Nitelikli cinsel saldırıda zincirleme suç hükümlerinin yanlış uygulanarak fazla ceza tayini nedeniyle istinafın esastan reddini hukuka aykırı bulan Yargıtay kararı.
Özet: Sanığın nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz incelemesinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından verilen hükümlerin usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiş; ancak nitelikli cinsel saldırı suçunda aynı gün içinde birden fazla cinsel ilişkinin fiili veya hukuki kesinti olmaksızın gerçekleşmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin (TCK 43/1) koşulları oluşmadığı halde uygulanmasıyla fazla ceza tayin edildiği, bu nedenle istinaf mahkemesinin ilgili kararı esastan reddetmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/2577 E.  ,  2026/4942 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2643 E., 2026/51 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdureyi kapalı olan işyerine götürüp bıçakla tehdit ederek birden fazla kez zorla cinsel ilişkiye girdiği, cinsel saldırı eylemi dışında da katılan mağdureyi bıçakla tehdit edip gitmesine izin vermeyerek hürriyetinden yoksun bırakmak şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemleri nedeniyle atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, tehdit suçundan verilen hüküm yönünden ise kararın kesin olması nedeniyle ek karar ile temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, olay sırasında iş yerine gelen başka kişiler olmasına rağmen katılanın yardım istememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin olarak hiçbir somut delil bulunmadığına, tanık beyanları, mağdurenin ifadelerindeki bariz çelişkiler doğrultusunda, sanığın beraatine, aksi halde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Özetle, atılı suçları işlemediğine, verilen kararın bozulmasına, incelemenin duruşmalı yapılması talebine, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında herhangi görüş belirtmediğinden kararların bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Ek Karar Yönünden
Gerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz isteminin reddine dair verilen ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın katılan ile aynı gün içinde birden fazla kez cinsel ilişkiye girmesi ve bu ilişkiler arasında fiili veya hukuki kesintinin gerçekleşmemesi karşısında suçun zincirleme şekilde işlenmediği gözetilmeden, sanık hakkında müsnet suçtan kurulan hükümde koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerinde esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Ek Karar ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 296/2 ve 302/1. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN VE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.