Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, sporcu lisansında kanunen zorunlu sağlık raporuna istisna getiren yönetmelik hükmünü hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.
Özet: Danıştay Onuncu Dairesi, 3289 sayılı Kanunun sporcu lisansı için sağlık raporu zorunluluğu getiren açık hükmüne rağmen, Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliğinin belirli spor dalları için yazılı beyanı yeterli sayan düzenlemesinin, kanunda yer alan şarta istisna getirmesi ve idarenin bağlı yetkisini aşması nedeniyle hukuka aykırı olduğuna hükmederek iptaline karar vermiş, sporcu sağlık raporlarının içerik ve usul esaslarının ise ilgili federasyonların görüşleri alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından yönetmelikle belirlenmesi gerektiğinin altını çizmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2025/269Karar No : 2025/1607TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 17/10/2024 tarih ve E:2020/5614, K:2024/4108 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 14/12/2019 tarih ve 30978 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin (dava dilekçesinde sehven 2. fıkra yazılmıştır.) iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti:Danıştay Onuncu Dairesinin 17/10/2024 tarih ve E:2020/5614, K:2024/4108 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun 22. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Gençlik ve Spor Bakanlığının teşkilat ve görevlerini düzenleyen Yedinci Bölümünde yer alan 184. ve 189. maddeleri ile Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği’nin 4., 5., 6. ve 7. maddelerine yer verilerek; Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hükmüne yer verildiği,Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri,"Normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu,Yukarıda belirtilen 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun "Sporcu lisansı" başlıklı 22. maddesinde, sporcuların yarışmalara katılabilmeleri için lisans almalarının şart olduğu, spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliği sağlık raporu ile tevsik edilmeyenlere lisans verilmeyeceğinin açık şekilde hüküm altına alındığı ve bu kurala herhangi bir istisna getirilmediği, dolayısıyla, lisans almak isteyen sporcuların spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini sağlık hizmet sunucularında düzenlenecek sağlık raporu ile belgelemeleri zorunlu olup, sporcu lisansının düzenlenmesi için sağlık raporunun aranması konusunda davalı idarenin (ve taşra teşkilatı) bağlı yetki içerisinde olduğu,Söz konusu sağlık raporlarının spor dallarına ve ihtiyaca göre hangi içerik (uzmanlık dalı vb.) ve kapsama sahip olması gerektiğinin ise, 3289 ve 3359 sayılı Kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereği Sağlık Bakanlığı ile davalı Bakanlık tarafından ilgili federasyonların görüşlerinin de alınması suretiyle müştereken belirlenebileceği,Diğer taraftan, Sağlık Bakanının ... tarih ve ... sayılı Makam Oluru ile aynı tarihte yürürlüğe konulan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2020/4936, K:2024/4404 sayılı kararıyla, sağlık raporlarına ilişkin düzenlemelerin Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak "yönetmelik" ile belirlenmesi gerekirken, Sağlık Bakanının Makam Oluru ile yürürlüğe konulan Yönerge ile düzenlenmesinde dayanağı üst hukuk normlarına ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verildiği,Dolayısıyla sporcu lisansına esas olmak üzere alınacak sağlık raporlarının içerik ve kapsamı ile hangi sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenleneceğine dair usul ve esasların da Sağlık Bakanlığınca yönetmelikle düzenlenmesi gerektiğinin açık olduğu,Oysa, Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istenen 1 numaralı alt bendinde yer alan düzenleme ile sporcu lisansı sahibi olabilmek için; ilgili federasyon tarafından spor dalının fiziksel efor gerektirmediği yönünde karar alınması halinde, sporcunun spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini yazılı beyanla belgelemesi yeterli görülmek suretiyle Kanun'da sporcu lisansı alabilmek için şart koşulan sağlık raporu alma zorunluluğuna bir istisna getirildiği ve davalı idareye tanınan bağlı yetkinin aşıldığı, düzenlemenin aynı zamanda kimi rahatsızlıkların göz ardı edilmesi sonucunu doğurma ihtimali nedeniyle davalı idareye verilen "sporcu sağlığının korunması ve geliştirilmesi" görevi ile de örtüşmediğinin görüldüğü,Bu haliyle, dayanağı olan Kanun maddesini aşar nitelikte bir düzenleme içeren dava konusu Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Öte yandan, resmi yarışmalara katılım ve sporcu lisansı dışında sosyal amaçlı spor faaliyeti için sağlık raporu alma zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle,14/12/2019 tarih ve 30978 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, dava konusu düzenleme ile ilgili spor branşındaki federasyon tarafından spor dalının efor gerektirmediğine karar verilmesi halinde, sporcuların yazılı beyanlarıyla sporcu lisansı alabilmelerine imkân tanındığı; spor federasyonlarının "sağlık beyanı" uygulamasına ilişkin karar alırken uluslararası federasyonlarca belirlenen kurallara uymakla yükümlü oldukları; dosya kapsamındaki dilekçelerde ve Türkiye Satranç Federasyonuna iletilen başvurularda, satranç için sağlık raporu zorunluluğunun doğru bulunmadığı ve bu zorunluluğun kaldırılmasının yoğun şekilde talep edildiği, veliler, sporcular, antrenörler ve aile hekimleri tarafından federasyona gönderilen çok sayıda e-posta ile sağlık raporu alınırken yaşanan güçlüklerin dile getirildiği; rapor zorunluluğunun sporcu sayısını azalttığı ve spora katılımı olumsuz etkilediğinin belirtildiği, dava konusu düzenlemenin kimi sağlık sorunlarını göz ardı edebileceği gerekçesiyle sporcu sağlığını koruma amacına aykırı olduğu ileri sürülmüşse de, düzenlemenin asıl amacının özellikle e-spor, satranç ve briç vb. efor gerektirmeyen spor dallarında yaşanan sıkıntıları gidermek ve sporun tabana yayılmasını sağlamak olduğu, öte yandan, sporun, dinamik ve değişime açık bir alan olduğu, bu düzenlemenin iptalinin idarenin kamu hizmetini spor dünyasının gelişen koşullarına uyumlu şekilde yürütmesini engelleyeceği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 3289 sayılı Kanun’da, sporcuların yarışmalara katılabilmeleri için lisans almalarının zorunlu olduğu ve sağlık raporu sunmayanlara lisans verilemeyeceği belirtilmiş ise de; düzenlemenin bir diğer dayanağı olan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde, Gençlik ve Spor Bakanlığının spor politikalarının belirlenmesi, federasyonların işleyişi, sporcu sağlığı ve benzeri alanlarda görevli olduğu; Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ise lisans, tescil ve sporcu sağlığı gibi işlemleri yürütmekle sorumlu olduğu hükmüne yer verilmiştir. Bu çerçevede, federasyonun ilgili spor dalının fiziksel efor gerektirmediğine karar vermesi halinde, sağlık raporu yerine yazılı beyanın yeterli görülmesine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmekte olup; bu gerekçe ile temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerine uyulmamış olunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 17/10/2024 tarih ve E:2020/5614, K:2024/4108 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 11/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun "Sporcu lisansı" başlıklı 22. maddesinde, "(1) Sporcuların yarışmalara katılabilmeleri için lisans almaları şarttır. Spor yapmaya ve musabakalara katılmaya elverişliliği sağlık raporu ile tevsik edilmeyenlere lisans verilmez. (2) Gerçek şahıslar, bir kulüp adına veya ferdi olarak lisans alabilir." hükmü yer almaktadır. Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istenen 1 numaralı alt bendinde yer alan düzenlemede ise, sporcu lisansı sahibi olabilmek için; ilgili federasyon tarafından spor dalının fiziksel efor gerektirmediği yönünde karar alınması halinde, sporcunun spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini yazılı beyanla belgelemesi yeterli kabul edilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; Türkiye Satranç Federasyonu Başkanlığının 13/03/2019 tarih ve 375 sayılı, 20/11/2019 tarih ve 2890 sayılı yazıları ile çok küçük yaşlardan itibaren oynanmaya başlanan, hatta engelli sporcuların da yarışmalarına katılabildiği ve diğer spor dalları dikkate alındığında fiziksel efor gerektirmeyen bir spor dalı olan satrançta lisans ve tescil işlemlerinde sağlık raporu istenmesinin uygulamada çeşitli sorunlara yol açtığı ve sporcuların mağduriyet yaşadıkları bildirilerek Gençlik ve Spor Bakanlığından satranç branşının diğer branşlar gibi fiziksel efor gerektirmeyen bir branş olması da göz önünde bulundurularak lisans, tescil ve vize işlemlerinde sağlık raporu istenmesi uygulamasının sonlandırılması ve kişilerden sağlık beyanı alınması yönünde düzenleme yapılmasının talep edildiği, bunun üzerine davalı idare tarafından Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği'nde dava konusu düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır.Dava konusu düzenlemede, ilgili federasyon tarafından spor dalının fiziksel efor gerektirmediği yönünde karar alınması halinde, sporcunun spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğini yazılı beyanla belgelemesi yeterli görülmek suretiyle Kanunda sporcu lisansı alabilmek için şart koşulan sağlık raporu alma zorunluluğuna bir istisna getirildiği görülmekle birlikte, federasyonların sporcu sağlığı ile ilgili konularda gerekli önlemleri almak hususunda görevli olduğu ve spor dalı ile ilgili faaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara göre yürütmek zorunda bulunduğu dikkate alındığında, federasyonların spor dalının fiziksel efor gerektirmediği yönündeki kararı keyfi bir şekilde almayacakları, spor yapmaya ve yarışmalara katılmaya elverişliliğin sporcu tarafından yazılı beyanla belgelenmesinin yeterli kabul edilebileceği spor dallarını belirleme konusunda hukuki çerçeve içinde kalacakları açıktır. Bu durumda, uygulamada yaşanan sıkıntıların giderilmesi amacıyla getirilen düzenlemede kamu yararı bulunduğu anlaşıldığından, düzenlemenin iptali yolundaki Daire kararında hukuki isabet görülmemiş olup; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.