Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinde ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı davasında yemin teklifi eksikliği ve ispat yükü nedeniyle reddedilen itirazın iptali kararının istinaf incelemesi.
Özet: Ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacak talebiyle açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporunda davalı defterlerinde ödeme yapıldığı tespit edildiği ve davacının yemin teklifi hakkını süresinde kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir; davacı vekili ise bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunarak, davalı ticari defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olduğunu ve ticari ilişkinin açıkça sabit olduğunu ileri sürerek davanın kabulünü talep etmektedir.

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1443
KARAR NO: 2026/1643
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/05/2026
NUMARASI: 2024/778 Esas- 2026/410Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 10/09/2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/778 Esas 2026/410 Karar sayılı ilamına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 37.736,99 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı vekilince ... tarihinde itiraz edildiğini ve İcra Müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, müvekkilinin ... işi yapan bir firma olduğunu, yapılan satış sonrası davalı borçluya, - ...Tarih ... nolu fatura 13.770,00 TL, - ... Tarih ...nolu fatura 3.628,50 TL, - ...Tarih ... nolu fatura 6.069,60 TL, - ... Tarih ... nolu fatura 5.788,80 TL, - ... Tarih ...nolu fatura 6.264,00 TL bedelli fatura kesildiğini ve karşı tarafa e-fatura olarak gönderildiğini, davalı borçlunun faturaya ilişkin herhangi bir itiraz etmediğini veya iade işlemi yapmadığını, müvekkilinin yapılan iş neticesinde parasını alamadığını ve davalı borçlu tarafından kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20'den az olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraf defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi defter kayıtlarına göre taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunduğu , davalı defter kayıtlarında davacının kestiği faturaların tamamı ödenmiş olduğundan davacının davalıdan faturaya dayalı hesap alacağının bulunmadığını ve davacının usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf yemini eda ettiği taktirde, yemin teklif eden kimsenin iddia ettiği vakıanın doğru olmadığını ispat etmiş olur. Yani yeminin eda edilmesi üzerine, artık ortada uyuşmazlık konusu olan vakıa kesin delille kanıtlanmış olacağından, karşı taraf o konuda yeni bir delil getiremez, mahkeme de araştırmada bulunamaz. Yemin eda eden kişi ve mirasçıları lehine kesin delil teşkil eder. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/03/2017 tarihli, 2017/3-1002 Esas ve 2018/494 Karar sayılı emsal kararı)Dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı görülmekle, davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi, edecekse yemin metnini sunması için davacı tarafa kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin teklifine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davacı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacı vekili tarafından yemin dilekçesi sunulmamıştır.Yargılama sonunda tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış "1-Davanın REDDİNE," dair karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden, davalıya düzenlenen ve bedeli ödenmeyen faturalar nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takip durmuş, bunun üzerine işbu itirazın iptali davası açıldığını, yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ve ticari defter incelemeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, dava konusu faturaların davalı tarafça ticari defterlerine işlendiği ve davalı şirket kayıtlarında müvekkil şirket adına satıcı hesabı açıldığı açıkça sabit olduğunu, davalı taraf ticari ilişkiyi ve faturaları inkâr edecek durumda olmadığını, davalı ticari defterlerinde dava konusu ...adet faturanın kayıtlı olduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalı şirket, müvekkil tarafından düzenlenen faturaları kendi ticari defterlerine işlemiş olmakla taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve faturaların kendi uhdesine ulaştığını kabul etmiş durumda olduğunu, bu halde mahkemece ayrıca müvekkilden taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını ispatlaması beklenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçesinde, faturaların davalı defterlerinde “ödenmiş” olarak kapatıldığı belirtilmiş ise de davalı tarafça ödemeye ilişkin hiçbir banka dekontu, tahsilat makbuzu, kasa çıkış fişi, ödeme belgesi veya başkaca yazılı delil dosyaya sunulmadığını, salt ticari deftere “ödenen” açıklamasıyla kayıt düşülmesi, gerçek anlamda ödeme yapıldığını ispata yeterli olmadığını, ödeme savunması davalı tarafça ileri sürülen bir defi niteliğinde olduğunu, davacı müvekkilin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ise dava konusu faturaların ödenmediği ve takip tarihi itibarıyla davalının müvekkile borçlu olduğu yönünde rapor alındığını, buna rağmen mahkemece davalı defterlerindeki tek taraflı ödeme kayıtlarına üstünlük tanınmış; ancak bu kayıtların gerçek bir ödeme belgesiyle desteklenip desteklenmediği değerlendirilmediğini, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı da dosya kapsamı ile sabit olduğunu, buna rağmen yargılama sürecinde davalı lehine olacak şekilde, herhangi bir ödeme belgesi bulunmaksızın defter kayıtlarına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça takibe konu borcun ödendiği yöntem, tarih, banka hesabı, makbuz veya dekont bilgisi hiçbir şekilde açıklanmadığını ve ispatlanmadığını, bilirkişi raporunda davalı defterlerinde faturaların kayıtlı olduğu açıkça belirlendiğini, bu tespit taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını gösterdiğini, öte yandan davalı defterlerinde ödeme kaydı bulunduğu belirtilmiş ise de bu ödeme kaydının dayanağı olan herhangi bir banka dekontu veya ödeme makbuzu mevcut olmadığını, bu durumda mahkemece yapılması gereken, ticari ilişkinin ve faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu kabul edilerek, ödeme iddiasını ispat yükünün davalı tarafta olduğunun değerlendirilmesi ve ödeme ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesi olduğunu, yerel mahkeme, davalı defterlerinde faturaların kayıtlı olduğunu ve yine davalı defterlerinde ödeme kaydı bulunduğunu kabul etmesine rağmen, ödeme iddiasının yazılı ve somut delillerle ispatlanıp ispatlanmadığı üzerinde durmadığını, eksik ve hatalı değerlendirme ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca yerel mahkeme gerekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispatlanamadığı yönünde değerlendirme yapılması da kendi içinde çelişkili olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerinde müvekkil tarafından düzenlenen faturaların kayıtlı olması, davalı şirketin müvekkili “satıcı” hesabında takip etmesi ve faturaları defterlerine işlemesi karşısında artık ticari ilişkinin varlığı tartışmasız olduğunu, bu aşamadan sonra uyuşmazlık yalnızca ödeme yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Ödeme yapıldığını ispat yükü ise davalıda olduğunu, davalı taraf, borcun ödendiğini iddia ediyorsa bu hususu banka dekontu, makbuz, cari hesap mutabakatı veya usulüne uygun başka yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, dosyada bu yönde hiçbir delil bulunmadığını, buna rağmen davalı defterindeki tek taraflı muhasebe kaydına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin davanın reddine ilişkin kararının kaldırılması ve davanın kabulü gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05/05/2026 tarihli, 2024/778 Esas ve 2026/410 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının KALDIRILMASINA, Davanın KABULÜ ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE ve takibin DEVAMINA, alacak likit olduğundan davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere İCRA İNKÂR TAZMİNATINA hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve toplanan deliller nazara alındığında davalı şirketin yasal defterlerinde dava konusu faturaların işlendiği, faturaların davalının defterine kayıtlı olmasının faturaya konu malların verildiğine karine teşkil edeceği, karinenin aksinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı ticari defterlerinde ödeme kaydı bulunuyor ise de her iki tarafın ticari defterlerinin bu konuda uyumlu olmadığı, bu nedenle somut olayda ispat yükünün davalı üzerinde olacağı değerlendirilmiştir.Bu durumda ilk derece mahkemesince, ödemeyi ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafa ticari defterlerindeki ödeme kaydına dayanak olan yazılı belgeleri sunması için kesin süre verilmeli, ödeme belgelerinin verilen süre içerisinde davalı yanca sunulması halinde işbu belgelerin niteliği incelenip geçerli bir ödeme olup olmadığı (sıhhatinin ve doğruluğu) tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklamalar ve 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ,
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. Gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 'nin 2024/778 Esas- 2026/410 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 10/09/2026