Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, önceki tekerrür kararına uzlaşma etkisi ve mevcut dosyanın usulüne uygunluğu değerlendirilerek oy birliğiyle onanması.
Özet: Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine ilişkin temyiz incelemesinde, yargılamanın usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, delillerin doğru değerlendirildiği ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kanıtlandığı tespit edilerek, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir; bununla birlikte, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetinin uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, bu ilama ilişkin uzlaştırma işleminin akıbetinin araştırılması ve olumlu sonuçlanması halinde, tekerrür hükümlerinin infaz aşamasında adli sicil kaydındaki diğer ilamlar dikkate alınarak uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/308 E., 2021/458 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği görüşüldü; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1315 Esas ve 2013/444 Karar sayılı ilamına konu olan ve 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; işbu temyize konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.