11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetini onarken resmi belgede sahtecilik davasını zamanaşımı nedeniyle düşürerek karara bağladı.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü, yargılamanın hukuka uygun yapıldığı, delillerin doğru değerlendirildiği ve cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığı gerekçeleriyle oy birliğiyle onarken; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ise, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak, bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/43075 E.  ,  2026/4930 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/125 E., 2016/259 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilerek gereği düşünüldü:
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyizin İncelemesinde ;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Resmi Belgede Sahtecilik Hükmüne İlişkin Temyiz İncelemesinde ;
Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemi için, suç tarihinde belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.