Taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, vinç kiralama alacağı ve yetkisiz alt kiralama iddiasıyla açılan davada mahkemenin görevsizliği üzerine verilen karar özeti.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin vinç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen bedeller ve haksız üçüncü kişiye kiralama iddiaları üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle açılan itirazın iptali davasında, davalının borcu ödediği, vinci iade ettiği ve yetki itirazında bulunduğu savunmaları sonrası, mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde, taşınır kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kendi görevli olup olmadığını, özellikle kira ilişkilerinden doğan davaların sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girip girmediğini dava şartı olarak değerlendirdiğini belirtmektedir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/2094 Esas
KARAR NO :2026/759
DAVA:İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/03/2026
KARAR TARİHİ:15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... ...-... marka model ... seri nolu ... vincin 24.03.2025-24.08.2025 tarihleri arasında davalı şirkete kiralanması hususunda tarafların arasında kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesi gereğince ... vincin aylık kira bedelinin 220.000 TL +KDV olarak kararlaştırıldığını, davalı şirketin sözleşme konusu ... vincin sözleşme süresi boyunca kullandığı gibi sözleme süresi sona ermesine rağmen kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafın kiraya verme yetkisi bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında ... vinci dava dışı ... İnşaat Taah...Ltd. Şti.'ne kiraya verdiğini, davalı tarafın kira bedellerini ödemediğini, hemde kiralanan üçüncü kişiye kiraya vererek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa e fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin süresi içeresinde ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkisi kılındığından davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki ilk itirazlarında bulunduklarını, sözleşme konusu kiralananın üçüncü şahsa kiralanmasında, kanundan veyahut sözleşmeden doğan herhangi bir engel bulunmadığını, sözleşme konusu kiralanan ... vinç sözleşme bitim tarihinden davacı yana teslim edildiğini, davacı tarafından teslim edilmediği iddiasının asılsız olduğunu, davacı şirkete kiralanan kullanım bedelleri ödenmiş olup müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunmuş haksız ve mesnetsiz olarak başlatılan icra takibinin iptaline, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, %20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ... vinç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı tarafın kira bedellerini ödemediği ve sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde sulh hukuk mahkemeleri'nin görevi belirlenmiş olup buna göre "kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara" bakma görevi sulh hukuk mahkemesine ait olup, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 15/09/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır