Danıştay 5. Daire, 667 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarma işleminin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi talebiyle açılan davada istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı temyizen incelemektedir.
Özet: Davalı idare, 667 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının işe iadesi ve parasal haklarının ödenmesi yönündeki idare mahkemesi kararını onayan bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusu yaparak, davanın idari yargıda değil iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, idarenin personelin durumunu değerlendirmede geniş takdir yetkisi bulunduğunu ve davacının devlete sadakat borcunu yerine getirmediğini savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/10456Karar No : 2025/10160 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Ajansı Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davacı): ... Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1(g) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu'nun 31/10/2016 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 28/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E..., K:...sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2023 tarih ve E:2020/2468, K:2023/19287 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 28/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Usul yönünden davanın idari yargıda değil görevli ve yetkili İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, esas yönünden, davacının atamaya yetkili organ olan Yönetim Kurulunun 26/07/2016 tarihli onayıyla mevzuata uygun şekilde kamu görevinden çıkarıldığı, idareye personelin durumunun değerlendirilmesi hususunda geniş takdir yetkisi tanındığı, davacının kamu görevlisi olarak devlete karşı olan sadakat borcunu yerine getirmediği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddia edilmektedir.Davacının Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi:...Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü;Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." kuralına, 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.” kuralına, 5. fıkrasında da, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” kuralına yer verilmiştir.Belirtilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ilk derece mahkemesince verilen kararda istinaf aşamasında tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin bölge idare mahkemesi tarafından tamamlanarak nihai kararın da bölge idare mahkemesi tarafından verileceğinin genel kural olduğu; ancak, mahkemenin ilk inceleme üzerine vermiş olduğu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı görüldüğü veya ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olduğu hallerde, bölge idare mahkemesince karar kaldırılmak suretiyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verileceği anlaşılmaktadır.Bu durumda, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine; hukuka uygun bulmaması durumunda ise istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek olan bölge idare mahkemelerince, istinaf incelemesine konu kararın ilk inceleme üzerine ya da görevsiz veya yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış bir davada verilmiş bir karar olmadığı sürece dava dosyasının tekrar bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilemeyeceği açıktır.Nitekim Anayasa Mahkemesi 29/12/2022 günlü, 32058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 26/10/2022 günlü, E:2022/89, K:2022/129 sayılı kararında "Uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmadan hüküm kurulması, dava hakkında eksik hüküm kurulması, dava dosyasının tekemmül ettirilmeden uyuşmazlık hakkında karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi suretiyle yargılama yapılması, duruşma yapılmadan karar verilmesi, dava dilekçesinin reddini veya merciine tevdiini gerektiren sebeplerin bulunmasına rağmen esas hakkında karar verilmiş olması, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına veya davanın incelenmeksizin reddine dair kararların hukuka aykırı bulunması, eksik veya yanlış hasımla davanın görülmesi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk bulunması, görüşme tutanağı ile kararın çelişkili olması ve benzeri usule ilişkin durumlarda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesi gerektiği, bu eksikliklerin istinaf merciince giderilerek işin esası hakkında bir karar verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine, adil yargılanma hakkına, gerekçeli karar hakkına, kanuni hâkim ve iki dereceli yargılama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği" iddialarıyla yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "...İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde,..." bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazın, temyize tâbi kararlar yönünden reddine karar vermiştir. Anılan kararda; Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hâllerin dışındaki konularda bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderemeyeceği ve davanın esasını da kendisinin karara bağlayacağı gerekçesine yer verildiği, usul ekonomisi ve yargılamanın uzamasının önlenmesi amaçları dikkate alınarak Bölge İdare Mahkemesinin ilk derece Mahkemesi kararını kaldırdığı durumlarda işin esasını kendisinin karara bağlamasında Anayasal güvencelere aykırılık oluşturan bir durum bulunmadığı vurgulanmıştır.Buna göre; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla istinaf incelemesine konu olan ilk derece mahkemesi kararı ilk inceleme üzerine verilen kararlardan olmaması ve yukarıda alıntısı yapılan 2577 sayılı Kanun'un 45/5. maddesinde sayılan sınırlı haller arasında yer almaması nedeniyle Dairemizce verilen 14/12/2023 tarih ve E:2020/2468, K:2023/19287 sayılı bozma kararı üzerine 2577 sayılı Kanun'un 45/4. maddesi hükmü uyarınca Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrasına göre dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi kararı usule ve hukuka uygun görülmemiş ise de, usul ekonomisi ilkesi gereği gelinen aşamada bozma sebebi görülmemiştir.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde usulde oybirliğiyle, esasta oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)KARŞI OY :Davacı hakkında FETÖ ile irtibat ve iltisak değerlendirmesinin Özel Erkul Koleji Mezunlar Derneği'nin yönetici üyesi olmasına dayandırıldığı, Dernek Ana Tüzüğü'nde davacının imzasının bulunduğu, davacı tarafından Erkul Koleji Mezunları Derneği Ana Tüzüğü'nde ve Karar Defterinde bulunan imzaların kendisine ait olmadığının tespiti için Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit davası açıldığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... tarih ve E...D.İş, K... sayılı kararı ile tespit isteyenin delilin tespitinde hukuki yararın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği, davalı idare tarafından ise bu konuda herhangi bir inceleme ya da tespit yaptırılmadığı, bu durumda İdare Mahkemesince dava konusu işlemin tek dayanağı olan davacının kapatılan bir derneğe üye olması tespitine ilişkin davacı tarafından söz konusu imzaların kendisine ait olmadığı iddiasına karşılık bu hususta bir bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda ortaya çıkan sonuca göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, kararın onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.