 31.191,55 TL alacaklı olduğu, 2015 Yılından 320.01.026 ....hesabında 2014 yılından gelen 31.191,55 TL alacak bakiyesi açılış kaydı olarak işlendiği, 15 adet fatura toplamı 154.705,43 TL fatura tutarı hesabın alacağına verildiği böylece hesap alacak toplam tutarının 184.896,98 TL olduğu, 16.02.2015 tarihinde 38186 fatura düzenlendiği ve faturanın toplam tutarının 70.110,30 TL olduğu, 893,15 TL borç verildiği ayrıca 31.10.2015 tarihinde 91.908,88 TL tutarda 31.10.2015 tarih ve 2143 yevmiye numarasında ....hesabından virman yapıldığı ve böylece 162.912,33 TL borç tutar işlemi gördüğü ve 31.12.2015 tarihli hesap bakiyesinin 21.984,65 TL alacak bakiyesi verdiği görülmektedir. 2015 Yılında 320.02.030 ....hesabının kullanıldığı, hesabın 31.12.2015 tarihli bakiyesinin “0” sıfır olduğu, 2016 Yılından 320.01.S005- .... kullanıldığı, hesaba 2015 yılından devir 21.984,65 TL yer aldığı, bu tutarın 2016 yılından 2017 yılına devir gittiği, 2017 Yılı açılış kaydında, 320.01.026-... .... hesabına 01.01..... yevmiye kaydında 21.984,65 TL alacak devrettiği, 2017 yılında .... tarafından 09.01.2017 tarih ve 00073 fiş numarası ile 06.01.2017 tarih ve .... no’lu 1.593,40 TL fatura düzenlendiği, 13.11.2017 tarih ve .... yev. 27.09.2017 tarih ve .... no’lu 9.958,40 TL tutarlı faturanın alındığı, ayrıca hesap birleştirme adı altında 30.09.2017 tarih ve ... yevmiye de hesap birleştirme adı altında hesaba 77.636,21 TL alacak verildiği, ayrıca 320.02.044-.... yevmiye numarasında 10.05.2017–.... fatura 2.150,00 USD kayıtlı olduğu, buna göre alacak bakiyesinin 13.389,25 USD, ödemelerin 3.451,00 USD, 9.938,25 USD ’nin de 2018 yılına devrettiği, 2016 Yılından 320.01.S010-..... hesabının kullanıldığı, hesaba 2015 yılından devir olmadığı, 13 adet fatura alındığı ve faturaların toplam tutarının 77.636,21 TL olduğu , 2017 yılında 320.01.040 – .... yevmiye numarasında hesap birleştirme olarak 320.01.026 hesap ile kapatıldığı ve hesap bakiyesinin sıfırlandığı, 2018 yılında 320.01.026-.... hesap önceki dönemden 90.943,96 TL alacak bakiyesi olduğu, 09.01.2018 tarih ....hesabında, 01.01.2018 tarih ve ....yevmiye kaydında açılış fişi olarak yapılan işlemde 9.938,25 USD alacaklı geldiği, dönem içinde herhangi bir ödeme yapılmadığı ve 31.12.2018 tarihinde 9.938,25 USD bakiye verdiği, Davalının 2017 yılında ... ... aldığı bazı stok kalemlerinin incelenmesinde, alınan varillerle ilgili olarak bu varillerin üretilen hammaddelerin kabı olarak kullanıldığı, 30.06.2017 tarih ve ....Hammadde kapanış kaydı 2018 Yılına devir 125.055,06 TL olduğu tespit edilmiştir. Hesap incelemeleri: 02.05.2017 tarih ve .... No’lu fatura 03.05.2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile 150.01.001-Variller hesabına “02/05-.... ....“açıklaması ile 9.727,77 TL borç verildiği ve 320.02.044... hesabına aynı açıklamayla 9.727,77 TL alacak verildiği belirlenmiştir. ... Nezdindeki ... hesap incelemeleri: Mevcut incelemlere göre .... düzenli olarak davalıya fatura düzenlediği, 2017 ve 2018 yıllarında da faturaların olduğu ancak davalı şirket tarafından...’ye herhangi bir mal satışının olmadığı sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. .... No’lu fatura ile 100 adet varil satın alındığı kayıtlardan görülmektedir. Kayıtlarda herhangi bir fason imalatında yapıldığına dair bilgiye rastlanmamıştır. Şirketin stoklarda 150.01.003 hesapta bulunan varillerin maliyet hesabına 30.06.2017 tarih ve .... yevmiye, 30.09.2017 tarih ve 2469 yevmiye ve 31.12.2017 tarih ....yevmiyeler de üretime çekildiği yani üretilen yağların konulduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin bu varillerin fason üretim için kullanıldığını ve fason üretime ait düzenlenen faturaları dosyaya sunması gerekir yani alınan varillerin fason üretimde kullanıldığını ispatlaması gerekir aksi takdirde bu varillerin kendi üretiminde kullandığı, Netice itibariyle, davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğu, davacının itibar kaybına ilişkin tazminat talebini ispat edemediği, davalıların davacı markasına tecavüzünün sabit olduğu, ancak zararın miktarının davacı tarafından ispatlanamadığı, davacının 1.000 TL tazminat talebinde bulunduğu, Borçlar kanunun 50. Maddesi gereğince hakkaniyet gereği mahkemenin tazminat miktarını belirleyebileceği, ortada tecavüz söz konusu olduğundan , tecavüzün yoğunluğu, miktarı ve davacının maddi tazminat talebini ıslah etmediği dikkate alındığında talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, biçimindeki gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Anılan kararın davacı ve davalı şirket vekilince istinaf edildiği, ..... sayılı ilamıyla "İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı tarafça, davalıların markaya tecavüz ve haksız rekabette bulundukları ileri sürülmüş, davalı ... Ltd. Şti. vekili ise iş yerinde tespit edilen varillerin diğer davalı ile aralarındaki fason üretim sözleşmesine dayalı olarak diğer davalı tarafından müvekkiline gönderildiğini, tecavüz teşkil eden ibare ve logoların diğer davalı tarafından varillerin üzerine konulduğunu savunmuş, mahkemece ise bu savunma üzerinde durulup herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Oysa, anılan davalının maddi ve manevi zararı tazmin ile yükümlü tutulabilmesi için somut olayda kusurlu bulunması gerekmektedir (....). Zira, SMK'nın 150-151. maddeleri kapsamında açılan tazminat davası, özünde bir haksız fiil davası olup, her ne kadar madde metninde açıkça belirtilmemekte ise de, zarar ile fiil arasında nedensellik bağı yanında maddi tazminat talep edilebilmesi için mütecavizin kusurunun varlığı da gereklidir (..., Türk Marka Hukuku, 4. Baskı, İstanbul, 2018, s.774). Diğer bir ifade ile tecavüz, özü itibariyle bir haksız fiil olduğundan, kanun koyucu Türk Borçlar Kanunu'nun 49. vd. maddelerindeki genel hükümlere paralel olarak, burada tazminat bakımından da zarar ve illiyet bağının yanında kusurlu sorumluluğunu kabul etmiştir (..., Tasarım Hukuku, 2003, Ankara, s.496; ..., TBB Dergisi, 2017, s.525). Bu husus sadece maddi ve manevi tazminat açısından değil, aynı zamanda itibar tazminatı istenebilmesi bakımından da geçerlidir (..., ....). Kusur, kasıt biçiminde olabileceği gibi ihmal biçiminde de olabilir. İhmal halinde de, gösterilecek özenin derecesi objektif kriterler yanında, mütecavizin mesleği, iştigal alanı, tacir olup olmadığı, somut olayın özellikleri gibi hususların da gözetilmesi gerekir (..., ....). İhmal, esasen davalının kendisinden beklenilecek hususları yerine getirip getirmediği ile ilgilidir. Örneğin tacirler arasında özen yükümlülüğü oldukça yüksek olduğundan bir markayı kullanmak isteyen kişinin ilk olarak marka ile ilgili araştırma yapması beklenir. Bu araştırma da marka tescillerinin araştırılması yönündedir (..., ....). Öte yandan, ilk derece mahkemesince asıl davada TBK'nın 50. maddesi uyarınca maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ise de bu yönden de ilk derece mahkemesi kararı eksik incelemeye dayanmaktadır. Gerçekten de TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakimin talep edilebilecek tazminatı hakkaniyete uygun olarak belirlemesi için tüm araştırmalara rağmen zarar görenin zararının tam olarak tespit edilememesi gereklidir. Uğranılan zararın miktarı hususunda gerekli araştırma yapılmadan doğrudan doğruya TBK'nın 50. maddesine göre zararın tespiti mümkün değildir. Somut olayda davalı...'nin ticari kayıtları hiç incelenmemiş, diğer davalı Şirketin kayıtları ise eksik incelenmiş, ilk derece mahkemesince ise taraflara ticari defterlerini sunmaları hususunda kesin süre de verilmeden, yukarıda açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-d maddesi uyarınca fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olup, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi uyarınca da mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, davalı taraflara ticari defter ve gelir tablolarını sunmaları konusunda usulüne uygun biçimde kesin süre verilmesi, ilgili kayıtların sunulması halinde bu kayıtlar üzerinde gerekli inceleme yapılarak davalı ... Ltd. Şti.'nin savunması üzerinde durulması, bu kapsamda fason üretici olduğunun tespiti halinde kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi, bunun dışında davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının belirlenmesi, ilgili kayıtların sunulmaması ya da bu kayıtlardan talep edilebilecek tazminatın tespit edilememesi halinde sektör bilirkişisinin olduğu bir bilirkişi heyetinden istenebilecek bedelin tespiti hususunda rapor alınması, tüm bu incelemelere rağmen davacının zararının tespit edilememesi halinde ise TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, anılan eksiklikler, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller olduğundan, davacı vekili ile davalı Şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazları incelenmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1- Davacı vekili ile davalı ... ...vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile..... sayılı kararının KALDIRILMASINA," biçiminde karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce dosya incelenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda, 09.03.2018 tarihli delil tespitine göre davalı ... Ltd.