Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, yeni HTS kayıtlarının değerlendirilmemesi ve tanık dinleme usulü ihlalleri nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, Yargıtay, hükümden sonra dosyaya giren HTS kayıtlarının sanık ve müdafiine duruşmada okunmaması, diyeceklerinin sorulmaması ve gerektiğinde ilgili kişilerin tanık sıfatıyla dinlenmemesi ile mahkumiyete esas tanıkların doğrudan aleni duruşmada veya SEGBİS aracılığıyla dinlenmeyip sadece ifade metinlerinin okunması suretiyle hüküm verilmesini hukuka aykırı bularak, sanığın savunma ve adil yargılanma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/9612 E.  ,  2026/2527 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1639 E., 2021/1020 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/496 E., 2019/353 K
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Hükümden sonra dosyaya gelen, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2023 tarihli yazısı ve ekinde gönderilen HTS kayıtları inceleme ve tespit tutanağının 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve gerektiğinde sanıkla ardışık aranan kişilerin bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar ....ve ... K.'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.