Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış marka ve karıştırılma ihtimali iddiasıyla marka tescil kararı iptali ve hükümsüzlük talepli davayı hükme bağladı.
Özet: Hızlı tüketim sektöründe 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren davacı şirket, tanınmış "..." ibareli markaları ile davalı şirketin başvurusu "..." ibareli markasının tüketicide karıştırılma ihtimali oluşturduğunu ve markalarının tanınmışlığı sebebiyle haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 ve 6/5 maddeleri uyarınca başvurunun tescil kararının iptalini ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğünü talep ederken; davalı şirket ise kendi markasının özgün ve ayırt edici olduğunu, taraflar arasında mal ve hizmet benzerliği bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/56 Esas - 2026/39
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/56KARAR NO : 2026/39DAVA : Marka ... kararı iptali - HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 06/02/2025KARAR TARİHİ : 16/02/2026 Yazım Tarihi: 03/03/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı şirketin, 30 yıl aşkın süredir hızlı tüketim sektöründe, ev bakımı, hijyen ve temizlik kategorilerinde dünya çağında hizmet verdikleri, Davacı şirket, ... markalarını tüketiciyle buluşturduğu, ... ve ... markaların davacı şirket adına uzun yıllardır ... nezdinde tescilli olduğu, Davacı şirkete ait ... markasının 1987 yılında pazara giriş yaptığı, Davalı şirketin marka başvurusu yaptığı ... sayılı “...” markasının davacı şirkete ait “...” ibareli seri markaları ile SMK madde 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davacı şirket markalarının tanınmış marka olduğu, Davalı şirket marka başvurusunun tüketici algısında davacı şirketin markaları ile özdeşleştirileceği, seri marka gibi algılanacağı, Tüketici nezdinde “...” markası denildiğinde dava şirket markasının tanınırlığı sebebi ile davacı şirketin akla geleceği, Davacı şirketin markalarının tanınmış markalarına dayanılarak birçok markanın marka başvurularının reddedildiği, Dolayısıyla, ... sayılı ... kararının iptali ile ... sayılı “... ” ibareli markanın dava devam ederken tesciline karar verilmesi halinde hükümsüzlüğü ve sicilden terkinin gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalı ... Şirketi’nin cevap dilekçesinde yer alan iddia ve savunmaları; Davalı şirketin, ...’nün izleme ve denetime tabi olmak üzere 2 Şubat 2021 itibariyle, karşılığı nakit olmayan ... düzenlenmesine ilişkin iş ve hizmetleri 10 yıl süreyle yerine getirmek üzere yetkilendirildiğini, Davacı markası olan “...”nun davalı şirkete ait “...” ibareli marka ile benzerliğinin bulunmadığı, Davalı markasının özgün ve ayırt edici olduğu, Davacı markası “...” ile davalı markası “...” markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunmadığı, Davacı yana ait “...” markasının jenerik hale geldiği, Davacı markası ile davalı markasının faaliyet alanlarının çakışmadığı, Davacı şirketin, eldeki davayı kötü niyetle ikame ettiğini, Dolayısı ile davanın reddinin gerektiğini davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 11/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 06/02/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "Dava konusu 11/12/2024 tarih, ... sayılı ... kararı içeriğinde “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun.... sayılı "... ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların benzerlik düzeyi ve markalar kapsamında yer alan mallar/hizmetlerin benzerlik durumu birlikte değerlendirildiğinde, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddeleri hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir...” şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları...+... ... (...) ve diğerleri Bilirkişi heyetinden alınan 24/11/2025 havale tarihli raporda ÖZETLE: "Davacının itiraza mesnet markaları ile dava konusu mal ve hizmet sınıflarından salt 35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. ‘nin davacı şirketin itiraza mesnet olarak gösterdiği markalarından ... sayılı “...” ibareli markanın tescilli olduğu sınıflardan 35. Sınıf ile AYNI/BENZER olduğu, Davacıya ait diğer markalar ile dava konusu marka arasında mal ve hizmet benzerliğinin BULUNMADIĞI, Markalar arasında görsel ve kavramsal olarak iltibasa yol açacak bir benzerlik bulunmadığı, İşitsel benzerliğin tüketici kitlesi ve görsel/kavramsal farklılaşma dikkate alındığında karıştırılma ihtimaline neden olmayacağı, Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin davacı markasının tanınmış olduğunu ispat etmeye yeterli ve elverişli olmadığı, mevcut dosya durumu itibari ile davacı markasının tanınmış marka olduğu yönünde kesin kanaat bildirmenin mümkün olmadığı, ." şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... (...) ve diğerleri " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;Diğer yönden davacının sadece (...) sayılı markası açısından emtia benzerliği olup diğerlerinde oluşmadığı;Davalı başvurusundaki ... unsuru da önemli derecede başvuru markasına ayırt edicilik sağladığı,İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtia benzerliği olan hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... (...) " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının emtia benzerliği olan " ... (...) " ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+... " ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Yukarıda açıklandığı üzere davacının (...) sayılı markası dışındakiler açısından ise emtia benzerliği gerçekleşmediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 16/02/2026 Katip ... Hakim ...E imzalıdır E imzalıdır