İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, müteselsil kefilin şirket ortaklığından ayrılıp kefaletten dönme bildirimine rağmen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz talebine itirazın reddi kararının istinafını inceliyor.
Özet: Bankanın, genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden temerrüde düşen alacağını tahsil amacıyla borçlular ve müteselsil kefiller aleyhine başlattığı ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmesi üzerine, müteselsil kefillerden biri, şirketten ayrıldığını ve bankayı kefaletten döndüğüne dair ihtar çektiğini belirterek hacze itiraz etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, kefaletin sona ermesinin bankanın kabulüne bağlı olduğu ve bu yönde bir belge sunulmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiş, kefil ise kefaletten dönme hakkının yasal, tek taraflı ve alacaklının kabulüne bağlı olmayan bozucu yenilik doğuran bir hak olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1623 EsasKARAR NO:2026/1590 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:2026/2310 D.İş- 2026/2323 KararTARİH:15/06/2026TALEP:İhtiyati Haciz (Finans)KARAR TARİHİ:10/09/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... ... Şirketi arasında ... ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefaletleriyle imzalanan “Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi” gereği borçlulara, ticari hesap açılarak taksitli ticari ihtiyaç kredisi kullandırıldırıldığını, borçluların belirtilen kredi hesaplarının kullanımı nedeniyle kendilerine ihtar edilen meblağı, sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ödememeleri sonucu, kredi hesaplarının kapatıldığını, 24.04.2026 tarihi itibariyle 1.533.419,20 TL'ye ulaşan alacağın ödenmesi için borçlulara Gebze ... Noterliği’nin 28.04.2026 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, borcun ödenmediğini, borçlular hakkında 04.06.2026 tarihinde İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından icra takibine başlandığını, icra takibinin bu aşamada kesinleşmediğini beyanla borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 15/06/2026 tarihli kararı ile; ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 1.533.419,20-TL alacağın tahsilinin ifasını temin bakımından, borçlunun/borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı %15 oranında (230.012,88-TL) teminat yatırılması suretiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla,borçlunun/borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine karar verilmiş ve verilen karara karşı karşı taraf/borçlu ... vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.Karşı taraf/borçlu ... vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; müvekkili hakkında verilen 1.533.419,20 TL alacak üzerinden ihtiyati haciz kararına dayanılarak, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin beş adet taşınmazı, bir adet aracı ve banka hesaplarına hukuka aykırı şekilde haciz konulduğunu, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu ... Şirketinin eski ortağı olduğunu, genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını ancak müvekkili Büyükçekmece ... Noterliğinin 29/04/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile şirketteki tüm paylarını devrederek ortaklıktan ayrıldığını, asıl borçlu şirket ile hiçbir bağının kalmadığını, doğacak borçlar için tüm kefaletlerinin sona erdiğini karşı taraf bankaya açıkça ihtar ettiğini, müvekkilinin hiçbir imzasının ve onayının bulunmadığı 23/12/2025 tarihli yeni sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödemesinden sorumlu olmadığını beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; talebin, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde itiraz eden ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, imzasına itirazının olmadığı, asıl borçlu şirketteki paylarını devrederek ortaklıktan ayrılmış ve kefaletin sona ermesine ilişkin ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankaya ihtarname çekmiş ise de, kefaletin sonlandırılması talebinin ihtiyati haciz talep eden banka alacaklı tarafından kabul edildiğine dair dosyaya bir belge sunulmadığı, bu kapsamda sözleşme kapsamında kefaletinin devam ettiği, kullandırılan kredilerden dolayı sorumluluğunun bulunduğu, ihtiyati haciz talep eden bankaca hesabın usulüne uygun olarak kat edildiği, hesap kat ihtarının borçluya tebliğ edildiği, alacağın rehinle teminat altına alındığına ilşikin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu kapsamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, itiraz eden tarafın itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. MUTERİZ VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; müvekkilinin ...'daki tüm paylarını pay devri sözleşmesiyle devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve bu devrin 10/05/2024 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği, ardından Büyükçekmece .... Noterliği'nin 27/12/2024 tarihli ihtarnamesiyle talep eden bankaya kefaletten dönme iradesini açıkça bildirdiği, kefaletten dönme hakkı, kanundan doğan tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak olup alacaklının kabulüne bağlı olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/2644 E. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, bankanın kefaletten dönme ihtarını tebellüğ etmesinden yaklaşık bir yıl sonra 23/12/2025 tarihinde asıl borçluya yeni krediler kullandırdığı ve ihtiyati hacze konu alacağın müvekkilinin hiçbir imzasının bulunmadığı yeni sözleşmelerden doğduğu, müvekkilinin 24/04/2026 tarihli hesap kat ihtarnamesine karşı Büyükçekmece Noterliği'nin 08/05/2026 tarihli ihtarnamesiyle itiraz ettiği ancak talep eden bankanın bu itirazı dikkate almaksızın takip başlatıp hesabına bloke koyduğu, İİK 257. madde uyarınca aranan yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, zira sorumluluğun varlığının dahi şüpheli olduğu ve uyuşmazlığın esaslı yargılamayı gerektirdiği, bu gerekçelerle ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı borçlu ... tarafından yapılan itirazın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı muteriz vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; talep eden alacaklı banka ile talep dışı .... Şti. arasında 3.000.000 TL limitli ve 30/03/2023 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, muterizin sözleşmede müteselsil kefil olduğu, talep eden banka tarafından asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapılmadığından bahisle 24/04/2026 tarihli kat ihtarnamesinin düzenlendiği ve muterize tebliğ edildiği, Mahkemece de kararda açıklandığı üzere, muterizin dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrılmış olmasının kefaletini sona erdirmediği, muteriz tarafından talep eden bankaya gönderilen ve kefaletlerinin sona erdirilmesi ihtarını içerir ihtarnamenin 27/12/2024 tarihli olduğu, her ne kadar muteriz kat ihtarnamesine konu edilen kredilerin kendisinin kefil olmadığı yeni bir kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığını iddia etmiş ise de, böyle bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, buna göre talep eden bankanın alacağının muterizin kefaletinin devam ettiği süre içerisinde kullandırılan kredilerden kaynaklandığı ve kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi ve diğer deliller kapsamında vadesi geçmiş para alacağının varlığı ve miktarının yaklaşık olarak ispat edildiği, bu itibarla Mahkemece koşulları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve itirazın reddine dair verilen kararlarda isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden muterizin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muterizin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.