İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, imzaya itirazla durdurulan icra takibi sonrası ödenen bedelin iadesi için talep edilen ihtiyati haczin yaklaşık ispat koşulunu değerlendiriyor.
Özet: Bir şirket, aleyhine imzaya itirazın kabulüyle durdurulan bir kambiyo takibinde zorunlu olarak ödediği tutarın iadesi için ihtiyati haciz talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, icra mahkemesi kararının maddi anlamda kesin hüküm olmaması ve alacağın yaklaşık ispat edilememesi gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Başvurucu istinafta, icra mahkemesi kararlarının ihtiyati haciz için yeterli ispat gücüne sahip olduğunu ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, imzaya itirazın kabulünün bir bilirkişi incelemesi sonucunda değil, karşı tarafın bilirkişi ücretini yatırmayarak ispat yükünü yerine getirememesi nedeniyle gerçekleştiğini ve bu durumun yaklaşık ispat koşulunu etkilediğini değerlendirmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1614 EsasKARAR NO:2026/1588 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:2026/73 D.İş- 2026/58 KararTARİH:24/07/2026 KARAR TARİHİ:10/09/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; karşı tarafın müvekkili şirket aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığını, yapılan hacizler sebebiyle müvekkili şirket tarafından dosya borcunun hacizler kaldırılmak üzere 165.650,00 TL olarak ödendiğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/118 E. sayılı dosyası ile açılan davada imzaya itirazın kabul edilerek takibin durdurulduğunu, icra müdürlüğüne yapılan ödemelerin iadesi için yapılan başvurunun Müdürlükçe, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2024/3237 E. 2024/8536 K. sayılı ilamı uyarınca reddedildiğini, müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması ve alacağın semeresiz kalmaması adına ihtiyati haciz talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyanla 165.650,00 TL tutarındaki alacağı teminat altına alacak miktarda borçlulara ait menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; ihtiyati haciz talep eden tarafça esasında icra mahkamesi tarafından imzaya itirazın kabulü ile icra takibinin durdurulması sebebiyle icra dosyasına yapılan ödeme miktarı itibariyle ihtiyati haciz talep edildiği, icra mahkemesi hükmünün maddi anlamda kesin hüküm olmadığı, mevcut delil durumu itibariyle talep edenin alacaklı olduğu yaklaşık olarak ispat edilmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TALEP EDEN VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Mahkemenin red gerekçelerinin yerinde olmadığı, icra mahkemesi kararlarının, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etsin veya etmesin birer ilam niteliğinde olduğu ve takibi durdurmaya yeterli bulunduğu, dolayısıyla alacağı ispat gücünü haiz olması nedeniyle ihtiyati haciz bakımından da yeterli kuvvette delil sayılması gerektiği, müvekkilinin elinde imza itirazının haklı bulunduğuna dair mahkeme ilamı bulunduğu ve bunun ötesinde hangi delilin daha güçlü bir yaklaşık ispat sağlayabileceğinin hukuken tartışmalı olduğu, dolayısıyla yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı yönündeki gerekçenin yerinde olmadığı ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, icra takip dosyasına haciz baskısı ile ödenen bedelin iadesinin gerektiğinden bahisle alacaklı olunduğu iddiası ile alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; karşı tarafça talep eden aleyhine senede dayalı alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, talep edenin icra takip dosyasına ödeme yapmakla birlikte, senetteki imzanın tarafına ait olmadığından bahisle İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/118 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığı, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nce 09/07/2026 tarihli karar ile imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi üzerine talep edenin eldeki dosya üzerinden, aleyhine başlatılan takip dosyası ile talep edilen alacağın haksız ve ödediği bedel kadar alacaklı olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talep ettiği, her ne kadar icra hukuk mahkemesince talep edenin takip dayanağı senetteki imzaya itirazı kabul edilmiş ise de, bu kararın imza incelemesi yapılmak suretiyle verilmediği, ispat yükünün karşı tarafta olduğu ve verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması sebebiyle imzanın talep edene ait olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile verildiği, verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve kararın kesinleşmediği, bu itibarla talep edenin ödeme yaptığı icra dosyası ve bu dosyaya dayanak senet nedeniyle borçlu olmadığına dair maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir mahkeme ilamının bulunmadığı, dolayısıyla talep edenin ödediği bedel kadar alacaklı olduğu iddiasını yaklaşık olarak ispat edemediği ve ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, Mahkemece talebin reddine dair verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.