Tapu kaydının orman vasfı nedeniyle iptali üzerine 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi gereği hazineden tazminat talepli davada temyiz kesinlik sınırı ve esas yönünden inceleme.
Özet: Bu hukuki evrak, bir taşınmazın mahkeme kararıyla orman olarak tescil edilip tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararların Hazineden tazmini talebiyle açılan davayı konu almaktadır; ilk derece mahkemesi davayı tamamen kabul etmişken, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın bir kısmının daha önce kamulaştırılması ve bedelinin ödenmesi gerçeğini dikkate alarak kararı düzeltmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir; davacının temyiz başvurusu miktardan reddedilirken, davalı Hazinenin temyizi incelemeye değer bulunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/982 Esas, 2025/585 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/332 Esas, 2023/333 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 nci maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Reddedilen tazminat bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sının altında kaldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı Hazine vekilinin hükmedilen tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ...Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın tamamının Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/386 Esas, 2017/364 Karar sayılı ilamı ile orman olduğuna karar verilerek orman adına tescil edildiğinden belirlenecek tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın orman niteliğinde olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağını davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet, hak düşürücü süre, zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının tespit malikinin mirasçısı olduğunu, bu nedenle iyi niyetli olmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınması için yeterli olmadığını, değerlendirme yapılırken taşınmazın orman vasfında olduğu hususunun gözetilmediğini, objektif değer artışının kabul etmediklerini, bedelin fahiş bedel olarak belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı iken Orman idaresi tarafından taşınmazın orman sınırları içinde olması nedeniyle tapusunun iptali istemiyle açılan dava sonucunda tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile ... adına tesciline karar verildiği, hükmün temyiz aşamasından geçerek 05.04.2022 tarihinde kesinleştiği, davacıların tapunun iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde eldeki davayı açtıkları belirtilerek dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kalması nedeniyle tapusunun iptal edilerek Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tüm zararlardan devletin sorumlu olacağından, net gelir metoduna göre taşınmaza değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, ancak tapu iptal tescil kararının kesinleştiği 05.04.2022 tarihinden önce, davacı aleyhine açılan ve kesinleşen Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/183 Esas, 2017/339 Karar sayılı ilamı uyarınca taşınmazda irtifak kamulaştırması ve mülkiyet kamulaştırması yapıldığı, buna göre, taşınmazın 324,14 m²lik kısmının pilon yeri olarak tapusunun iptal edildiği, 1703,19 m²lik kısmında ise havai irtifak hakkının tescil edildiği, buna karşılık kamulaştırma bedellerinin davacı tarafa ödendiği, kamulaştırma yoluyla tesis edilen irtifak hakkının, taşınmaz değerinde meydana getirdiği değer azalış oranının, davacı bakımından kesinleşen kamulaştırma kararında tespit edilen değer düşüklüğü oranı olan %4 üzerinden hesap edilmesi ile yine kesinleşen kamulaştırma kararına esas alınan objektif değer artış unsurları ile hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değer artışı verilmesine esas taşınmaz özellikleri benzer olmasına rağmen, davacı aleyhine kesinleşen işbu davada verilen %50 oranındaki objektif değer artışı yerine, %120 olacak şekilde daha yüksek bir objektif değer artışı verilmiş olması doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı iken Orman idaresi tarafından taşınmazın orman sınırları içinde olması nedeniyle tapusunun iptali istemiyle açılan dava sonucunda Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/386 Esas, 2017/364 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile ... adına tesciline karar verildiği, hükmün temyiz aşamasından geçerek 05.02.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 26.07.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden;Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,B. Davalı Hazine Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.