Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tanınmış marka sahibi şirketin, benzer marka başvurusunun kötü niyetli ve iltibas yaratıcı olduğu iddiasıyla Türk Patent ve Marka Kurumu kararının iptalini talep ettiği dava süreci.
Özet: Sektöründe 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren ve tanınmış marka statüsüne sahip davacı şirket, kendi markasıyla benzer ürün gruplarında iltibas yarattığını ve kötü niyetli olduğunu iddia ettiği davalıya ait marka başvurusunun kabulüne ilişkin kararın iptalini talep etmiştir. Davacı, davalının başvurusunun kendi markalarıyla görünüş, okunuş ve faaliyet alanları açısından benzerlik taşıdığını, piyasadaki itibarından haksız yarar sağlama amacı güttüğünü belirtmiştir. Ancak davalı firma, yargılama sürecinde marka başvurusunu geri çekmesi üzerine, davanın konusuz kaldığını beyan ederek reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/71 Esas - 2026/75

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/71
KARAR NO : 2026/75
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 18/02/2025
KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Yazım Tarihi: 09/03/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 1980 yılında kurulmuş olup 40 yılı aşkın deneyimiyle yalıtım, dolgu, ve tıkama malzemeleri, lastikten plastikten ve kauçuktan borular, hortumlar ve sair ilgili ürünler, giydirme cephe ve kapı pencere sistemleri, alüminyumkompozit panel, kış bahçeleri, güneş kırıcılar ve solar sistemler gibi mimari uygulamalar ile ilgili üretim yapan, boya, kaplama, eloksal, ekstrüzyon, biyet döküm, levha boyama ve kompoze levha üretim tesislerini de bünyesinde bulunduran tam entegre ve sektörünün öncü ve saygın kuruluşlarından olduğunu, müvekkili markasının kurumca 20.09.2019 tarih ve ... sayılı yazı ile '... markasının " ..." bilinirliği dikkate alındığında herkes tarafından yaygın olarak bilinen "tanınmış marka" olduğu kararının verildiğini, davalı başvurusuna itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini, başvuru markası ile müvekkili markalarının aynı ve benzer sınıflara sahip olduğunu, davalının ... unsurlu seri markalarını renk unsurunda ufak değişiklik yapmak suretiyle marka başvuru yaptığını, Davalı şirketin 22. ve 35. sınıflara yönelik marka başvurusundaki marka işareti açıkça " ..." ibaresini içerdiğini, müvekkilinin ürettiği ürünler (kapı, pencere, alüminyum pvc profil) göz önüne alındığında davalının ürettiği ürünlerin müvekkilin ürettiği ürünlerle benzerlik taşıdığını, davalı şirketin ürettiği ürün grubuyla aynı ürün grubunda yaptığı üretimlerini sattığı firmalardan biri olan dava dışı ... firmasının web sitesi adresi " ..." şeklinde olduğunu, davalının ürünleri müvekkilin ürünleriyle benzer olmanın yanında müvekkilin piyasada sağlamış olduğu itibardan yararlanarak müvekkilin markalarıyla birliktelik algısı yaratmayı amaçladığını, müvekkilinin ... A.Ş ticaret unvanı uzun yıllardan beri tescilli olup unvanda yer alan ... ibaresi, yalıtım, dolgu, ve tıkama malzemeleri, lastikten plastikten ve kauçuktan borular, hortumlar ve sair ilgili ürünler, giydirme cephe ve kapı pencere sistemleri, alüminyum kompozit panel, kış bahçeleri, güneş kırıcılar ve solar sistemler, boya, kaplama, eloksal, ekstrüzyon, biyet döküm, levha boyama ve kompoze levha alanlarında faaliyette bulunması dikkate alındığında davalının marka başvurusunda kalan mal ve hizmetler yönünden karışıklık ve haksız yarar doğuracağını, Müvekkilin ticaret unvanı ... ana unsurlu olup 27.12.1979 tarihinde ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilmiştir. ... ibaresi ise müvekkil şirket kurucularının "..." soyadından türetildiğini, davalının müvekkili markaları ile karışıklık yaratan "... " başvurusunun başka mal ve hizmetler için de reddi gerekir. Zira müvekkil şirket ..., ... ibarelerini gerek marka olarak önce tescil ettirmesi gerekse faaliyetinin 1980 yılında başlaması, ... sıralamasında 236. şirket olması sebebiyle 6/3 kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, Davalı taraf müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak benzer marka başvurusu yapıp müvekkilinin markası ile gerek görünüş, gerek yazı fontu gerek yazı karakteri gerekse okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkilinin müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, davalı marka başvurusu kötü niyetli olduğundan davalının marka başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddi gerektiğini iddia ederek ... tarafından verilen 13.01.2025 tarih ve ... sayılı kararın iptali ve ... başvuru numaralı "... tente ve gölge sistemleri" ibareli marka başvurusunun tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firmaya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak süresinde davaya cevap verilmediği, 17/06/2025 tarihinde vekaletname sunulduğu, 01/10/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; müvekkil firma açısından başvuru markası geri çekildiği , dava konusuz kaldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
