Yargıtay, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddedilmesini hukuka aykırı bularak bölge adliye mahkemesi kararını, sanık ve mağdurenin evlilik beyanları ve şikayetsizlik nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna dönüşme ihtimali sebebiyle bozdu.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlamasıyla yargılanan sanığın ilk derece mahkemesince beraat etmesi ve bu kararın istinaf mahkemesince onanması üzerine, katılan bakanlığın temyiz başvurusu değerlendirilerek, sanık ile mağdurenin evlenip cinsel ilişkiye girdikleri ve mağdurenin şikayetçi olmadığı beyanları doğrultusunda eylemin şikayete tabi reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturabileceği, dolayısıyla sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorulması gerektiği gerekçesiyle istinaf mahkemesinin kararı bozulmuş ve dosya yeniden yargılanmak üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2022/7364 E.  ,  2026/4951 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/33 E., 2021/43 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında mağdure ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girmek suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın atılı suçtan üst hadden cezalandırılmasına, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın mağdure ile 14.07.2018 tarihinden döt ay önce evlendiklerini ve cinsel ilişkiye girdiklerine dair beyanı, mağdurenin de bu beyanları doğrulaması ve tüm dosya kapsamına göre; mevcut haliyle sübuta eren cinsel ilişkiye girme eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104. maddesinde düzenlenip, şikayet üzerine takip edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin sanıktan şikayetçi olmadığı anlaşıldığından, aynı Kanun'un 73/6. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorulduktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esasta reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.