Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, bankacılık işlemlerinden doğan alacak davasında sigorta primi, dönemsel hizmet komisyonu ve BSMV tahsilatlarının hukuka uygunluğunu inceleyen istinaf kararı.
Özet: Banka müşterisi davacının, davalı banka tarafından talebi olmaksızın tahsil edildiğini iddia ettiği sigorta primleri ve dönemsel hizmet komisyonlarının iadesi ile icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi bankacı bilirkişi raporuna dayanarak yapılan tahsilatların yasal ve mevzuata uygun olduğunu tespit ederek davayı reddetmiş; davacı ise, poliçe ve komisyon tahsilatlarının yasal dayanağı olmadığını, kendisine bilgi verilmediğini ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuyla hüküm kurulduğunu ileri sürerek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ./. - ./.
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ./. KARAR NO : ./.T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ....ÜYE : ..ÜYE : ..KATİP : ..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ./. Esas, ./. KararKARAR TARİHİ : .DAVACI : .... VEKİLİ : .DAVALI : ... . VEKİLİ : ..DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 21/04/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2025Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı/borçlu banka hakkında, Bursa .. İcra Müdürlüğü’nün ./. E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, davalı-borçlu tarafından takip dosyasına itirazda bulunduğunu, itirazların haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin davalı banka müşterisi olup davalı banka ile muhtelif bankacılık işlemleri yapıldığını, davalı banka tarafından müvekkilinin talebi olmaksızın poliçeler tanzim edilerek müvekkilinden takip ve dava konusu poliçelerle ilgili prim tahsilatları yapıldığını, poliçeler ile dönemsel hizmet komisyonu ve BSMV tahsilatının yasal ve haklı bir dayanağı bulunmadığını, bu nedenlere davalı aleyhine haksız yapılan tahsilatların iadesi amacıyla takip başlatıldığını ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilen 1,2,3,4,5,6 nolu alacak kalemleri davacı şirketin imzalamış olduğu sigorta poliçeleri sebebiyle tahsil edilen prim tutarları olduğunu, 7 nolu alacak kalemi ise yine davacı şirketin imzalamış olduğu sözleşmelere ve ilan edilen masraflar dahilinde tahsil edilen dönemsel hizmet komisyonu olduğunu, ödeme emrinde borcun sebebi olarak gösterilen 3 nolu alacak kaleminde bahsedilen 21105217 nolu poliçe davacı şirketin talebi üzerine iptal edildiğini ve iptal tarihinden sonraki prim tutarının da davacıya iade edildiğini, 1, 2, 4, 5 ve 6 nolu alacak kalemlerine konu poliçelerin ise devam ettiğini, davacı sirketin söz konusu poliçeler hakkında bilgisi ve onayının bulunmadığı iddiaları ise gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkili banka ile imzalamış olduğu kredi sözleşmelerine istinaden söz konusu sigorta poliçeleri yapılmış olduğunu, tüm sigorta poliçelerinde bizzat davacının imza ve kaşesi bulunduğunu, bu sebeple, bahsi geçen sigorta poliçeleriyle ilgili olarak bilgisi ye onayı olmadığını iddia etmesinin davacı şirketin kötü niyetini gözler önüne sermekte olduğunu, bahse konu sigorta poliçelerinin yenilenmesini de bizzat davacı talep ettiğini, söz konusu poliçeler davacının imzalamış olduğu kredi sözleşmeleri çerçevesinde yenilendiğini, davacının yaptırmış olduğu sigortalar kapsamında hizmet aldıktan sonra bedel iadesi talep etmekte olduğunu, tanzim edilen poliçeler ile dönemsel hizmet komisyonu ve BSMV tahsilatlarının yasal dayanağı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafça sigorta prim tahsilatlarının, dönemsel hizmet komisyonlarının, BSMV tahsilatlarının haksız olduğundan bahisle davalı banka aleyhine itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talepli işbu dava açılmış ise de; bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/11/2021 tarihli raporunda özetle, davalı bankanın, davacıdan aldığı sigorta primleri ve dönemsel hizmet komisyonunda yasaya, talimatlara ve uygulamalara aykırı bir durum bulunmadığının belirtildiği, davalı banka tarafından yapılan prim tahsilatlarının mevzuata uygun olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, poliçeler ile dönemsel hizmet komisyonu ve BSMV tahsilatının yasal ve haklı bir dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin bu yönde bir talebinin de olmadığını, müvekkiline bilgi verilmeden alınan miktarların dürüstlük kuralına ve genel işlem kurallarına açık aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda kesintilerini ne için ve hangi amaçla yapıldığının açıklanmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile denetimden uzak bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmiş olduğu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, tüm sigorta poliçelerinde bizzat davacının imza ve kaşesi bulunduğunu, bahsi geçen sigorta poliçeleriyle ilgili olarak bilgisi ve onayının olmadığını iddiasının yerinde olmadığını, tanzim edilen poliçeler ile dönemsel hizmet komisyonu ve BSMV tahsilatlarının yasal dayanaklarının söz konusu olup sözleşmede de hüküm bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, davalı banka tarafından tahsil edilen poliçe prim bedelleri ve dönemsel hizmet komisyon bedeli adı altında tahsil edilen paranın istirdadı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İtirazın iptaline konu Bursa ..İcra Müdürlüğünün ./. Esas sayılı dosyasında davacı tarafça davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.129,94 TL alacağın tahsilatı amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde takibe itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı uyarınca, davacı ile davalı banka arasında 14/06/2013 tarihinde 2.000.000 TL limitli, 29/11/2017 tarihinde 10.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, . ...'nın aynı limitle sözleşmelere müteselsil kefil olduğu, davalı banka tarafından 26/06/2019 tarihinde 20008909 nolu poliçe için 468 TL poliçe prim tutarı tahsil edildiği, 11/10/2019 tarihinde 21539098 nolu poliçe için 124,99 TL poliçe prim tutarı tahsil edildiği, 27/12/2019 tarihinde 21105217 nolu poliçe için 1.383,92 TL poliçe prim tutarı tahsil edildiği, 22/05/2020 tarihinde 41795452 nolu poliçe için 3.500 TL poliçe prim tutarı tahsil edildiği, 22/05/2020 tarihinde 22335046 nolu poliçe için 1.250 TL poliçe prim tutarı tahsil edildiği ve 02/07/2019 tarihinde 2.625 TL dönemsel hizmet komisyonu tahsil edildiği, poliçelerin davalı banka tarafından kullandırılan kredilere istinaden tanzim edildiği, alınan bilirkişi raporunda, davacı müşterinin davalı banka ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin 2.7.14, 2.11.2, 2.11.4, 3.11.5, 3.11.6 ve 3.11.8 maddeleri uyarınca davalı bankanın davacından kullanılan kredilere ilişkin yaptırılacak sigortaların prim ve sair giderlerinin müşterinin borcu olduğu ve bu tutarı derhal bankaya yatıracağı, dilerse bankanın bu tutarı resen müşterinin hesaplarından tahsil edebileceği, süreleri biten sigortaların banka tarafından yenilenebileceğinin kabul edildiğini, bu nedenle davalı bankanın davacıdan aldığı sigorta primlerinin yasaya, talimatlara uygun olduğu anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda, sigorta primleri dışında davalı banka tarafından davacı müşteriden dönemsel hizmet komisyonu adı altında 2.650 TL'nin de tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede genel olarak komisyon ödeneceğinden söz edilmiş ise de, sözleşmede alınacak komisyonun niteliğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi işbu davada davalı banka tarafından kullandırılan kredi veya yapılan işlem için bu masrafın yapılması gerektiği veya verilen bir hizmet için söz konusu masrafın talep edildiğine dair bir bir delil sunulmadığı yani davalı tarafça yapılan kesintinin verilen bir hizmetin karşılığı veya yaptığı giderlere ilişkin olduğu ispat edilmediğinden davalı tarafça davacından dönemsel hizmet komisyonu adı altında yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;1-) Davanın KISMEN KABULÜ İLE itirazın 2.650 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-) Alacak likit olduğundan 2.650 TL'nin %20'si olan 530 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Alınması gerekli 615,40 TL harcın 113,37 TL'si peşin alındığından bakiye 502,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-) Davacı tarafça yapılan 113,37 TL harç, 827,50 TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 940,87TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre tespit edilen 262,81TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 5-) Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.650 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 6.836,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-) Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ret oranına göre 379,89 TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,8-) HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davacıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, III-) Davacı yönünden istinaf aşamasında yapılan başvurma harcı 220,70 TL ve 19,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 240,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, IV-) Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2025 .Başkan. ¸e-imzalıdır . .Üye. ¸e-imzalıdır . . .Üye. ¸e-imzalıdır . ..Katip. ¸e-imzalıdır