Kamu İhale Kurumu tarafından süreden ve idarenin yanlış bilgilendirmesiyle usulden reddedilen itirazen şikayet başvurusunun İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacının ihale dokümanına yönelik itirazlarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle Kamu İhale Kurulunun başvurusunun süre yönünden reddi kararını uygun bulurken, ihale yapan idarenin başvuru yöntemine ilişkin eksik ve hatalı bilgilendirmesi nedeniyle fiziksel olarak yapılan şikayetin usul yönünden reddedilmesini, hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği ve idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle hukuka aykırı bularak iptal etmiş, böylece Kamu İhale Kurulu kararının farklı kısımları için ayrı ayrı hüküm tesis etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2025/613Karar No:2025/1631TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Tesis Mühendislik Hizmetleri Dairesi Başkanlığınca ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı “Bigadiç Bor İşletme Müdürlüğü Doğal Gaz Bağlantı Hattı ve Bölge Regülatörü ile Dağıtım ve İç Tesisat Hatlarının Kurulumu Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun kısmen süre, kısmen usul yönünden reddine ilişkin 16/10/2024 tarih ve 2024/UY.IV-1307 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; Dava konusu işlemin, başvurunun süre yönünden reddine ilişkin kısmının incelenmesinden;Davacının başvurusundaki 1, 2, 3 ve 4. iddialarının ihale dokümanına yönelik olduğu ve 26/08/2024 tarihinde ihaleyi yapan idareye şikayet başvurusunda bulunulduğu, ilgili idarece şikayete ilişkin olarak alınan kararın 29/08/2024 tarihinde davacıya bildirildiği, aynı zamanda şikayete cevap yazısında on gün içinde Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet başvurusunda bulunulabileceğinin de açıkça belirtildiği, buna karşılık davacının kararın kendisine bildirilmesini izleyen on günlük süre içerisinde, diğer bir ifadeyle 09/09/2024 tarihine kadar davalı idareye itirazen şikayet başvurusunda bulunması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 09/10/2024 tarihinde itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, dolayısıyla anılan iddialara ilişkin başvurunun süresinde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış;Davacı tarafından, ihalenin firmaları üzerinde kalması ihtimalinin düşük olduğu, hak ve menfaatlerinin ihlal edilmediğini düşünülerek kamu hizmetinin görülmesini geciktirmemek için davalı idareye itirazen şikayet başvurusunda bulunulmadığı ileri sürülmüş ise de, 4734 sayılı Kanun'un 55. maddesinde düzenlenen 10 günlük sürenin düzenleyici bir süre olmayıp ilgililer yönünden Kurul'a itirazen şikayet başvurusunda bulunma hakkını kaldıran bir hak düşürücü süre olduğu, idarenin, mevzuatla belirlenen bir hak düşürücü süreyi, hakkın kaybına yol açacağı göz önünde bulundurulduğunda, yorum veya kıyas yoluyla kısaltamayacağının açık olduğu, diğer yandan, idarece bir hak düşürücü sürenin yorum veya kıyas yoluyla uzatılmasının hak kaybına yol açmayacağı ve buna bağlı olarak ilgililerin lehine olduğu düşünülse de bu durumun sürelerin koyuluş amacıyla çelişeceği, hak düşürücü süre ile kanun koyucu tarafından hukuki güvenlik ve belirliliğin sağlanmasının amaçlandığı, buna göre, kanun koyucunun görüş ve iradesini yansıtan mevzuatı uygulamakla yükümlü olan idarece yorum yoluyla bir hak düşürücü sürenin uzatılamayacağı açık olduğundan davacının bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.Dava konusu işlemin, başvurunun usul yönünden reddine ilişkin kısmının incelenmesinden;İhaleyi gerçekleştiren idare tarafından kesinleşen ihale kararının davacıya bildiriminde 10 gün içerisinde idareye şikayet başvurusunda bulunulabileceğinin yazıldığı, başvurunun e-şikayet yöntemi ile yapılması gerektiğine yönelik herhangi bir uyarının yapılmadığı, davacının 03/10/2024 tarihli dilekçe ile idareye şikayet başvurusunda bulunması üzerine ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından şikayet başvurusunun reddine karar verildiği, buna karşı davacı tarafından itirazen şikayet yoluna başvurulduğu, Kamu İhale Kurumu'nca, idareye fiziki ortamda yapılan başvurunun "şikayet" olarak değerlendirilmeyeceğinden bahisle itirazen şikayet başvurusunun usul yönünden reddedildiği, başvuru yolunun hatalı gösterilmesi nedeniyle idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hak arama özgürlüğünün ihlâl edilmiş olması karşısında, fiziki ortamda yapılan şikayet başvurusunun, EKAP üzerinden e-imza kullanılarak "e-şikâyet" yöntemi ile yapılmadığı, itirazen şikayet başvurusunun ön şartının gerçekleşmediğinden bahisle usul yönünden reddedilmesine yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin usul yönünden reddine ilişkin kısmının iptaline, süre yönünden reddine ilişkin kısmı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, başvurunun incelenebilmesi için başvuru sahibinin Kanunda öngörülen başvuruya ilişkin şekil koşullarını yerine getirmesi gerektiği, 4734 sayılı Kanun'un 54 ve 56. maddelerinde öngörülen başvuru şekil ve sürelerine ilişkin düzenlemelerin, kamu ihalelerinde zaman ve kaynak kaybının mümkün olabildiğince önüne geçilmesi amacına yönelik olarak özel hükümler ihtiva etmek suretiyle idari yargı yolundaki süre ve bu sürelere ilişkin esaslara göre daha kısa bir başvuru yolu öngördüğü, söz konusu maddenin gerekçesinde, yapılan idari başvuruların mümkün olan en kısa süre içerisinde sonuçlandırılmasının amaçlandığının ifade edildiği, dolayısıyla etkin bir şikayet ve itirazen şikayet mekanizmasının işletilebilmesi için Kanunun amacına ve bu Kanunda öngörülen kurallara riayet edilerek bu yolların tüketilmesi ve gerek ihaleyi yapan idarelerin gerekse de Kurumun usul kurallarının uygulanıp uygulanmadığını gözetmesi gerektiği, itirazen şikayet başvurusunda bulunulmasının ön koşulunun usulüne uygun olarak idareye şikayet başvurusunda bulunulmasına bağlı olduğu, aksi halde Kanun'un zorunlu olarak aradığı şikayet aşaması atlanarak doğrudan itirazen şikayet yolunun açılacağı, bu durumun ise mercii tecavüzü oluşturacağı gibi Kanun'un emredici bir kuralının uygulanmaması sonucunu doğuracağı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, 26/08/2024 tarihinde şikayet dilekçesi verildiğinde ihalenin kendilerinde kalıp kalmadığının belli olmadığı, ihalenin birinci oturumunda tekliflerinin dördüncü sırada olması ve ihalenin kendilerinde kalma ihtimalinin düşük olması nedeniyle hak ve menfaatlerinin ihlal edilmediği düşüncesiyle Kuruma başvuruda bulunulmadığı, hak ve menfaatlerinin ihlal edildiğinin 24/09/2024 tarihli bildirim ile öğrenildiği, dolayısıyla 24/09/2024 tarihinden itibaren süresinde Kuruma başvuruda bulunulduğu ileri sürülmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davanın reddine ilişkin kısmın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.