4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayalı bedel tespiti ve tescil davasında istinafta esastan reddedilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, davacı idarenin bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı davanın karmaşık yargılama sürecini özetlemektedir; ilk derece mahkemesinin kabul kararı iki kez istinafta bozulup yeniden yargılama için geri gönderildikten sonra üçüncü kez kabul kararı verilmiş, ancak bu kez Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taşınmazın arsa vasfında olduğu, emsal incelemesi ve bilirkişi raporunun yeterli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvuruları esastan reddedilmiş olup, kamulaştırma bedeli ve değer kaybı itirazlarını sürdüren her iki tarafın temyiz başvuruları Yargıtay tarafından incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/7391 E.  ,  2026/869 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2711 Esas, 2025/535 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/76 Esas, 2023/142 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 2309 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ve tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, değişik iş dosyası ile dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer düşüklüğü hesaplanmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazın vasfı arsa olarak kabul edilse bile uygun emsal karşılaştırılması yapılmadığını, dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer düşüklüğü olduğunu ve değer düşüklüğü hesaplanması gerektiğini, aynı bölgede yapılan kamulaştırmalarda diğer mahkeme dosyalarında daha yüksek bedeller belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, bilirkişi raporundaki değerlendirmeler ışığında kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer düşüklüğü oluşmayacağı yönündeki değerlendirmede isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri.
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş; buna ek olarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş; buna ek olarak depo bedelinin süresinde yatırılmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, takdir edilen bedelin enflasyon karşısında değer kaybetmiş olması sebebiyle belirlenen değerin karar tarihinde ulaşacağı değere güncellenerek değer kaybının giderilmesi gerektiğini, faizin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.