Silahlı terör örgütü üyeliğinden verilen mahkûmiyet hükmünün, HTS ve tanık delillerinin eksik incelenmesi ile örgütsel konum araştırması noksanlığı nedeniyle bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla ilk derece mahkemesince beraat eden, ancak istinaf yoluyla mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde; ByLock kullanımıyla ilgili HTS kayıtları ve irtibatlı kişilerin yeterince araştırılmaması, sanığın örgütsel faaliyetleri ve pozisyonu hakkında eksik inceleme yapılması, sohbet hocası ve toplayıcısı gibi kilit tanıkların dinlenmemesi ve temyiz aşamasında dosyaya giren kovuşturmaya yer olmadığı kararının değerlendirilmemesi gibi önemli usul ve araştırma eksiklikleri nedeniyle mahkumiyet hükmünün kanuna aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/12599 E.  ,  2026/2217 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1074 E., 2022/1307 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/248 E., 2021/89 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
2- Sanıkla ilgili belgelerde sohbet hocasının "...", sohbet toplayıcının ise "..." olduğunun tespit edilmesi karşısında, kişilerin mahkeme tarafından tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp ayrıntılı beyanlarının usulüne uygun olarak alınması ve bu beyanların 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin İzmir ilinin Bornova ilçesinde örgüt yapılanmasında üst mütevelli heyetinde bulunup bulunmadığı, örgüte eleman ve maddi kaynak temin edip etmediği, il genelinde üst yöneticiler tarafından belirlenmiş spesifik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için yapılan belirleme ve organizasyonlar dışında genel olarak örgüt faaliyetleri hakkında strateji belirleme, alt grup ve diğer örgüt mensuplarını sevk ve idare etme, talimat verme ve denetleme gibi yetkileri olup olmadığın belirlenmesi ve .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilebilmesi açısından bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte; duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, kanuna aykırı;
4- Temyiz aşamasında dosyaya gelen sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve eklerinin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.