Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin, kooperatif genel kurul kararının iptali talebiyle açılan davanın istinaf incelemesine dair kararı.
Özet: Davacı bir kooperatif ortağı, 17.02.2020 tarihli genel kurul kararlarının ve kendi ihracına yönelik alınan kararın, hisse devri alan yeni üyelerin toplantılara usulüne uygun çağrılmaması, kooperatif ana sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmesi, ayrıca ihraç sürecindeki usulsüzlükler nedeniyle iptalini talep etmektedir; davalı kooperatif ise davacının önceki dönemde şahsi menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğini ve mevcut yönetimin kararlarını engellemeye çalıştığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ./.
KARAR NO : ./.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ././.
NUMARASI : ./. Esas ./. Karar
DAVACI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
.
DAVALI : ...
...
VEKİLİ : Av. ...
[16699-96682-57279] UETS
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ : 28.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28.04.2025
Davacı/Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı kooperatifin, 17.02.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul
toplantısında alınan kararların, kanununa, kooperatif ana sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına aykırı yapıldığını, bu nedenle mutlak butlanla batıl olduğunu ve iptali gerektiğini, davacıdan 14.04.2018 tarihinde hisse devralan
kişilere, 14.05.2018, 25.06.2019 tarihli genel kurulların ve dava konusu edilen 17.02.2020 tarihli genel
kurul çağrısı yapılmaması nedeni ile Genel Kurul Kararlarının iptalinin gerektiğini, 15.04.2018 tarihinde davacının, hisse devir sözleşmeleri ile 14 hissesini devretmiş olduğunu ve ilgili
evrak ve belgeleri 15.04.2018 tarihinde elden kooperatif adresine götürdüğünü, 15 günlük süre
içerisinde yönetimin hisseleri devralan kişilerin üye kayıt işlemlerini yapmaması üzerine, PTT ile
kooperatife bu hususta yazı gönderdiğini, ayrıca Bursa ..Noterliği ... tarih ve . yevmiye
no.lu ihtarnamesi ile hisse devri yaptığı kişilerin ortaklığa kabul edilmesi ve 14.05.2018 tarihinde
yapılacak 2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı hazirun listesine eklenerek gereğinin yapılması
hususunun ihtar edildiğini, işbu ihtarnamenin 03.05.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı
kooperatifin ise halihazırda hisse devralanların üyeliğe kabulü hakkında bir karar vermediğini, Bursa ..Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ./. E. Sayılı ve birleşen ./. E.Sayılı dosyasında
yapılan yargılama sonucu, 2019/1637 K.sayı ve 11.12.2019 tarihli kararı ile “ davanın reddine" karar verildiğini ve
davanın İstinaf incelemesinde olduğunu, hisse devir alanlar tarafından Bursa ..ATM ./. E.Sayılı dosyası ile üyeliklerinin tespiti ile
25.06.2019 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptali talepli davanın derdest olduğunu, hisse devir alanların
hazır bulunmalarına rağmen 14.05.2018 tarihli 2017 Olağan Genel Kurul Toplantısında haziruna
yazılmadıklarını ve oy kullandırılmadığını ve müteakip 25.06.2019 tarihinde yapılan 2018 Olağan Genel
Kurul toplantısına da çağrılmadıklarını, dava konusu edilen 17.02.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı
Olağan Genel Kurul Toplantısına da çağrılmadıklarını ve bu durumun da davalı Kooperatifin, hisse devri
alanların üyelikleri hakkında makul sürede karar almaktan imtina ederek, kötüniyet iradesini ortaya
koyduğunu, Kooperatifler Kanunu’nun 14/2.md. göre, ortaklığın devredilebileceğini ve devralan kişinin
ortaklık niteliklerini taşıması halinde Yönetim Kurulunun bu kişiyi ortaklığa kabul etmek zorunda
olduğunu; davalı Kooperatif yetkililerinin keyfi uygulamaları ile eksik üye ile yapılan toplantılarda
alınan kararların yok hükmünde olacağını, ortak olmayanların Kooperatif organlarına seçilemeyeceğini,
davacının ihracına yönelik genel kurul kararının iptali gerektiğini, davalı Kooperatifin, muaccel hale
