Danıştay 13. Daire, 2577 sayılı kanunun 46. maddesi kapsamında temyiz edilebilirliği tartışılan, elektrik piyasası önlisans başvurularının elektronik ortamda yapılmaması nedeniyle reddedilmesine ilişkin bölge idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, elektronik başvuru sisteminin kapalı olması nedeniyle fiziki olarak yapılan önlisans başvurusunun bir düzenleyici kurum tarafından usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle işleme alınmayarak iade edilmesi üzerine açılan davanın, bölge idare mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz yoluyla Danıştaya getirilmesinin, İdari Yargılama Usulü Kanununun belirli maddelerinde sayılan ve temyize açık olan istisnai haller kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini incelemektedir; zira temyiz kanun yolu istisnai olup, ancak kanunda belirtilen belli başlı uyuşmazlık türleri veya parasal sınırları aşan davalarda mümkündür ve dosya, temyiz talebinin incelenmeksizin reddi gerektiği yönünde bir ön görüşle birlikte değerlendirilmektedir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2025/311 E.  ,  2025/910 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/311
Karar No:2025/910
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Elektrik Üretim Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... b) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.
...
e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
...
n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan düzenlemelere göre, ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır. Başka bir anlatımla, mahkeme kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması esas, temyiz yoluna başvurulması ise istisnaidir.
Dosyanın incelenmesinden, 28/09/2023 tarih ve 12110 sayılı Kurul kararıyla Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. ve 24. maddeleri uyarınca depolamalı elektrik üretim tesisi kapsamındaki önlisans başvuruları ile lisans tadili başvurularının karar tarihi itibarıyla durdurulmasına karar verildiği ve elektronik ortamda başvuruların yapıldığı EPDK Başvuru Sisteminin kapatıldığı, davacı şirket tarafından elektronik başvuru sisteminin kapalı olması nedeniyle fiziki olarak sunulan ve 04/10/2023 tarihinde davalı idare kaydına alınan dilekçeyle güneş enerjisine dayalı depolamalı elektrik üretim tesisi kurmak amacıyla önlisans başvurusunda bulunulduğu, anılan başvurunun incelenmesi neticesinde önlisans başvurularının EPDK Başvuru Sistemi üzerinden yapılması gerektiğinden bahisle elektronik ortamda yapılmayan başvuruya ait evrakla ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediğinin ve başvuru evrakının yazı ekinde iade edildiğinin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı işlemiyle davacıya bildirildiği, bunun üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, davacı şirket tarafından elektronik ortamda yapılmayan önlisans başvurusuna ait evrakının herhangi bir işlem tesis edilmeden iadesine ilişkin Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği; başka bir anlatımla, Daire Başkanlığınca tesis edilen dava konusu işlemin düzenleyici ve denetleyici Kurul tarafından alınan karar niteliğinde olmadığı gibi iki yüz yetmiş bin Türk Lirasını aşan idari işlemlere ilişkin de olmadığı, ayrıca başvuru evrakının incelenmeden iade edilmesi ve elektronik başvuru sisteminin açılması sonrasında yeniden başvuru yapılabilecek olması nedeniyle belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlerden de olmadığı dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin incelenme imkanı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Bölge İdare Mahkemesince, kesin olarak verilmesi gereken karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek, davacının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle temyiz başvuru ve karar harçları toplamı olan ...-TL'nin istemi halinde davacıya iadesine; posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkemece ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.