Kooperatif üyesinin, yöneticilerin sahte evraklarla usulsüz gayrimenkul satışı ve görev kötüye kullanımından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini talepli davası.
Özet: Bir kooperatif üyesi olan davacı, eski yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri aleyhine, kooperatife ait gayrimenkullerin olağanüstü genel kurulda usulsüz ve sahte imzalarla satılması sonucu hem kooperatifin hem de kendisinin maddi ve manevi zarara uğratıldığı iddiasıyla tazminat davası açmıştır; davalıların bir kısmının zimmet suçundan mahkumiyet aldığını belirten davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak zararlarının yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ederken, davalılar ise davanın usulden reddini, esas yönünden mesnetsiz olduğunu ve kendilerinin ceza yargılamasında beraat ettiklerini veya zaman aşımı nedeniyle dosyanın düştüğünü savunarak sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmektedir.

T.C.
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/428 EsasKARAR NO : 2026/664DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 08/06/2023KARAR TARİHİ : 15/09/2026Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı dava dilekçesinde özetle; Antalya Ticaret Sicili Memurluğunun ... sicil numarası ile kurulan, ... ... nin ... numaralı üyesi olarak kooperatife üye olduğunu, üyelik yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini, Kooperatif adına ... ... köyü hudutlarında ... m2 miktarlı ... ada ... parsel sayılı gayrimenkul satın alındığını, davalılar kooperatif yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın yönetiminde iken denetim kurulunda ..., ..., ... ve ...'ın bulunduğu esnada ... tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan karar ile ...,... ve ... no'lu parseller dava dışı üçüncü şahıs ... ... isimli kişiye,... parsel ... ...'e,... parsel de ... ... isimli kişiye ... tarihinde satarak devrettiklerini gayrımenkulün satılmasına karar verilen ... tarihli olağanüstü genel kurulun toplantı yeter sayısı kadar üyenin toplanması engellenerek, bir kısım üyeler adına sahte imzalarla vekaleten katılmış gösterilerek yapılmış, dolayısıyla kooperatifin amacını gerçekleştirmek üzere alınan gayrimenkulün usülsüz olarak satışı sonucu kooperatif ve üye olarak. gayrı menkuldeki hakkımız da fiilen ortadan kaldırılarak zarara uğratılmış bulunduklarını davalılarla ilgili Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen .../... Esas .../... Karar sayılı kararla, davalılar zimmete para geçirmekten mahkum olduklarını Kararın Yargıtaydan geçerek onaylandığını davalıların sahte evraklarla toplanan ... tarihli genel kurulda gayrimenkulün elden çıkarılmasının sağlandığını, bu süreçte ne kooperatif denetim kurulu üyeleri, nede ticaret il müdürlüğü gerekli denetimleri yapmadıklarını, dolayısıyla genel olarak kooperatifi, özelde de üyeleri zarara uğratan satış işleminin gerçekleşmesi sağlandığını, bu itibarla uğradığımız zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılar ... ve ...in denetim görevini yapmamak nedeniyle ceza davasında sorumlu tutulmamaları, suç için öngörülen zaman aşımı nedeniyle olduğu, bu hususun davalıların hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmadığını, davalılar ..., ... ve ...'ın yöneticilik ve deneticilik görevlerini kötüye kullandıklarını bu nedenle kooperatifi ve üyelerinin zarara uğradıklarını fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik ... TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini, bir ev sahibi olma hayaliyle üye olduğu ve tüm mükellefiyetlerini yerine getirdiğim kooperatif üyeliği hakkı olan gayrimenkulü sahte evraklarla satarak kooperatifin yedinden çıkarılması nedeniyle maruz kaldığı sıkıntı üzüntü ve sarfetmek zorunda kaldığı çabaları nedeniyle ... TL manevi tazminatin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik ... TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... TL manevi tazminatin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddini, Usulden ret talebi kabul edilmeyecek olması halinde, Mahkemece öncelikle usulü işlemlere ilişkin karar verilmeden önce davaya konu taşınmazın güncel değerinin belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini, Antalya ...Noterliğine yazı yazılarak müvekkili ...”ın da imzası bulunan ... tarih ve ... sayılı “Düzenleme Şeklindeki Vekaletname” ile, ... tarih ve ... sayılı vekaletin müstenidatlarının istenilmesini, Tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... tapulamasının ...-...-...-...-...-...-... ve ... parsel nolu arsaların satış dayanağı olan vekaletname ve eklerinin istenilmesini, Antalya Ticaret Sicili Memurluğuna müzekkere yazılarak ... tarihli olağanüstü genel kurula müvekkili ...'ın çağrılıp çağrılmadığının, katılıp katılmadığının, oylamada bulunup bulunmadığının haziran cetvelinin istenilerek araştırılma yapılmasını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; vekil edeninin Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı yargılamasında suçsuzluğu kanıtlandığını yapılan yargılama sonucunda vekil edenine yöneltilen denetim görevini yerine getirmemek suçu ve eşitlik ilkesine aykırı davranmak sureti ile görevi kötüye kullanma suçundan zaman aşımı sebebiyle hakkında ki yargılamanın düştüğünü, yine üzerine atılı zimmet suçundan da beraat ettiğini, vekil edeninin yapılan ceza yargılamasında beraat ettiğini ve suçsuzluğunun ispatlandığını, tazminata ilişkin bağını kanıtlayacak bir sebep bulunmadığını, açıklanan tüm bu nedenler ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle, öncelikle vekil edenine açılan işbu davanın usul eksikliği yönünden ele alınarak usulden reddine karar verilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin beyanlar dikkate alınarak esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davasına konu olay nedeniyle bütün dava, hak ve taleplerinin zaman aşımına uğradığını Kanuni süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunduklarını ve davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, ... ... Kooperatifine ait taşınmazların, usulüne uygun genel kurul kararı ile bedelleri mukabili satıldığını, müvekkillerinin şahsi sorumluluklarından bahsedilemeyeceğini, söz konusu genel kurul kararının iptaline dair herhangi bir yargı kararının mevcut olmadığını, bu sebeple, dava kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden de reddini talep ettiklerini, davanın görev yönünden de yanlış Mahkemede açıldığını eldeki davada görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca dava şartı olan arabuluculuk sürecinin de tamamlanmadığını, davacının iddiasının aksine, Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmediğini, usul eksiklikleri nedeniyle esas mahkemesine iade edildiğini, dosyanın halen, bu eksikliklerin giderilmesi için Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinde olduğunu davanın her müvekkili yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayıldığından işbu davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mevcut durumda görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aynı zamanda işbu dava bir ticari dava olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A. Maddesi gereği kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, dolayısıyla davacının arabuluculuk dava şartını da yerine getirmediğini Hukuk Muhakemeleri Kanunu 115. Maddeye göre dava şartı noksanlığını tespit edildiğinde davanın usulden red kararı verilerek reddedilmesi gerektiğini, somut durumda iddiaları kabul manasına gelmemekle birlikte davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı yargılamasında suçsuzluğunun kanıtlandığını, yapılan yargılama sonucunda müvekkiline yöneltilen denetim görevini yerine getirmemek suçunun zaman aşımı sebebiyle hakkındaki yargılamanın düştüğünü, tazminata sebep oluşturacak mevcut bir bağ kalmadığını, öncelikle müvekkiline açılan işbu davanın usul eksikliği yönünden ele alınarak usulden reddine karar verilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin beyanlar dikkate alınarak esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki dava Kooperatif üyesince Kooperatif üyelerine açılan bir uyuşmazlığa ilişkin olup Borçlar Kanunu gereğince zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, davacı tarafın ... yılında yaptığı ödemeye dayanarak ... ... Kooperatifine üye olduğunu, kendisine ait yerin ... yılında satıldığından bahisle dava açtığını, dolayısıyla davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, Mahkemece bu tarihin dikkate alınmaması halinde de davacının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasına ... tarihinde müdahil olduğunu, yani öğrenme tarihi olarak bu tarih dahi dikkate alınsa davacının davası zamanaşımına uğradığını, yine müvekkilin yargılandığı Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasından da davacı tarafın bilgi sahibi olduğunu, TTK.nun 341. maddesi hükmüne göre, eski yönetim kurulu üyelerine karşı, kooperatifi zarara uğratma nedeni ile bu meblağın tazminine yönelik davanın açılabilmesi için, genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiğini, Kooperatif evraklar üzerinde oynama ve sahtecilikler yapılmak suretiyle kooperatife ait arsaların satıldığı ve bedellerinin ...”a verildiği konusunda müvekkilinin kuvvetli şüpheleri olduğunu, kendisinin de bu konuda ekte sundukları Mahkeme kararından görüleceği üzere zimmet suçundan ceza aldığını, öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin beyanları dikkate alınarak esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir. DAVA : Dava, kooperatifin eski yönetim kurulu/ denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine dosya tevzi işlemleri yapılarak mahkememize tevzi olmuştur.