Şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasında, müdürlükten haksız azil ve şirket içi yolsuzluk iddiaları üzerine açılan davadan karşılıklı feragat.
Özet: Şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasında, davacı müvekkilinin haksız azledildiği, şirket aleyhine işlemler yapıldığı ve içinin boşaltıldığı iddialarıyla dava açmış, davalı taraf ise suçlamaları reddederek davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiş; ancak yargılama sürecinde davacı vekili davasından feragat ettiğini, davalı vekilinin de feragate itiraz etmeyerek karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinden vazgeçtiğini bildirmesi üzerine mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/936 Esas
KARAR NO : 2026/757
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 09/07/2009 tarihli ana sözleşme ile kurulduğunu, dava dışı şirketin kuruluşundan itibaren müvekkilinin şirket müdürlüğünü üstlendiğini, pazarlama alanında şirketi geliştirdiğini, şirketin gelişmesinde ve bu günlere gelmesinde en önemli rolü oynadığını, şirketin büyümüş olması ve inşaat yatırımlarının tamamlanması üzerine karı-koca olan diğer ortakların işbirliği yaparak müvekkilinin ve şirketin ekonomik menfaatine aykırı eylemlerde bulunduğunu, münferit imza yetkilerini kötüye kullanarak şirket hesabından para çektiğini ve en son durumda da 16/02/2024 tarihli genel kurulda herhangi bir haklı sebep olmadan müvekkilinin müdürlük görevinden azlettiklerini, davalı ... ve eşi ...'ın birlik olarak müvekkilini kurmuş olduğu şirketten çıkartma çabası içerisine girdiğini, haksız azil kararına karşı müvekkili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında genel kurul kararının iptali davası açıldığını, dosyada mahkeme tarafından 01/04/2024 tarihinde kayyım görevlendirildiğini, kayyım tarafından detay mizanın müvekkiline verildiğini, söz konusu detay mizanda dava dışı ... ile ... Bilgisayar ve Teknoloji Hizmetleri Limited Şirketi arasında gerçekleşen bir ticaret fark edildiğini, iş bu ticaretin ise müvekkili tarafından araştırıldığında, dava dışı firmanın elektrikli pano yapıldığı bilgisi öğrenildiğini ancak söz konusu panonun çok daha önce yapıldığını, bu işleme dayanak olarak yapılan işlemin rayicin çok üzerinde bir rakam olduğunu, dava dışı şirketin bilinçli olarak genel kurul yapmadığını, kar payı dağıtmadığını ve ortaklarını zarara uğrattığını, detay mizanlar incelendiğinde davalının iş bu eyleminin de tek olmadığını, benzer şekilde şirketin içini boşaltma, borçlandırma ve rayicin üstünde işlemler yapıldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının dava konusu yaptığı işlemlerin davacının müdür olduğu dönemde yapıldığını, dava dışı ... Endüstriyel şirketinin halihazırda seçkin bir müşteri çevresi olan, ilgili sektörde adı bilinen ve ticari itibarı yüksek bir şirket olduğunu, dava dışı şirketin faaliyetlerine devam etmeden önce ...'ın tek ortağı olduğu bir şahıs şirketi konumunda olduğunu, şirketin mevcut haline gelmesinde ...'ın kişisel deneyim ve birikiminin büyük rol oynadığını, bunun yanında şirketin finans/muhasebe işleri ile genel idaresinin müvekkili ... tarafından sağlandığını, davacının ise ... ve müvekkilinin aile üyesi olması sebebiyle davalı şirkete ortak yapıldığını, kimi zaman müşteri temsilcisi gibi hareket ettiğini ancak finans ve muhasebe işlerine dahil olmadığını, haftanın birkaç günü şirkete uğrayıp iki-üç saat geçirdiği bir düzende çalışmaya devam ettiğini, davacının dava dışı şirketin pay oranları konusundaki iddialarının gerçek dışı olduğunu, her üç ortağın da pay oranlarının eşit olmak üzere paylaşıldığını, davacının davranışlarının ve şirket içi tutumunun söz konusu azil kararının verilmesinde etkili olduğunu, davacının müdürlük yaptığı dönemlerde dahil şirkete ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmiyor oluşunun şirketin aleyhine sonuçlar doğurduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 15/04/2024 ile 22/07/2024 tarihleri aralığında yönetim kayyımı olarak İsmail Bektaş'ın atandığını, daha sonra kayyım kararının kaldırılması ile şirketin ... ve ... tarafından yönetilmeye başlandığını, davacının mezkur davayı ikame etmesinin yegane sebebinin müdürlükten azledilmesi olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili UYAP üzerinden göndermiş olduğu, 27/08/2026 tarihli dilekçesiyle, açmış olduğu davasından feragat ettiğini, herhangi bir harç, masraf ve yargılama gideri ve karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Davalı vekili UYAP üzerinden göndermiş olduğu, 04/09/2026 tarihli dilekçesiyle, feragate ilişkin bir itirazlarının bulunmadığını, tarafların açık mutabakatı gereğince taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davadan feragat H.M.K.'nun 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
H.M.K.'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, ön inceleme duruşması yapılmadan önce feragat edildiği görülmüştür.
Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 244,00-TL harcın (ilam harcının 1/3), peşin alınan 1.707,75‬-TL'den mahsubu ile bakiye 1.463,75-TL'nin davacı tarafa talep halinde iadesine,
3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Talepleri bulunmadığından taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15/09/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”