Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış marka iddiasıyla açılan marka kararı iptali ve hükümsüzlük davasında, iltibas koşulları ve kullanım ispatını değerlendiriyor.
Özet: Davacı, kendi tanınmış marka serileri ile davalının "..." ibaresi içeren marka başvurusunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek derecede benzer olduğunu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve ekonomik/idarî bağ izlenimi yaratarak haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek marka tescil kararının iptalini ve tescil edilmişse hükümsüzlüğünü talep ederken; davalı ise markasının ayırt edici nitelik taşıdığını, davacının itiraz ettiği markaların zayıf olduğunu, farklı müşteri segmentlerine hitap ettiklerini ve bu nedenle iltibas ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/43 Esas - 2026/25
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/43KARAR NO : 2026/25DAVA : Marka ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/01/2025KARAR TARİHİ : 09/02/2026 Yazım Tarihi: 23/02/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketinin, "..." ve “...” ibarelerinin geçtiği pek çok markanın sahibi olduğunu, dava konusu “... ... ...” marka başvurusunun, görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel açıdan kendi markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak düzeyde bulunduğunu, davalı başvuru markasının “ ...”, “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğunu; “...” ibaresinin ayırt edici nitelik taşımadığını, markalar arasındaki tek farkın kelime sırasının değişmesi olduğunu, bu nedenle yeterli ayırt ediciliğin oluşmadığını, “...” ibaresini Türkiye’de ilk kullanan şirket olduğunu, bu ibareyle marka serisi oluşturduğunu, dava konusu başvurunun bu seriyle ilişkilendirilerek yeni bir alışveriş merkezi izlenimi yaratacağını savunmuştur. Ayrıca “... , ...” gibi markalarının Türkiye’de ve uluslararası düzeyde tanındığını; söz konusu markaların televizyon, radyo, sosyal medya ve çeşitli dijital platformlarda yoğun şekilde kullanıldığını, halk nezdinde yüksek tanınmışlık kazandığını, şirketinin “...” çatısı altında gayrimenkul, inşaat, gıda ve ... işletmeciliği gibi sektörlerde uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetler sonucunda markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/5. maddesi kapsamında tanınmış marka niteliği kazandığını, bu çerçevede, dava konusu başvurunun tescilinin tüketiciler nezdinde karıştırılma ve ekonomik/idarî bağ izlenimi yaratacağını, farklı mal veya hizmetler için dahi tescil edilemeyeceğini, ayrıca davacı, davalı ...’ın ... ... ’ye yakın bir bölgede ikamet ettiğini, başka marka seçme imkânı varken “ ... ...” ibaresini bilerek tercih ettiğini, bu durumun iltibas ve haksız rekabet riski doğurduğunu, bu nedenle ... başvuru numaralı markanın reddini, ... kararının iptalini, marka tescil işlemleri tamamlanmışsa hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, ayrıca haksız yararlanmanın önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: ... sayılı “... ... ...” markasının 20.12.2022 tarihi itibarıyla 35. sınıfta tescilli ve koruma altında olduğunu, davacının “...” ve “...” ibarelerini içeren çok sayıda markaya sahip olduğunu ve bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürdüğünü, ancak davacının itirazını dayandırdığı ... sayılı markaların zayıf ibarelerden oluştuğunu, “...” kelimesinin İngilizce çarşı anlamına geldiğini, “...” ibaresinin ise bir şehir adı olduğunu, bu ibarelerin tek başına veya birlikte kullanılmasının ayırt edicilik sağlamadığını, dava konusu markanın bu ibarelerin başına “ ...” eklenerek ayırt edicilik kazandığını ve bu şekilde tescil edildiğini, davacının itirazlarının da reddedildiğini, markaların bütünsel inceleme kuralı çerçevesinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın davacı markalarını çağrıştırmayacağını, aynı veya bağlantılı bir işletmeden kaynaklandığı izlenimini yaratmayacağını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca davacı markalarıyla dava konusu markanın farklı müşteri çevrelerine hitap ettiğini, davacı markalarının perakende müşterilerine, dava konusu markanın ise toptan alışveriş müşterilerine yönelik olduğunu, bu nedenle konseptlerinin tamamen farklı olduğunu, bu gerekçelerle ...’nın ... sayılı kararının iptali isteminin ve davanın esastan reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, taraf markaları arasında iltibas söz konusu ise davacı tarafın kullanım ispatına konu edilen markaları açısından marka işlem dosyasına sunulan delil ve belgelere göre kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği, ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/01/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında;" İnceleme sonucunda, ilgili tüketicilerin başvuru ile ... sayılı " ..." ibareli itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işetsel , kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilinderilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibi tarafından yayına itiraz aşamasında sunulan karşı görüş dilekçesiyle, itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanımının ispatlanması talep edilmişse de markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle itiraz gerekçesi markalar hakkında istenen kullanım ispatı talebinin varılan bu sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmiştir. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.“ denilerek itiraz tüm gerekçeleri bakımından reddedilmiştir." ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ",Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. 3'üncü fıkrası ise; "Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder." hükmünü içermektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... ... ... ...02/11/2025 tarihli bilirkişi raporundan ÖZETLE; "Davacı taraf markalarını 16. sınıfta yer alan kâğıt, karton ve bunlardan yapılan basılı tanıtım materyalleri (broşür, katalog, menü, kartvizit vb.) üzerinde kullanıldığı, bu ürünlerin ticari faaliyet kapsamında düzenli biçimde üretildiği ve dağıtıldığı, 19. Sınıf , 35. sınıf (reklamcılık, iş yönetimi, iş idaresi, ofis hizmetleri), 36. sınıf finansal ve parasal işler 37. sınıf (inşaat, tamir, bakım ve montaj hizmetleri), 41. sınıf (eğitim, öğretim, kültürel, sportif ve eğlence hizmetleri) ve 43. sınıf (yiyecek ve içecek sağlanması; geçici konaklama hizmetleri) kapsamında fiilen kullandığını belge ve bilgilerle ispatlamıştır. Sunulan evraklardan, markanın anılan hizmet alanlarında ticari faaliyetlerle bağlantılı biçimde kullanıldığı ve bu kullanımların markanın tescil kapsamına uygun şekilde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.Davalı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmet sınıfları ile davacının kullanım ispatı talep edilen itiraza mesnet markalarının mal ve hizmetlerinin 35. Sınıfta yer alan Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalatihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetlerinin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili mal ve hizmetlerden oluştuğu bu anlamda İtiraza mesnet davacı markalarının kullanım ispatı sağlanan 35. sınıf “reklamcılık, iş yönetimi, iş idaresi, ofis hizmetleri,” ile başvuru markasının mal ve hizmetleri arasında mal/hizmet benzerliği koşulunun SMK’ya uygun şekilde gerçekleşmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.Sonuç olarak, mevcut bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı markasının ... tescil numaralı itiraz gerekçesi markalarının tüm sınıfları açısından SMK m.19/2 anlamında ciddi kullanım koşulunu karşıladığı, markanın uzun süredir ticari faaliyetlerle bağlantılı şekilde kullanıldığı ve marka üzerindeki korumanın sürdürülmesini haklı kılan düzeyde kullanımın bulunduğu kanaatine varılmıştır. SMK md. 6/1 maddesi yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu ... sayılı “ ...” ibareli davalı markasının 35. Sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” “hizmetleri bakımından davacı markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerle birebir aynı mal/hizmet niteliği taşıdığı, Davacının itiraza/davaya mesnet markaları ile davalının markası arasında emtia benzerliği/türdeşliği koşulunun gerçekleştiği, markaların esas unsurları itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal açıdan yeterince uzaklaşmadığı ve bu nedenle ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin bulunduğu, Bu nedenle taraf markaları arasında 6769 S. SMK m.6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluştuğu, Davalı markasının 05.06.2025 tarihinde tescilinin gerçekleşmiş olması nedeniyle, dosya kapsamındaki tespitler çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, "şeklinde ifade edilmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacının kullanım ispatı yerine getirilen " ... ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi heyeti raporunda sayfa 4-5-6-7-8-9-10 ve 16 -17-18-19-20 deki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki emtialar ile SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatı yerine getirilen emtialar açısından (bilirkişi raporu sayfa 21-22 de ) dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan " 35 sınıftaki / Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ....... . Bilet otomatları ..... Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon ....... Tespihler ...... Akvaryumlar ....... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " emtiaları yönünden davacı markasının kapsamındaki mallarla aynı/benzer/ilişkili emtialar olduğundan kısmen emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi " .... " ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle bu mallar/hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;Diğer yönden ise ;Somut olayda SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından dava kısmen kabul edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,2-Dava konusu ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan " 35 / Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ....... . Bilet otomatları ..... Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon ....... Tespihler ...... Akvaryumlar ....... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " emtiaları yönünden ... KARARININ KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına,3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL.vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 535,00 TL tebligat gideri, 732,00 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.267,00 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.133,50 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.09/02/2026 Katip ... Hakim ... E- imzalıdır E- imzalıdır