gelmiş kooperatif alacağına ilişkin ihtar prosedürünü yerine getirmediğini, 10 günlük ödeme süresi
dolmadan 2.ihtarnameyi keşide ettiklerini, davacının birden fazla payı olması nedeni ile ihraç kararının,
her pay için ayrı ayrı işletilmemesi nedeni ile ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek,
17.02.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurulu’nun iptaline ve bu toplantıda alınan
kararların geçersizliğine; davacının ihracına ilişkin alınan Genel Kurul Kararı’nın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin 2008 yılında yönetimi devraldığını, davacı ...'ün yönetim kurulu
başkanlığı yaptığı 12 yıla ilişkin inceleme yaptıklarında, davacının kooperatif ana sözleşmesine aykırı
olarak, şahsi menfaatleri için çalışıp, müteahhit firma gibi işlemler yaptığını gördüklerini, bu nedenle
saldırgan bir tavırla, yönetimin aldığı her karar karşı çıkarak engellemeye çalıştığını, davacının üye
aidatlarının 3 katına varan aylık almış olduğunu, kayınpederine ait olan arsayı, projesi ile beraber
Kooperatif’e satın aldırdığını, 1163 S.K. 59/6 m.gereğince, yönetim kurulu üyeleri ile personelinin ticari
işlem yasağı olmasına rağmen, davacının projenin sorumlu mimarı olarak kendisini atadığını ve ticari
gelir elde ettiğini, 96 hissenin 72’sini kendi üstüne aldığını; arsanın yarısını, satış bedelinin yarısı tutarı
karşılığında kendisi ve eşi üzerine geçirdiğini, ancak bahsedilen bedelin ödendiğine dair herhangi bir
kayıt bulunmadığını; 1999 depremi sonrasında emsal düşürüldüğü için kooperatif hisselerinin 48’den
32’ye düşürüldüğünü ve hisse edinme hakkının tüm üyelerden eşit şekilde düşürülmesi gerekirken,
hiçbir bedel ödemeksizin, Kooperatifi davacıya borçlandırmak sureti ile ...'e 6 daire alma
hakkı kararı aldırdığını, geçmiş dönemde 9 kişiyi bedel karşılığı üye yapıp, haziruna yazmak sureti ile
kendisinin ibra edilmesini sağlamış olan davacının, huzurdaki dava da ise bu kişilerin üyeliğinin
geçersizliğini savunduğunu, davacının 2002 yılından beri ödeme yapmadığını, 32 hissenin 14’üne sahip
olan ...'ün hiç ödeme yapmaması nedeni ile kooperatifin amacına ulaşamayacağını
düşünen müvekkili yönetiminin, Genel Kurul gündemine arsanın ve inşaatın satılması maddesini koymasını
müteakip, davacının, şahsi menfaatlerine ters düştüğü için, Genel Kurula çok kısa bir süre kala,
davacının 14 hissesinin 13’ünü akraba ve arkadaşlarına devrederek çoğunluk elde etmeye çalıştığını,
haklı sebeplerle yönetimin üyelikleri reddettiğini, davacının bu hususu yargıya taşıdığını ve davanın
reddedildiğini, dosyanın istinafta olduğunu, müvekkili Kooperatifin, davacının ihracına daha öncede karar verdiğini,
ancak sehven ihtar sürelerine uyulmaması nedeni ile ihracın geçerli olmadığını; müteakip, usule uygun
ihraç prosedürünün uygulandığını ve Genel Kurulca, ihraç kararının 10 oya karşı 1 oy ile onandığını ve
neticesinde davacının işbu davayı ikame ettiğini, üye hisse devir evraklarını elden getirdiği iddiasının
asılsız olduğunu, durumdan ilk olarak 03.05.2018 tarihinde tebliğ olan noter vasıtası ile gönderilmiş
ihtarname ile haberdar olduklarını, ancak sözkonusu ihtarnamede üyelere ilişkin hiçbir bilginin
olmadığını, hisse devir aldığı iddia edilen kişilerle yüzyüze görüşme çağrısı kararı aldıklarını, yapılan
çağrılara dönüş olmadığını, ikinci kez çağrı yaptıklarını ve bu çağrıya da dönüş olmadığını,h
isse devri yapıldığı iddia edilen; 12 no.lu Ali İhsan Alamlı, 18 no.lu Ahmet Yılmaz, 22 no.lu Tevfik Kaba , 24 no.lu Nihat Tunca, 25 no.lu Celil Çolak, 26 no.lu Kasım Şükrü Karabulut, 29 no.lu Sebahat Kenar'ın istifalarının, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde 67
no.lu ve 27.05.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile onaylandığını ve yerlerine alınan yeni
üyelerin de onaylandığını, 29.06.2011 tarihinde yapılan Genel Kurul hazirununa davacı
tarafından yazıldıklarını, ancak şimdi bu kişilerin üyeliklerine itiraz eden davacının mükerrer
