Kardeşin teşvikiyle meydana gelen nitelikli cinsel saldırı suçunda Yargıtay 9. Ceza Dairesi, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hatalı değerlendirme ve kanun maddesi uygulaması gerekçeleriyle bozdu.
Özet: Yargıtay, nitelikli cinsel saldırı suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini onayan bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Yargıtay, sanıkların eylemlerinin cinsel saldırı suçunu oluşturduğunu belirtmesine rağmen, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesinin hatalı olduğuna hükmetmiştir. Bozma nedeni olarak, eylemlerin birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda uygulanması gereken artırım maddesinin (TCK 102/3-d) yanlış gösterilmesi (102/3-a olarak), ayrıca bir sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde farklı bir artırım maddesinin (TCK 102/3-c) uygulanması gibi hukuka aykırılıklar gösterilmiştir. Bu sebeple dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/1767 E.  ,  2026/4891 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1700 E., 2025/1739 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Karabük 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Özetle, şikayetçi ve tanığın çelişkili beyanlarda bulunduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Özetle, şikayetçinin anlatımı ile kati hekim raporunun birbirleri çeliştiğine ve raporun mağdur anlatımları ile doğrulamadığına, savunma hakkının ihlal edildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, sanıkların savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların olay günü mağdurenin ikametine gelerek, mağdurenin kardeşi sanık ...'ın diğer sanık ...'a hitaben al artık kardeşim senindir dediği, sonrasında mağdureye dönerek ... bana çakmak gazı aldı onunla birlikte olacaksın dediği, bunun üzerine sanık ...'ın, mağdureye saldırarak boynundan öpmeye çalışıp, yere yatırdığı, mağdurenin, bir fırsatını bulurak sanık ...'ın elinden kurtulup tanık ...'i aradığı, sanığın eylemlerine devam etmesi üzerine tanık ...'in olay yerine gelerek ...'ı, uzaklaştırması üzerine mağdurenin polisi aradığı anlaşıldığından, mevcut haliyle sanıkların sübuta eren eylemlerinin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması karşısında söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Kabule göre de;
1. Sanıklar hakkında eylemlerini birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirmeleri nedeniyle uygulanacak olan artırım maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/3-d olarak gösterilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 102/3-a maddesi olarak gösterilmesi,
2. Sanık ... hakkında koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 102/3-c maddesinin tatbik edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Karabük 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.