Türk Patent ve Marka Kurumunun benzerlik ve karıştırılma ihtimali nedeniyle kısmen reddettiği marka tescil başvurusunun ve itiraz ret kararının iptali davası.
Özet: Davacı, kendi "..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirketlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimali iddiaları üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kısmen reddedilmesi ve bu ret kararına yapılan itirazın da reddedilmesi nedeniyle, söz konusu kararların iptali ve markasının tescili talebiyle mahkemeye başvurmuştur; davalılar ise başvurunun mevcut markalarla benzerlik taşıdığını, karıştırılma ihtimali yaratacağını, haksız menfaat sağlanacağını ve itibar zedelenmesine yol açacağını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/506 Esas - 2026/17

"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/506
KARAR NO : 2026/17
DAVA : Marka ... kararı iptali
DAVA TARİHİ : 06/12/2024
KARAR TARİHİ : 21/01/2026 Yazım Tarihi: 27/01/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 17.03.2015 tarihinde, siyah zemin üzerine ve büyük harflerle, harfler iç içe geçmiş şekilde yazılmış “... ...” ibaresi ile ... 'ne marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuru üzerine davalı ... A.Ş. ve ... San ve Tic A.Ş. , söz konusu başvurunun, siyah zemin üzerine ve büyük harflerle, harfler iç içe geçmiş şekilde yazılmış “... ...” ibareli markanın kendi markalarıyla benzerlik gösterdiği, karıştırılma ihtimali olduğu sebebiyle müvekkil şirket tarafından yapılan marka tescil başvurusuna itiraz ettiğini, her iki davalı şirket tarafından yapılan itiraz sonucu ... ...'nın, 20.12.2023 tarih ve ... Sayılı kararında, "6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi hükmünce müvekkil şirketin yapmış olduğu marka tescil başvurusunun, davalı şirketlerin markası ve kapsamındaki eşyanın benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir." denilerek müvekkil şirketin marka tescil başvurusu kısmen reddedildiğini, ... tarafından verilen kısmen red kararına karşı müvekkili tarafından itiraz edildiği, ... 'nun 14.11.2024 tarihli ve ... sayılı ... ret kararının gerekçesinde, "Yapılan değerlendirme sonucunda işbu “...” ibareli başvur ile ... markaların ilişkilendirilme ihtimalide dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varıldığını, bunun yanı sıra markaların eşya listeleri kapsamında aynı/aynı tür hizmetlerin yer aldığı belirlenmiş,… 6769 Sayılı SMK’nın 6/1. Maddesi hükmü anlamında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve ... tarafından verilen kısmi red kararı isabetli bulunmuştur.” denilerek müvekkilinin itirazının reddedildiğini, dolayısıyla müvekkilinin yapmış olduğu 01.02.2023 tarih ve ... başvuru numaralı "... ... " ibareli marka tescil başvurusunun kısmen reddedilmesine yönelik ... ...'nın, 20.12.2023 tarih ve ... Sayılı kararının ve bu kararın tebliğine müteakip, müvekkilinin itirazı üzerine müvekkili yönünden verilen ... 'nun 14.11.2024 tarihli ve ... sayılı ... ret kararının iptaline, iptal edilmesini müteakip müvekkili şirketin "..." ibaresi ile yapmış olduğu marka tescil başvurusunun, ... nezdinde tesciline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkiline ait “...” markası ile başvurusu düzenlenen “...” ibareli markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalini taşıdığı, bu karıştırılma ihtimalinin müvekkilinin tescilli markasıyla ilişkili olduğu ihtimalini de kapsadığı, keza, tescil başvurusuna konu marka tescil edildiğinde haksız bir yarar sağlanabileceği ve markamızın itibarına zarar verilebileceği hususları sabit olduğundan davacının davasının reddini istemek gerektiğini, markadan beklenen fayda ‘bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamak’ olduğundan; davacının davasının kabulü durumunda, müvekkilin marka ile kanunen himaye edilen hakkının ihlal edileceği tartışmasız olduğunu müvekkiline ait “...” markası ile başvurusu düzenlenen “...” ibareli markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalini taşıdığı, bu karıştırılma ihtimalinin müvekkilinin tescilli markasıyla ilişkili olduğu ihtimalini de kapsadığı, keza, tescil başvurusuna konu marka tescil edildiğinde haksız bir yarar sağlanabileceği ve markamızın itibarına zarar verilebileceği hususları sabit olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi'ne usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmada görevlendirilen vekili ise davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik davalı firmaların mesnet markalarına dayalı itirazı üzerine başvuru kapsamından çıkartılan emtialar dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre taraf markaları arasında iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, itirazın nihai olarak reddi olarak verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 15/11/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 06/12/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun yayınına yapılan itiraz,
1. BAŞVURU SAHİBİ Adına Yapılan İtiraz ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "...", "...", "...", "...", "...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu "..." ibareli başvuru ile itiraza gerekçe "..." ibareli ... markaların, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bunun yanısıra, başvuru ile ... sayılı markaların eşya listeleri kapsamında, aynı/aynı tür hizmetlerin yer aldığı belirlenmiştir. Markaların benzerliği ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile ... sayılı markalar arasında, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve ... tarafından verilen kısmi red kararı isabetli bulunmuştur." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru Markası Davalı İmamoğlu firma Markaları
...
Bilirkişi heyetinden alınan 21/10/2025 tarihli raporda ÖZETLE: "dava konusu mal ve hizmetlerin, itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür / benzer olduğu, taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olduğu, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunduğu, dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu, görüş ve düşüncesinde olduğumuzu" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davacının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davalı firmalara ait yukarıda tabloda gösterilen " ...+ ..., ... ve ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Her iki taraf markasının asli belirleyici unsuru olarak "..." ibaresinin öne çıktığı, diğer yönden davacı başvurusunda olup da kısmen reddedilen mallar/hizmetler ile davalı firmaların mesnet markalarının kapsamındaki emtiaların aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı olduğu bilirkişi raporunda sayfa 9-10 da tablo halinde gösterildiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "... ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının yukarıda tabloda gösterilen " ...+ ..., ... ve ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının yukarıda tabloda gösterilen " ...+ ..., ... ve ... " ibareli tescilli markalı mallarını/hizmetini satın almak/yararlanmak isterken davacının "... ... " ibareli başvuru markalı malları/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceğinden ve taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Neticeden davanın reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin, davalılardan ... firma vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 21/01/2026
Katip ... Hakim ...
E imzalıdır E imzalıdır