devir yapmaya çalıştığını, davacının ihracına yönelik kararın, gerekçeli olarak genel kurul tutanağına geçirildiğini, ortağın,
kooperatif ana sözleşmesinde yer alan nedenlerle ve kooperatife olan parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ortaklıktan çıkarılabileceğinin, ana sözleşme ile hükme bağlanmış olduğunu, bu
hususta, davacının muaccel hale gelmiş borçları için Bursa 10.Noterliği 09.07.2019 tarihli 30907
yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davacının ödeme yapmaması üzerine Bursa
10.Noterliği 05.08.2019 tarih ve 34766 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ikinci ihtarın yapıldığını, ihtar
prosedürüne uyulduğunu; sözkonusu ihraç kararının tüm usul, yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak
Yapıldığını ve geçerli olduğunu, olağan genel kurul çağrısının, 30 gün önceden, toplantı yer, saat ve gündemini belirten şekilde
yapıldığını ; aksi hususun tespiti halinde Bakanlık Temsilcisinin toplantıyı
durdurarak bu durumu toplantı tutanağına işleyeceğini; oysa ki böyle bir şeyin olmadığını belirterek;
haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davacının iptal gerekçelerinden olan ; davacının 14 hissesini devrettiği kişilerin genel kurul toplantısına çağrılmaması nedeniyle Genel kurul çağrısının ana sözleşmeye aykırı olarak yapıldığı iddiası yönünden, davacı ...’ün hisselerini devrettiğini bildirdiği Burak Şengül, Canan Gül, Selim Şengül,Sümeyye Alkan, Nermin Şengül, Sevil Sağ, Üzeyir Kurtuluş, Orhan Çetin, Melek Dökmen, Emine Gültekin, Uğur Rica, Sabriye Kavuştu, Erkan Uğur ve İlker Gül’e 11.05.2018 tarihinde taahhütlü mektup gönderilerek üyeliğin devri ile ilgili araştırma yapılacağı belirtilerek adres bilgilerinin bildirilmesi istenildiği, Orhan Çetin, Emine Gültekin, Uğur Rica ve Melek Dökmen’e yapılan gönderiler ulaşmayarak, iade olduğu , Kooperatifler Kanununun 14/3 ve Ana Sözleşmenin 17/2 ve 2 maddeleri gereği devrin bildirilmesi halinde yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonucunda devir alanın ortaklık sıfatını taşıması durumunda devir alanın üyeliğine kabul edileceği düzenlendiği, dosya kapsamında, üyeliği devralmak isteyen kişilerin kooperatif ile irtibata geçmediği, üyeliklerinin kabul edilmediği, bu nedenle toplantıya çağırılmamalarında ve hazirun listesine eklenmemesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, Davacının ortak olmayanların Divan Başkanlığına ve Katip Üyeliğe seçilmiş olmasının divan başkanlığına ilişkin seçimin iptalini gerektireceği ve yine yönetim kurulu üyesi olmak için kooperatif üyesi olmak gerektiğini,bu nedenle Divan Başkanlığına seçilen Şinasi Güneş ve Katip Üyeliğe seçilen Gültekin Tecimen'in katıldığı kararların geçersiz olacağı iddiasında bulunmuş ise de;bu şahısların 2011 yılından beri kooperatif üyesi olduklarından ve bu kararda davacının da imzası olduğundan davacının bu iptal gerekçesi yerinde görülmediği, Genel kurul toplantı yerinin ana sözleşmeye aykırı olarak belirlendiği iddiasının ise, genel kurul toplantısı yapılacak yerin önceden belirlenerek üyelere tebliğ edildiği ve ayrıca davacının toplantı sırasında bu hususta bir itirazda bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu iptal gerekçesi de yerinde görülmediği, Bu nedenlerle davacının genel kurul kararlarının tümünün iptali talebinin reddine karar verildiği, Davacının, davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin itirazlarının incelenmesinde ise; Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü KK 27.maddesinde düzenlendiği, Bu maddeye göre borçluya iki ihtarın gönderilmesi,birinci ihtarda 10 gün,ikinci ihtarda 1 ay süre verilmesi ve ihtarnamalerde borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olması, ödenmesi gereken ana paranın ve işlemiş faizinin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği, Davacının davalı kooperatifte iki üyeliği bulunmakta olup hangi üyelikle ilgili ne miktarda borcunun olduğu belirtilmediği gibi ihraç kararında davacının hangi üyelikten dolayı parasal yükümlülüğünü yerine getirmediği için ihraç kararı verildiği açıkça yazılmadığından alınan ihraç kararının yasaya aykırı olduğu belirtilerek "1-Davanın kısmen kabulüne, davacının genel kurul kurul toplantısının iptali talebinin reddine, 2-17/02/2020 tarihli genel kurul toplantısının 8.maddesi ile davacının üyelikten ihracına ilişkin kararın sadece davacı yönünden iptaline," karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle : Gerekçeli kararda mahkemece Davacının üyelik sayısı “2” olarak belirtilmiş ise de üyelik sayısının “23” olduğunu, aidatlı üyelik sayısının 17 olup, 6 adet anahtar teslim üyeliği bulunduğunu, bu üyeliklerinden 14 tanesini 3. Şahıslara devir sözleşmesi imzalayarak devir ettiğini, ancak davalı kooperatif devir işlemlerini yapmadığını, Üye olarak toplantıya katılması gereken kişiler davet edilmediği için toplantıda alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen 17.02.2020 tarihli genel kurul öncesinde bu kişilerin kayıt işlemlerinin yapılmaması ve bu 14 kişinin genel kurula davet edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece bu husustaki tespit ve gerekçelerin tamamının hukuka aykırı olduğunu, davalı kooperatif tarafından bu kişilerin devir üyeliklerinin kabul edilmediğine dair bir karar da alınmadığını, mahkemece gerekçeli kararda “üyeliklerinin kabul edilmediği” gerekçesinin de hatalı olduğunu, davalı kooperatifin her hangi bir gerekçe ile üyelik devir işlemlerini reddetmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, Hazirun listesinde yer alan üye sayısı , mahkeme kararlarına ve kooperatif kayıtlarına aykırı olduğu için genel kurul kararının hukuka aykırı olduğunu, Gerek toplantı yeter sayısı gerekse de karar yeter sayısı yönünden 23 üyeliğin baz alınmadığını, Toplantı yeter sayısı ve karar sayısının da buna göre belirlenmesi gerektiğini, 17.02.2020 tarihli 2019 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı hazirun listesinde 13 ortağın bulunduğunun görüldüğü, Oysa müvekkili davacının ; 6 adet anahtar teslim üyeliği, 14 adet devir ettiği ancak devir keyfiyeti kooperatif tarafından henüz karara bağlanmayan aidatlı üyeliği ve 3 adet de normal aidatlı üyeliği bulunduğunu, 14 üyelik devir edilen ( aidatlı üyelikler ) kişiler tarafından T.C. Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nin 2020 – 59 E. Sayılı dosyası ile üyelik tespiti dava açıldığını, bu davada muhtemel üyelik tespit kararları geçmişe yönelik olarak etki doğuracağından 17.02.2020 tarihli genel kurul toplantısının mutlak butlanla batıl ve hukuka aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını , 17.02.2020 tarihli genel kurulda alınan tüm kararlarının hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline, Karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kısmen kabul kısmen red kararı verilmişse de; eksik incelemeye dayalı olduğunu, kooperatifçe gönderilen her iki ihtarda ihtarnamelerin içeriğinden de anlaşılacağı üzere her bir üyelik ayrı ayrı maddeler halinde borç miktarı ve ayrıca faizleriyle ayrı ayrı ve şüpheye mahal bırakmayacak, tereddüde düşürmeyecek şekilde düzenlenerek ihtar edildiğini ayrıca ihtar prosedürünün, tebliğ süreleri açısından usule uygun olduğunu, Davacının borcunun tamamını ödemediğini, davacının tüm paylarına ilişkin borcu olup; tereddüte yer verecek herhangi bir işlemin de meydana gelmesinin mümkün olmadığını, borçların ödenmediği takdirde tüm paylar açısından ihraç olunacağı iradesinin tereddüte yer verilmeyecek şekilde ihtar edildiğini, Mahkeme kararının yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu,belirterek kararının kaldırılmasına, Hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın tümden reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, davalı kooperatif ortağı olan davacının kooperatif ortaklığından haksız ihraç edildiğinden ihraç kararı ile kooperatifin 17/02/2020 tarihli genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kooperatif Genel Kurulu kararlarının bozulması ve şartları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde, kararların iptali ise Konut Yapı Kooperatif Ana Sözleşmesinin 38. maddesinde düzenlenmiştir.
Mahkemece Yukarıda açıklanan gerekçe ile 17/02/2020 tarihli Genel Kurulun 8.maddesinde yer alan üyelikten ihraca ilişkin kararın sadece davacı yönünden iptali kararı verilmiştir.
Davacı tarafça mutlak butlanla batıl olduğu ileri sürülen ve iptali talep edilen 17/02/2020 tarihli SS Samanyolu Konut Yapı Kooperatifinin 2019 yılı Genel Kurulunda Davacının hissesini devrettiği 14 kişinin üye olarak genel kurul toplantısına çağrılmayarak oy kullanma haklarının engellendiğini iddia etmiştir. Mahkemece verilen kararda ise ; üyeliği devralmak isteyen kişilerin kooperatif ile irtibata geçmediği, üyeliklerinin kabul edilmediği, bu nedenle toplantıya çağırılmamalarında ve hazirun listesine eklenmemesinde yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak ,sistemden yapılan incelemede ;Davacı tarafından Bursa .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ./. Esas, ./. Karar sayılı dosyasında, 14/05/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurulun iptaline veya yoklukla malul olduğunun tespitini talep edildiği, birleşen Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ./. Esas Sayılı dosyasında ...'ın 12 numaralı kooperatif hissesini, ...'ün 14 numaralı kooperatif hissesini, ..'ün 16 numaralı kooperatif hissesini, ..'ın 17 numaralı kooperatif hissesini, ... 18 numaralı kooperatif hissesini, ... 19 numaralı kooperatif hissesini, ....'un 22 numaralı kooperatif hissesini, ......'nın 24 numaralı kooperatif hissesini, .....'un 25 numaralı kooperatif hissesini, ... 'in 26 numaralı kooperatif hissesini, . ...'ün 30 numaralı kooperatif hissesini, . ....31 numaralı kooperatif hissesini, . ...'nun 32 numaralı kooperatif hissesini tüm hak ve vecibeleri ile davalı kooperatifin ortak paylarını 15/04/2018 tarihli hisse devir sözleşmeleri ile ...'den devir aldıklarını, ileri sürerek davalı kooperatife üyeliklerinin tespitine, 14/05/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurulun iptaline veya yoklukla malul olduğunun tespiti ile toplantıda alınan kararların geçersizliğine karar verilmesi talebiyle dava açtıkları, mahkemece davanın reddine karar verildiği,kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa BAM .. Hukuk Dairesinin ./. E- ./. sayılı kararı ile " birleşen davanın davacılarının üyelik tespit taleplerine ilişkin kooperatif anasözleşmesinin 10/4. maddesindeki koşulları taşıyıp taşımadıkları, hisse devir sözleşmesine konu hisselerin davacı ...'e ait olup olmadığının da tespiti ile tarafların iddia ve delilleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak, ortaklığa engel bir halinin bulunmaması halinde, davacıların ortaklık şartlarını taşıdıklarının ve ortaklık devir işleminin gerçekleştiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, üyeliğinin tespiti taleplerine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması nedeniyle " kararın kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Yine davacıdan hisse alan dava dışı 14 kişinin Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ./... Esas sayılı dosyasında davalı kooperatife üyeliklerinin tespitine ve üyelik devir işlemlerinin kayıt ve tesciline, mutlak butlan ile geçersiz toplantı ve geçersiz toplantıda alınan kararlar nedeni ile 03/03/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurulunun iptaline ve iptali veya yoklukla malul olduğunun tespitini talep ettikleri mahkemece yargılama sonucunda, 2021/535 Karar sayılı kararı ile "davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verildiği, istinaf talebi üzerine Bursa BAM .. Hukuk Dairesinin ./. E-./. Karar sayılı kaldırma kararı ile dosyanın mahkemesine iade edildiği anlaşılmıştır.
Yine Bursa .. Asliye ticaret Mahkemesinin ./. Esas sayılı dosyasında hisse devralan 14 üye davacıların davalı kooperatife üye olduklarının tespiti ile 25/06/2019 tarihinde olağan genel kurulunun iptaline veya yoklukla malül olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettikleri, mahkemece yapılan yargılama ile 27/09/2023 tarihli ./. sayılı kararı ile Davanın ve birleşen davanın kabulüne ; davacıların davalı ... Kooperatifinin ortağı olduklarının tespitine, -Davalı kooperatifin 25/06/2019 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespitine , şeklinde karar verildiği, bu kararın 20/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını iddia eden pay sahipleri, alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde iptal davası açabilirler.
Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü ana sözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir” hükmünü, 2. fıkra ise genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır” hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmündedir ve baştan beri hüküm ifade etmezler. Yargıtay 6. HD. 2023/3321E- 2024/1819 Karar sayılı kararı ).
Somut olayda; 17/02/2020 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısına bilirkişi raporuna göre üye defterinde kayıtlı 13 üyeden; 7 üyenin asaleten, 4 üyenin vekaleten olmak üzere 11 üyenin katılımı ile gerçekleştirildiği, davacının 1.,2.,3.,4.,5.,ve 8. Nolu karara ilişkin itiraz kaydını tutanağa geçirttiği bu kararların 1 red oyuna karşılık 10 kabul oyu ile geçtiği (ibraya ilişkin 4. Ve 5. Maddelerde 1 red oyuna karşılık 7 ve 8 kabul oyu ile karar verildiği ) anlaşılmıştır.
Kooperatif ana sözleşmesinin "Görüşme ve Karar Nisabı" başlıklı 33. Maddesinde; Genel Kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4 nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunmasının şart olduğu, ilk ve müteakip toplantılarda aynı nisabın aranacağı, Genel kurulda kararların ortakların en az 1/4 nün hazır olması şartı ile oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınacağı belirtilmiştir.
Kooperatifler kanunun 53. maddesinin son fıkrasında "Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder" düzenlemesi mevcut olup, buna göre mahkemece Bursa ... Asliye ticaret Mahkemesinin ./. .. sayılı dosyasında hisse devralan 14 üye davacıların davalı kooperatife üye olduklarının tespitine ilişkin dosya ve bu kararla iligili kooperatif üye kayıt defteri, getirtilerek genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinin ana sözleşmenin 33. maddesinde belirtilen toplantı ve karar nisabını etkileyip etkilemeyeceği hususlarıda tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden inceleme yapılmak ve karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
1-Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.12.2021 tarih ./. Esas ./. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için DOSYANIN İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE,
3-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine,
5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirilmesine,
6-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 28/04/2025
...
Başkan
...
E-imza
.
.
Üye
...
E-imza
.
.
Üye
...
E-imza
.
.
Katip
...
E-imza