Kamulaştırmasız el atılan ve su altında kalarak tarım yapılamaz hale gelen taşınmazların bedelinin tahsiline ilişkin davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmaz maliki, koruma alanı içinde kalan arazilerinin idari işlemler sonucu su altında kalarak kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle kamulaştırmasız el atma bedeli talep etmiş; ilk derece mahkemesi iki kez davayı kabul etmiş, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, ilk kararı bir kez bozarak dosyayı geri göndermiş ancak ikinci kararında davalı idarenin istinafını esastan reddederek ilk derece mahkemesinin kabul kararını onamıştır. Bu karara karşı davalı idare temyiz yoluna gitmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11664 E.  ,  2026/899 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/227 Esas, 2024/998 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/51 Esas, 2023/367 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dosyalarda dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin, ...köyü 3435, 3425, 3473, 33 62... parsel sayılı taşınmazların tamamının maliki olduğunu, söz konusu taşınmazların ...Sazlığı tabiatı koruma alanı, ... alanı ve birinci derecede doğal sit alanı içerisinde kaldığını, ...Parkı Uzun....Planı ve ... Alanı Yönetim Planı 2008 yılı Mart ayında uygulamaya konulduğunu, alana su girişinin sağlanması için sazlığı besleyen kanallardaki bentler kaldırıldığını, kuşaklama kanalı ... ve Çayırözü Pınarlarının kuzeyinden kapatılarak, ... ve ... pınarları ovada bırakılarak ...Gölüne ulaşmasını sağlamak için kuşaklama kanalı bazı noktalardan kapatılarak arazilerin sular altında kaldığını, taşınmazların kullanılamaz durumda olduğunu ileri sürerek oluşan zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili asıl ve birleştirilen dosyalarda cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık bakımından görevli yargı yolunun idari yargı yolu olduğu halde Develi 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vermediğini, hak düşürücü ve zaman aşımı süreleri yönünden yaptıkları itirazları mahkemenin dikkate almadığını, davaya konu ...Sazlığındaki sulama projelerinin DSİ tarafından yapılmakta olduğundan bu davaya DSİ'nin de dahil edilmesi gerektiğini, davanın esasına ilişkin itirazlarında ise;davalı kurumun davaya konu taşınmazların su altında kalmasına, topraklarının çoraklaşması ve tuz oranının aşırı şekilde artarak tarım yapılamayacak hâle gelmesine yol açacak herhangi bir faaliyeti olmadığını, bilirkişi raporlarının da gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporlarına ilişkin yapmış oldukları itirazlarında mahkemece yerinde görülmediğini, burada esas olan verim kaybının ortaya konulması değil, bölgeye getirildiği iddia edilen suyun toprak yapısında ne gibi bir değişiklik yaptığının ortaya konulması gerektiğini, yine verimli bir şekilde ne zaman tarım yapıldığının da tespitinin yapılması gerektiğini, davacıya ait parsellerin içinde yer aldığı ...Parkı 2006 yılında... Park Statüsüne alınmış 2008 yılında da uzun devreli gelişme programı uygulanmaya başladığını, bölgeye dışarıdan getirilen suyun ...Park ilan edilmeden önce mi sonra mı getirildiğinin ve 2006 yılından önce verimli şekilde tarım yapılıp yapılamadığının tespit edilerek ona göre karar verilmesi gerektiğini, davaya konu alan... Park ilan edildiğinde zaten tarım yapılamayan verimsiz topraklardan oluştuğunu, bu husus da mahkeme tarafından yeterince araştırılmadan karar verildiğini, davaya konu parsellerin de içerisinde bulunduğu ...Parkındaki su ile ilgili faaliyetleri DSİ yürütüldüğünü, bu durumda davanın görüldüğü dönemde yerel Mahkeme tarafından DSİ'ye bir müzekkere yazılarak buraya ne zaman dışarıdan su verilmeye başlandığının, kuşaklama kanalının kapatıldığı iddiasının doğru olup olmadığının, kapatıldı ise hangi amaçla ve hangi noktalardan kapatıldığının, ... ve çayırözü pınarlarının akış yönünün değiştirilip değiştirilmediğinin, değiştirildi ise hangi amaçla değiştirildiğinin ve bu faaliyetlerin ne zaman yapıldığının ve yine bu faaliyetlerden dolayı tarımın etkilenip etkilenmediğinin öğrenilmesi ve ona göre karar verilmesi daha doğru ve yerinde olacağını, fakat Mahkeme tarafından bu hususlara dikkat edilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından, Dairelerince verilen kaldırma kararı çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, kaldırma kararının gereklerinin yerine getirildiği ve taşınmazlar başında yeniden yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi heyeti raporuna göre; dava konusu taşınmazların, ...Sazlığı ... alanında kaldığı, ...Gölündeki sulak alanların kurumaması amacıyla sulama barajlarından bırakılan suların dava konusu taşınmazlardaki taban suyunu artırdığı, taşınmazın dönemsel olarak sular altında kalmasına sebep olduğu ve toprakta tuzlaşmayı artırdığı, taşınmazın sular altında kaldığı dönemlerde tarım yapılmasının mümkün olmayacağı, suların çekilmesinin ise zaman alacak olması nedeniyle ekimin en erken haziran ayında yapılabileceği ve bu durumun da verim potansiyelini düşüreceği, bu sebeplerle de tarımsal faaliyetin sınırlandığı, arazilerin ıslahının ekonomik olmayacağı anlaşılmış olmakla ve istinafa gelenin davalı olması nazara alınarak davalı tarafın istinaf sebepleri çerçevesinde ve bu sebeplerle sınırlı olarak dairemizce yapılan değerlendirme neticesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazların davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.