Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, kötü niyetli olduğu iddia edilen öncelikli markaya benzerlikten reddedilen marka başvurusunun iptali davası inceleniyor.
Özet: Uzun geçmişe sahip davacı şirket, kendi ticari unvanının asli unsuru olan "..." markasının tescil başvurusunun, başka bir firmaya ait "... ..." markasıyla "aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer" olduğu gerekçesiyle reddedilmesi kararının iptalini talep etmektedir; davacı, mevcut markanın kendi markasının kötü niyetli bir kopyası olduğunu iddia ederek bu marka hakkında ayrı bir hükümsüzlük davası açtığını belirtmekte ve ret kararının kaldırılmasını veya bu hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılmasını istemekte, davalı kurum ise ret kararının ilgili kanun maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/538 Esas - 2026/27

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/538
KARAR NO : 2026/27
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 24/12/2024
KARAR TARİHİ : 09/02/2026 Yazım Tarihi : 23/02/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ... önde gelen üreticisi olarak 1954 yılında kurulduğunu, Ağustos 2022'de ... ...'yi satın aldığını, ardından şirket adını ...'den ... ... . olarak değiştirdiğini, ... sayı ile 06.09.2023 başvuru ve 07/04/2023 ( ...) rüçhan tarihli “...” marka başvurusunun ... sayı ile tescilli "... ..." marka başvurusu nedeniyle, re'sen reddedildiğin, redde dayanak gösterilen ... numaralı “... ...” markanın, müvekkilinden sonraki başvuru tarihine sahip de olsa, ilgili tescilin kayıtlı rüçhan tarihi müvekkil rüçhan tarihinden önceye dayandığını, ... tarafından ilgili marka daha önceki tarihli kabul edilmiş ve bu nedenle müvekkilinin markasının re'sen reddine karar verildiğini, “... ...” markası üzerinde müvekkilin gerçek hak sahibi olduğunu ve ticaret unvanın da asli unsurunu oluşturan “...” markasının kötü niyetli bir kopyasından ibaret olduğunu, davaya konu ret kararına dayanak gösterilen ... numaralı “... ...” tescilinin rüçhan şartlarının mevcut olmadığını, ... numaralı “... ...” tesciline karşı rüçhan hakkının iptali ve de tescilin hükümsüzlüğünü talep eden, ... Hukuk Mahkemeleri nezdinde açılan ... esas sayılı hükümsüzlük davasını açıldığını, ilgili markaların farklı görsellere sahip olmaları ve de farklı şekilde oluşturulmuş olmaları nedeniyle “aynı marka olma” kriterine haiz olmadığını belirterek 23.10.2024 ve ... sayılı ... ... kararının iptaline, ... başvuru numaralı "..." markasının yayınlanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise, ... sayılı “... ...” markasına karşı ... Hukuk Mahkemeleri nezdinde açılan ... esas sayılı hükümsüzlük davasının işbu davada bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile mesnet ... sayılı marka arasında SMK 5/1-ç maddesine göre "aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik" olduğu gerekçesiyle davacı başvurusunun ve itirazının reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davacı iddiasında geçen mesnet marka hakkında açılan hükümsüzlük davasının alınan ... kararını ve bu davayı etkileyip etkilemeyeceği, bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 24/10/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 24/12/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "…… yapılan incelemede, işbu başvuru ile reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "... ..." ibareli markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, başvuruya konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir.
Son olarak, başvuru sahibi itirazında, itiraz gerekçesi ... sayılı "... ..." ibareli markanın kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, başvuru sahibi firma söz konusu iddiasını ... sayılı markanın yayınına karşı ileri sürerek itiraz etmemiştir. Ayrıca, Kurum'un tescil edilmiş bir markayı anılan iddiaya dayalı olarak resen veya itiraz üzerine hükümsüz kılma yetkisi bulunmamakta olup, bu kapsamdaki iddiaların, anılan markanın hükümsüzlüğü talebiyle yetkili merciler nezdinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, söz konusu iddia da karara etki eder mahiyette bulunmamış ve işbu itirazın reddi gerekmiştir. İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)
Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. hükmü yer almaktadır.
Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir ( ...).
Davacı başvuru Markası Mesnet Marka
...
Bilirkişiden alınan 28/11/2025 tarihli raporda ÖZETLE: "Davaya konu olan ... sayılı markanın, redde mesnet ... sayılı marka yönünden mevcut olan benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olarak değerlendirileceği, ... kararının incelendiği tarih itibariyle hakkında kesinleşmiş hükümsüzlük kararı bulunmamakta olup markalara ilişkin olarak kurumun hükümsüzlük davasının sonucunu beklemek gibi bir zorunluluğu olmadığından ... Kararına etki etmeyeceği, takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru dosyası, mesnet marka görseli , ... kararı, bilirkişi raporu ve dosya bütünüyle birlikte ele alındığında;
Davacının başvuru markasının "... " şeklinde, mesnet markanın ise " ... " görselini içermesi karşısında esasen yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, zira SMK 4.ncü maddede markanın tanımını " Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir. " şeklinde belirttiğinden davaya konu başvuru markasında belirgin olarak yer alan asli ibare olan ... ibaresinin mesnet markada asli ibare olarak ... şeklinde görüldüğü, mesnet markada ... ve ... ayrı ve alt altta yazılıp başvuru markasından ... büyük diğerleri küçük puntolalarla ama bitişik yazıldığı , başvuru ve mesnet marka görsel farklılık arz ettiği, bu açıdan başvuru ve redde mesnet markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu söylenemeyeceği; sonucuna varılarak mesnet markanın SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak ret sebebi oluşturmayacağı , başvuru ve mesnet markadaki var olabilecek iltibas düzeyindeki benzerliğin ise nisbi red sebebi sayılıp yayıma itiraz üzerine ele alınması gerektiği, aksi yönde verilen ... kararı hatalı olduğundan ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) davanın kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının İPTALİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60TL'nin düşümü ile bakiye 304,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı; 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 125,00-TL tebligat ücreti, 427,60-TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 7.552,60-TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine
Dair verilen karar davacı vekilleri ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/02/2026
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza