Yargıtay, çocuğun nitelikli cinsel istismarı davasında bölge adliye mahkemesinin direnme kararını, taraflara söz hakkı verilmediği usul hatası nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen ve Yargıtayın önceki bozma kararına direnerek mahkumiyet hükmü kuran Bölge Adliye Mahkemesi kararı, cumhuriyet savcısından esas hakkında mütalaa alınmaması ve sanık müdafiine son savunma hakkı verilmemesi gibi 5271 sayılı kanuna aykırı usuli eksiklikler nedeniyle kesin hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilerek bozulmuş, mağdur vekilinin temyiz istemi ise kanuni süresinden sonra yapıldığı için reddedilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/2342 E.  ,  2026/4904 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2146 E., 2025/2356 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
KARAR : Direnme (Mahkumiyet)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçtan beraatine dair hükme ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulüyle sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine yönelik kararının temyiz incelemesinde bozulmasına dair Dairemizin 23.06.2025 tarihli ilamına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
II. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan mağdure vekiline 31.12.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27.01.2026 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2024 tarihli ve 2021/14-224 Esas, 2024/362 Karar sayılı kararında da ayrıntıları açıklandığı üzere; Cumhuriyet savcısı tarafından beyan edilen "...bozma ilamına direnilmesi talep olunur." şeklindeki istemin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilme olanağı bulunmadığı gibi Mahkemece Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulup, hazır bulunan sanık ... müdafiine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 216/1. maddesine aykırı olacak şekilde duruşmada hazır bulunan taraflara söz hakkı verilmeden yargılamaya son verilip hüküm kurulması hukuka kesin aykırılık hali olarak saptanmıştır.
III. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemii Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemileri Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.