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A. maddesi şöyledir; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir."7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2023 tarih 2023/3342E. 2023/2951K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2024 tarih 2024/507E. 2024/1095K. sayılı kararı).İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2020 tarih 2020/285E. 2020/514K. sayılı kararında; "... Somut olayda davaya konu uyuşmazlık, kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkin olup ticari dava niteliğindedir. Uyuşmazlık konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, davanın da ... tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A, fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açıldığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Bu nedenle, yukarıda yer verilen yasal mevzuat ve açıklamalara göre davacı tarafından, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşılan ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığa ilişkin olarak açılan tazminat davasının dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi ile... " denilmiştir.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2022 tarih 2022/795E. 2022/896K. sayılı kararında; "... Davanın açıldığı tarih olan ... tarihi itibariyle ticari davalarda arabuluculuk dava şartı niteliğinde olup, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olduğu davacının da kabulündedir. Davacı taraf her ne kadar görevli mahkemede yanılgıya düşerek başta Asliye Hukuk Mahkemesi olarak işbu davayı açtıklarından arabuluculuk dava şartını yerine getirmediklerini, mahkemece süre verilmesi gerekirken süre verilmeden davanın reddinin usul ekonomisine uygun olmadığını, nitekim arabuluculuk son tutanağını istinaf dilekçeleri ekinde sunduklarını beyan etmişse de, bu itiraz yerinde görülmemiştir. Zira; 6102 S.TTK 5/A maddesinde, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Yine 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinde; "(2)....Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı değildir (Bu yönde bknz. Yargıtay HGK 2017/10-2695 E.-2020/587 K., Yargıtay 6. HD 2021/2976 E.-2022/1249 K)..." denilmiştir.Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 12/11/2021 tarih 2020/2E. 2021/3K. sayılı kararı gereğince kooperatif tacir sayılır.Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/02/2014 tarih 2013/385E. 2014/100K. sayılı kararı).Davamıza gelince; davacı, kooperatifin eski yönetim kurulu/ denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğuna dayalı tazminat istemi ile dava açmıştır. Dava, ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine dosya tevzi işlemleri yapılarak mahkememize tevzi olmuştur. Davaya konu konu uyuşmazlık, kooperatifin eski yönetim/ denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkin olup ticari dava niteliktedir. Dava tarihi itibari tazminat istemli davada, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartıdır. Davacı vekili açıkça ... tarihli dilekçesinde davanın ticari dava olmadığı ve arabulucuğun dava şartı olmadığını ileri sürmüştür. 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1. Davanın 6100 sayılı HMK nun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına,4. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 330. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2. ve 3/2. maddesi gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit oranda davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e verilmesine,6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine,Dair, Davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, Davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı , diğer tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK.'nun 341/1-a, 342 ve 345. maddeleri gereğince Mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile, ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026Başkan ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır