Yargıtay 9. Ceza Dairesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünü onarken, çocuğun cinsel istismarı suçunda zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verdi.
Özet: Suça sürüklenen çocuk hakkında açılan ve ilk derece mahkemesince beraatle sonuçlanan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma davalarında, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin beraat hükmü hukuka uygun bulunarak onanmış; ancak çocuğun cinsel istismarı suçu bakımından 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine hükmedilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/1297 E.  ,  2026/4898 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/571 E., 2025/364 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Suça sürüklenen çocuğun yaş tahsisine ilişkin herhangi bir temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek incelemenin beraat hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekili ve Katılan Mağdur Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri
Özetle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğine, suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun kuzeni olan mağduru ikametlerinin önünde elinden tutup hemşirecilik oynayacaklarını söyleyerek evin ahırına götürüp üzerindeki kıyafetler ve kendi kıyafetlerini indirip cinsel arzuları tatmin amacı ile cinsel organını mağdurun arkasına sürtmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçlı olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair dosya kapsamında mahkumiyete yeter deliller elde edildiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Yapılan yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
1. Suç tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için lehe olan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d ve 66/2. maddeleri gereği 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini son kesen işlemin 10.03.2015 tarihli bozma öncesi mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten Mahkemenin 09.12.2025 tarihli kararına kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.