4. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu kalıcı iş göremezlik tazminatı davasında TRH 2010 ulusal mortalite tablosunun aktüerya hesaplarında uygulanma gerekçesi.
Özet: Bu dava, 13.02.2023 tarihinde davalı şirkete sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak bulunan ve kaza sonucunda %11 oranında sürekli iş göremezlik maluliyeti oluşan davacının, başlangıçta 500 TL, daha sonra 603.346,06 TLye yükselttiği sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili talebiyle davalı sigorta şirketine karşı açtığı; mahkemenin, davalı vekilinin yetki itirazını reddederek, sigorta şirketinin ödeme yapmadığını tespit ettiği ve aktüer hesaplamalarında güncel ve ülkemize özgü TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosunun kullanılacağını belirttiği bir tazminat davasıdır.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/397 Esas - 2026/330

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/397 Esas
KARAR NO : 2026/330
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/05/2025
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: :
1-Davacı vekili, 13.02.2023 tarihinde davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olarak karıştığı tek taraflı yaralanmalı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin malul/sakat kaldığını, bu kazanın oluşumda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza neticesinde vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, malul kaldığını belirterek davanın kabulü ile şimdilik; 500,00 TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Maddi Tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 10/04/2026 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 603.346,06 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP :
2-Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK 121 md. gereği delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, davacı tarafından işbu dava konusu talepler yönünden belirtilen şartlara uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iyileşme süresi dolmadan davacı tarafından alınan süreli sağlık kurulu raporunun kabulünün mümkün olmadığını, usul ve yasaya aykırı maluliyet raporunun taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin tespiti için iyileşme süresi dolduktan sonra ATK tarafından muayene edilerek uygun yönetmelik çerçevesince rapor düzenlenmesi gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle ve hatır taşıması nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, kazaya ilişkin müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmayacağından davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcının ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
3- Dava, davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan ve yaralanan davacının aracın sigorta şirketine karşı açtığı kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
4-Davalı vekilinin yetki itirazının davalı sigorta şirketine ...’da Bölge Müdürlüğü bulunması sebebiyle istikrarlı Yargıtay kararları ve ... BAM kararları gözetilerek reddine karar verilmiş ve dava dosyasının esasının incelenmesine başlanmıştır.
5- Dosyamız arasına celp edilen ZMMS poliçesi ve sigorta hasar dosyasının incelenmesinden;dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve davacıya ödemenin yapılmadığı ayrıca SGK tarafından da ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
6- Dava konusu trafik kazasının tek taraflı olması ve davacının da araç içinde yolcu olması sebebiyle dosya kapsamında ayrıca kusur raporunun alınmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
7 - Mahkememizin talebi üzerine, HÜTF tarafından düzenlenen 21/11/2025 tarihli maluliyet raporunun dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliği hükümleri gereğince yapılan değerlendirilmesinde, davacının kaza nedeni ile %11 oranında sürekli engelinin bulunduğu belirtilmiştir.
8-Aktüer hesabı bakımından ise dosya özellikle Anayasa Mahkemesi tarafından konuyla ilgili verilen iptal kararı da nazara alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir. Buna göre;
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas – 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas – 2021/34 Karar sayılı ilamı)
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, ve özellikle Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. (Konuyla ilgili emsal kabul edilen ve alıntılanan karar: ... BAM 26. Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih, 2019/590 Esas, 2021/1242 K. sayılı kararı)
9-Bu doğrultuda; Dosyamızda aktüer hesap bilirkişisinden rapor temin edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacının 603.346,06 TL sürekli iş göremezlik zararını talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
10- Davalı vekili, süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde dava konusu olayda hatır taşımacılığı bulunduğunu bildirmiş ve tazminatta indirim talep etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, nüfus kayıtlarına ve Savcılık soruşturma dosyasındaki ifadelere göre dava dışı sürücü ile davacı arasında arkadaşlık bulunduğu, yakın akrabalık veya hısımlık ilişki bulunmadığı tespit edildiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişen itirazlarının yerinde olduğu tespit edilmiş ve hükmedilecek tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
11-Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketine karşı yöneltilen maddi tazminat istemi bakımından; toplanan deliller ve Mahkememiz’ce yukarıda anılan ilkeler gözetilerek, Mahkememiz’ce de benimsenen maluliyet raporu ile benimsenen aktüer bilirkişi raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyamıza sunulan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda, kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçe limitleri de gözetilerek, dava dilekçesi ve değer artırım talebi gibi davanın kalıcı iş göremezlik talebi bakımından kabulü gerektiği, dava dışı sürücü ile davacı arasında arkadaşlık bulunduğu, yakın akrabalık veya hısımlık ilişki bulunmadığı bu sebeple tazminattan %20 oranında hatır taşıması indiriminin yapılmasının gerektiği değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün ise dava tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan tazminat alacaklarına aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
12-Her ne kadar ıslah ile arttırılan miktardan daha az bir miktar üzerinden kısmen kabul, kısmen ret kararı verilmiş ise de hatır taşıma indirimi mahkeme tarafından resen takdir edilmesi nedeni ile bu indirimden dolayı kısmi ret nedeni ile davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE
482.676,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 32.971,65 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın ve 2.060,00 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 30.296,25 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı, peşin harç ve ıslah harcı , vekalet harcı olmak üzere toplam 3.378,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma, gideri, ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 5.682,50 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 77.228,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Ara buluculuk aşamasında harcanan 4.200,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026
Katip ...
¸
Hakim ...
¸