Tapu kaydının mahkeme kararıyla iptali sonucu orman vasfına geçen taşınmaz nedeniyle 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca Hazineden talep edilen tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, tapu kaydı mahkeme kararıyla iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmaz sahiplerinin, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca uğradıkları zararın tazmini talebine ilişkin, bozma sonrası yerel mahkemenin davayı kabul etmesi üzerine davalı Hazinenin zamanaşımı, uygun illiyet bağı yokluğu ve hatalı bilirkişi raporu iddialarıyla kararı temyiz etmesini ele almaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/6163 E.  ,  2026/890 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/122 Esas, 2022/152 Karar
KARAR : Ret/Kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... köyü 181 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.06.2016 tarihli ve 2013/470 Esas, 2016/309 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.06.2016 tarihli ve 2013/470 Esas, 2016/309 kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; çekişmeli taşınmazın tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarihte Bakanlar Kurulu kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı çerçevesinde arsa vasfında olup olmadığı yeniden araştırılmalı, taşınmazın bu ilkelere göre arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre tapu iptali ve tescil kararının kesinleştiği tarihteki gerçek değeri tespit edilerek,taşınmazın kısmen veya tamamen kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı, kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediği kesin olarak belirlenerek, davacıların 18.03.2009 tarihi itibarıyla gerçek zararları saptanarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın iki yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, tazminat şartlarının oluşmadığını, uygun illiyet bağının oluşmadığını, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, denetimden uzak bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu ...köyü 181 parselin 1969 yılında tapulama çalışmasında 39700 m² yüzölçümü ve tarla niteliğiyle dava dışı 3. kişiler adına tespit ve tescil edildiği, davacıların satın alma yoluyla taşınmaza malik olduğu, taşınmazın tapu kaydına 28.11.1995 tarihinde "parselin ormanla ilişkisi vardır " şerhi yazıldığı, 01.05.2007 tarihinde ise "orman alanı içerisinde kalmaktadır" yazıldığı, Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucu Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/219 Esas ve 2007/448 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın tapusunun iptaline ve orman vasfı ile tesciline karar verildiği, kararın 18.03.2009 tarihinde kesinleştiği 13.12.2013 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3. Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda zemin bedelini belirlemede esas alınan kuru arazide yetişen buğday, buğday samanı ve kavun ürünlerinin değerlendirme yılı olan 2009 yılı itibarıyla dekar başına asgari ve azami verim miktarını, ayrıntılı üretim giderini (harcama kalemlerini tek tek gösteren) ve kilogram başına toptan satış fiyatını gösteren Eyüp İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden alınan resmi veri cetvellerinin getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve soyut gerekçelerle dava konusu taşınmaza %500 objektif değer artışı uygulanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
6. Asıl dava ile birleştirilen ek dava aynı hukukî nedene dayalı olarak açıldığından, davacılar lehine toplam bedel üzerinden tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.