Asliye Ticaret Mahkemesinin, ölümle sonuçlanan trafik kazası kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu tazminat davasında, trafik kazasında vefat eden kişinin yakınları, kazada aracıyla çarparak ölüme sebebiyet veren sürücü, işleten ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir; mahkeme, davalı sürücünün taksirle ölüme neden olma suçundan verilen ve Yargıtayca onanarak kesinleşen hapis cezasına ilişkin ceza mahkemesi kararını, hukuken bağlayıcı nitelikteki maddi vakıaları ve kusur değerlendirmesini dikkate alarak, Adli Tıp Kurumu raporuyla da desteklenen kusuru tespit etmiş ve davacıların güncellenen talepleri doğrultusunda belirlenen maddi ve destek zararlarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar vermiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/247 EsasKARAR NO : 2026/455HAKİM : ... ... KATİP : ... ...DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... VEKİLİ : Av. ... ....DAVALI : 1- ... - ...VEKİLİ : Av. .......DAVALILAR : 2- ... - ... 3- ... - VEKİLİ : Av. ......DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 21/03/2025KARAR TARİHİ : 30/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 22/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili, 29.12.2022 tarihinde, sürücüsü ... olan ... plakalı otomobilin müteveffa ... idaresindeki ... plakalı otomobile arkadan çarptığını, ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiğinin, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın.... sayılı raporu kapsamında; ... plaka sayılı, araç sürücüsü ...'ın kusurlu bulunduğunu, bu kazanın sonucunda müteveffa ..., müvekkiller ... ve ...' nin evladı, ...'nin erkek kardeşi olarak vefat ettiğini, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç kaza tarihi itibariyle ...'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı ....'ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerine istinaden, teminat limitleri içerisinde ödeme yapmalarına yönelik ihtarın 24.07.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, müvekkiller ..., ... ve ...'nin destekten yoksun kalma tazminatının ve maddi zararının her DÖRT müvekkil içinde ayrı ayrı 100,00-TL olmak üzere ŞİMDİLİK TOPLAM 400,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 09.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 13/04/2026 tarihli bedel artırım dilekçesiyle destekten yoksun kalma talebini 2.591.679,44 TL olarak belirlemiştir. CEVAP :Davalı işleten ve sürücü vekili, dava dilekçesinde ifade edilenin aksine kazada müvekkili sürücünün tek başına kusurlu olmadığını, müteveffa ...'nin ehliyetsiz olarak araç başına geçtiğini ve bir arkadaşına ait ehliyet ile trafiğe çıktığını, yine maktullerin kaza öncesi uyuşturucu madde kullandıklarını ve bu uyuşturucu maddenin etkisi ile kontrolsüz bir şekilde araç kullandıklarını, müvekkil ... ın hali hazırda işsiz olduğunu, diğer davalı müvekkilinin ise emekli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili, davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ... şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan diğer davalıların idaresi ve işletimindeki aracın davacılar desteğinin aracına çarpması sonucunda oluşan kazada davacılar desteğinin vefatı sebebiyle davalı sürücü, işleten ve davalı ... şirketine karşı açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Eldeki davada öncelikle; Dava konusu isteme dayanak trafik kazasının oluşumunda kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı TBK’nın 74.maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz ” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar) Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır. Somut olayda, dava konusu kazaya ilişkin ... 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/96 Esas 2023/253 Karar sayılı dosyasında, sürücü ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu, 11 YIL 1 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verildiği, bu mahkumiyet kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/565 Esas 2025/123 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür.Bu doğrultuda, anılan ve kesinleşen mahkumiyet kararında dayanılan Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 23.02.2023 tarih ve 2023/4392 sayılı raporundaki ... plaka sayılı araç sürücüsü sanık ... kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kendisine yükletilebilecek herhangi bir kusur ya da kural ihlali yapmadığı ve kusursuz olduğuna yönelik tespitler nazara alınarak ayrıca kusur raporu alınmamış ve davacıların desteğinin meydana gelen kazada kusursuz olduğu kabulünden hareketle tahkikat yürütülmüştür.Dosya kapsamında bulunan belgelerden ve nüfus kayıt örneklerinden; Hasan CEBECİ nin 29.12.2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle bekar olarak vefat ettiği, geride davacı anne ile davacı babanın kaldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacılardan ... yönünden de destekten yoksun klama tazminatı talep edilmişse de, anılan davacının müteveffanın kardeşi olduğu ve müteveffanın sağlığında bu davacıya destek olduğuna dair delil sunulmadığı anlaşılmış ve davacı ... yönünden hesaplamalar yapılmamış ve bu davacı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, Kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin limitinin 1.000.000,00 TL olduğu ve davacılara destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüştür. Destekten yoksun kalma talepleri bakımından ise; aktüer hesabı yapılmış, dosya özellikle Anayasa Mahkemesi tarafından konuyla ilgili verilen iptal kararı da nazara alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir. Buna göre; Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas – 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas – 2021/34 Karar sayılı ilamı) Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, ve özellikle Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. (Konuyla ilgili emsal kabul edilen ve alıntılanan karar: ... BAM 26. Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih, 2019/590 Esas, 2021/1242 K. sayılı kararı) Bu doğrultuda; Dosyamızda aktüer hesap bilirkişisinden rapor temin edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda Davacı ... lehine 1.536.487,13 TL ve davacı ... lehine 1.054.992,31 TL olmak üzere toplam 2.591.479,44 TL destekten yoksun kalma maddi zararı hesaplandığı, toplam zararın poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL'yi aştığı, Poliçe limitinin garameten dağıtılması sonrasında, davalı ... şirketinden; davacı ...'nin 592.899,60 TL ve davacı ...'nin 407.100,40 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceği bildirilmiştir. Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı anne ve babanın oğullarının ölümü sebebiyle destekten yoksun kaldığı sabit olmakla destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, diğer davacı kardeşin müteveffanın desteğinden yararlandığına dair delil sunulmadığından destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği, dosyada bulunan nüfus kayıt örneklerine göre müteveffanın bekar ve çocuksuz vefat ettiği, destekten yoksun kalma tazminatını davacı annenin ve davacı babanın talep edebileceği, bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyamıza sunulan aktüer bilirkişi raporu ve kesinleşen ceza dava dosyasında alınan kusur raporundaki tespitler doğrultusunda haklılığı sabit olan destekten yoksun kalma talebine yönelik olarak, poliçe limiti ve davacıların destek payları da dikkate alınarak, davada husumetin davalı işleten ve sürücüye de yöneltildiği de nazara alınarak davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, davalı ... şirketi yönünden temerrüdün ise 08/09/2023 tarihinde diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarına aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faizi işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan davanın reddine, Davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile, 1.054.992,31-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı gerçek kişiler yönünden 29/12/2022 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise 08/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine,(davalı ... şirketinin sorumluluğunun 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğunun tespitine) Davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile, 1.536.487,13-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı gerçek kişiler yönünden 29/12/2022 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise 08/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine,(davalı ... şirketinin sorumluluğunun 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğunun tespitine) 3-Alınması gereken 177.023,96 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın ve 8.855,00 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 167.553,56 TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, ,(davalı ... şirketinin sorumluluğunun 64.655,56-TL ile sınırlı olduğunun tespitine) 4-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, peşin harç ve vekalet harcı ile ıslah harcı toplamı olan 10.173,30 TL 'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, ,(davalı ... şirketinin sorumluluğunun 3.925,67-TL ile sınırlı olduğunun tespitine)Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta masrafı ile bilirkişi ücreti toplamı olan 7515,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 2.899,88-TL ile sınırlı olduğunun tespitine)5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, 6-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 164.248,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacı tarafa ödenmesine, ,(davalı ... şirketinin sorumluluğunun 155.687,24-TL ile sınırlı olduğunun tespitine)Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 233.108,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacı tarafa ödenmesine, ,(davalı ... şirketinin sorumluluğunun 151.715,03-TL ile sınırlı olduğunun tespitine)Reddedilen miktar yönünden davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. nin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’ den davalılara ödenmesine,7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 4.200 TL giderin davalı ... şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,Dair; davacılar vekili ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... şirketi vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026 Katip ... Hakim ...