şirketi işyerinde ..... Ne diğer davalı ..... tarafından gönderildiğinin tespit edilmesi nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz edildiğinin sabit olduğu, 2.05.2017 tarih 174523 numaralı 2.752,00 USD tutarlı fatura ile stoklara giren 128 adet VARİL üzerinde üretim tarihinin 28.04.2017 tarihi olması nedeniyle marka hakkına tecavüzün 2017 yılında vaki olduğu, tespiti yapılan 128 adet boş varilin diğer davalı tarafından tedarik edilip fason üretim için kendilerine getirildiğini iddiasının kendi defter kayıtları ile örtüşmediği, 2017 yılı muhasebe kayıtlarına göre davalının ham madde olarak muhtelif sayıda metal varili ve plastik bidonu diğer davalı ...'nin firmasından fatura mukabili aldığı ve dolum yaptıktan sonra satışa sunduğu diğer taraftan ... şirketine yağ satış veya fason üretim bedeli olarak fatura düzenlemediği, 2017 yılından kalan 125.055.TL'lik ham maddenin (varil ve plastik bidon) 2018 yılı stoklarına devir ettiği, ayrıca diğer davalı ... Heybeli'den 17.01.2018 tarih .... numaralı 14.914,80 TL tutarlı fatura ile 4.026 adet 4 litrelik, 3.006 adet 5 litrelik YAĞ BİDONU satın aldığı, Davalı ... Şirketinin 23.01.2018 tarihinde diğer davalı ile Fason Üretim anlaşması imzalamış olmasını, önceki dönem marka tecavüzünü ortadan kaldırmadığı, savunmaların 2017 ve 2018 başlarındaki muhasebe kayıtları ile örtüşmediği, davacının markaya olan tecavüzden dolayı talep ettiği tazminatın hesaplanabilmesi için tercih edilen sistemin karmaşık bir usul olması, kayıt dışılık nedeniyle satış rakamlarının da ihtiyatlı değerlendirilmesi gerektiğinden, davalının çok çeşitli petrol ürünü üretimi yaptığından ve olaydan uzun süre geçmesi nedeniyle sadece davalının ticari defterlerinin incelenmesi ile sonuca gidilemeyeceği değerlendirilmiş olup yukarıda detayları açıklandığı üzere Yurt içi piyasada 10W-40 özellikli değişik marka Motor Yağının 208 litrelik varillerde toptan birim fiyatının bir varil yağın 2017 yılı fiyatına göre ortalama 2.776,88.-TL olduğu, Toplam satış fiyatı : 2,776,88 X 128 adet = 355.440,64.TL satılan ürün bedeli hesaplanmış, yıllık ortalama net kazancın satış fiyatına göre % 10 olduğu değerlendirilmiş olup hesaplamaya göre dava tarihi itibariyle davalının marka tecavüzünden dolayı 128 varil yağ satışından kaynaklı 355,440,64 X 0,10 = 35,544,06.-TL davacıyı zarara uğratmış olabileceği, buna göre 35.544,06.-TL maddi ile 5.000,00.-TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı, hükmedilen tazminatlara talep doğrultusunda 09.03.2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği sonuç ve kanaatlerine ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H ÜK Ü M : Davacı marka hakkına tecavüz teşkil eden davalıların eylemlerinin men'ine ve ref'ine, Markaya tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım vasıtası dahil olmak üzere ürünlerin zapt edilmesi, el konulan ürünler üzerindeki markaların silinmesi veya mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhasına, bunların teşhirinin durdurulmasına, her türlü ihlal fiillerinin men'ine, Davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 35.544,06.-TL'nin maddi tazminatın 09.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00.-TL manevi tazminatın 09.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı vekilinin itibar tazminatı talebinin reddine, Alınması gereken (40.544,06.-TLx%068,31)=2.769,56.-TL harçtan, peşin alınan (680,00+187,86)=867,86.-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan (2.769,56-867,86)=1.901,70.-TL nispi bakiye karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap edilen takdiren 35.544,06-TL , kabul edilen manevi tazminat için hesap edilen takdiren 5.000,00.-TL ve kabul edilen diğer maddi istemler için hesap edilen takdiren 40.000,00.-TL olmak üzere üç ayrı vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davanın telif tazminatı bakımından reddedilmesi ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle reddedilen telif tazminatı için hesap 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %90 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması nedeniyle, davacının peşin yatırdığı 1.901,70.-TL'nin tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 15.925,36.-TL yargılama giderinin %90'ının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılardan .....'nin yapmış olduğu 281,27.-TL yargılama giderinin %10'unun davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalılardan .... yapmış olduğu 83,20.-TL yargılama giderinin %10'unun davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.07.05.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 1.130,36.-TL Masraflar :14.000,00.-TL P.P : 795,00.-TL TOPLAM :15.925,36.-TL