09/01/2026 tarihli dilekçesinde de davanın reddini lehine vekalet ücreti ödenmesini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafça itiraz mesnedi markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarına ve itirazlarına bağlı ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği( taraf vekilleri duruşmada hükümsüzlük talebi hakkında haricen anlaşıldığı ifade edildiğinden hükümsüzlük konusu uyuşmazlığa dahil edilmemiştir) noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 14/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/02/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... tente ve gölge sistemleri" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı " ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, diğer gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında benzerlikler bulunmakla birlikte, başvuru kapsamında itiraza konu olan mal/hizmetlerle aynı, aynı tür veya benzer nitelikte mal/hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Malların ve/veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği şartı gerçekleşmediği sürece iki marka arasında karıştırılma olasılığının varlığından bahsedilmesi mümkün olmadığından, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır.
Md. 6/4 kapsamında yapılan inceleme sonucunda .... belirtilen koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmamıştır.
Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi .... hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Bunun yanında, itiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi itiraza konu marka örneği üzerinde 6769 s. SMK'nın 6/3 ve 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddiaların kabulü mümkün olmamıştır.
Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Diğer iddialar da yerinde görülmemiştir.
ayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR:İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;
... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...
23/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE;
"Taraf marka ve işaretleri arasında çekişme konusu 22.Sınıf: Halatlar, ipler, ip merdivenler, hamaklar, balık ağları. Kauçuk ve sentetik olmayan döşeme doldurma malzemeleri (yün, pamuk dahil). Tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar. Tekstilden mamul ambalaj torbaları” ile 35.Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halatlar, ipler, ip merdivenler, hamaklar, balık ağları. Tekstilden mamul ambalaj torbaları. 22.Sınıf/Kauçuk ve sentetik olmayan döşeme doldurma malzemeleri (yün, pamuk dahil). Tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” yönünden ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,
Davacının tescilsiz olarak önceye dayalı kullanım hakkından kaynaklı bir tescil engelinden somut olayda bahsedilemeyeceği,
Davacının tanınmışlığını ispata elverişli yeterli düzeyde güncel delilin marka işlem dosyasında bulunmadığı, davacının markasından kaynaklı sulandırma koşullarının oluşmadığı ancak bu hususun nihai anlamda hukuki bir tespitin varlığını gerektirdiğinden tanınmışlık iddiasının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu;
Davacının ticaret unvanından kaynaklı tescil engelinin varlığından bahsedilemeyeceği,
Davacının kötüniyet iddiaları hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil şekilde benzerlik oluşmakla birlikte;
Davacının itiraz mesnedi markalarının kapsamında olan emtialar ile davalının marka başvuru kapsamındaki 22 sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki 22.nci sınıfa ait malların satış hizmetleri açısından aynı/benzerlik veya ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı değerlendirildiğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 25/02/2026
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır