Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda sanığın etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının, yargılama sürecindeki usuli işlemler ve delillerin hukuka uygunluğu tespit edilmiş olmasına rağmen, sanığın 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası kendiliğinden kolluk birimine giderek örgüt ve mensupları hakkında etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi karşısında 5237 sayılı Kanunun 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyete hükmedilmesinin kanuna aykırı bulunması sebebiyle, sanık müdafiinin temyiz istemi doğrultusunda hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/7077 E.  ,  2026/2263 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/64 E., 2021/1483 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/304 E., 2020/508 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9.maddeleri uyarınca sanığın mahkumiyetine yönelik istinafbaşvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Sanığın, 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü sonrası 21.07.2016 ve takip eden günlerde kendisi hakkında ihbarda bulunarak bir kısım bilgiler paylaştığı ve dosya içerisinde yer alan 10.12.2019 tarihli yakalama ve teslim tutanağına göre kendiliğinden kolluk birimine giderek soruşturma aşamasından itiraben etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.