Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından istinaf sonrası mahkumiyet hükmünü inceleyerek onadı.
Özet: Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddiyle onanmasının ardından yapılan temyiz incelemesinde; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden hükmün temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından temyiz istemleri reddedilmiş, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden ise yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin doğru değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçeleriyle tüm temyiz istemleri esastan reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
9. Ceza Dairesi         2026/2923 E.  ,  2026/4918 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/309 E., 2026/296 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın atılı suçları işlemediğine, taraflar arasında cinsel ilişki yaşanmadığına, katılan mağdurenin sanığa on sekiz yaşından büyük olduğunu söylediğine, sanığın soruşturma safhasında uyuşturucu madde etkisinde ifade verdiğine, olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin kovuşturma safhasında sanığın kendisine yönelik herhangi bir eylemde bulunmadığını belirttiğine, katılan mağdurenin ailesinin yönlendirmesi ile suç isnadında bulunduğuna, sanığın atılı suçlardan beraaat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması, üst sınırdan hükümler kurulması, zincirleme suç maddesinin tatbik edilmesi ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması ve üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.