Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmaya esas mahkumiyet kararının hukuka uygunluğuna ilişkin Danıştay Beşinci Dairesi kararını onadı.
Özet: İş yeri dokunulmazlığını ihlal ve seslerin kayda alınması suçlarından kesinleşen mahkûmiyet kararı nedeniyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açılan davada, davacının meslekten çıkarılma koşullarının oluştuğu ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın, davacının savunma hakkı ihlali ve usul eksiklikleri iddialarıyla temyizen incelenmesi sonucunda, ileri sürülen iddiaların bozulmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığına oybirliğiyle hükmedilerek temyiz isteminin reddine ve davanın reddine ilişkin kararın onanmasına karar verilmiştir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1995 E.  ,  2025/292 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1995
Karar No : 2025/292
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2024 tarih ve E:2022/7877, K:2024/4557 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu... Dairesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2024 tarih ve E:2022/7877, K:2024/4557 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde, meslekten çıkarmanın, bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesi olduğu, ikinci fıkrasında da taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymenin meslekten çıkarılmayı gerektirdiği hükmüne yer verildiği,
Davacının iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve seslerin kayda alınması suretiyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan yargılandığı davada iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 7 ay 15 gün, seslerin kayda alınması suretiyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 4 ay 5 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın onanarak kesinleştiği, davacının kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarılması için öngörülen koşul gerçekleştiğinden, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin de reddi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, karara dayanak teşkil eden Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2021/1547, K: 2021/7129 sayılı kararına ilişkin Anayasa Mahkemesi nezdinde başvuru yapıldığı ve yargılama sürecinin devam ettiği, davalı idarenin keyfi davrandığı, meslekten çıkarma cezası gibi ağır bir yaptırımda sözlü savunma hakkı verilmediği, sözlü muhakeme ve tanık dinletmeye elverişli şekilde disiplin muhakemesinin gerçekleştirilmesi gerektiği, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 02/04/2024 tarih ve E:2022/7877, K:2024/4557 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 10/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.