Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden, İzmirdeki hukuki süreçler ve eksik tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyasına dair karar.
Özet: Bu dava, ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin, aleyhine başlatılan icra takibi ve menfi tespit davası gibi hukuki süreçlerde temsilinin sağlanması ve tasfiye işlemlerinin eksik yapıldığı anlaşılan durumlarda ek tasfiyenin gerçekleştirilebilmesi amacıyla, başka bir mahkemece verilen yetki üzerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca yeniden tescilinin (ihyasının) talep edildiği, böylece şirketin tüzel kişiliğinin devamlılığı ve alacaklıların haklarının korunması için önemli bir hukuki yol sunan bir istemdir.

T.C
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/323 EsasKARAR NO : 2026/659DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 03/04/2026KARAR TARİHİ : 15/09/2026Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne bağlı olduğunu, ... tarihli genel kurul kararı ile terkin edildiğini, terkinin ... tarihinde ilan edildiğini, tasfiye edilmiş şirket hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ve bu dosyadan şirketin borçlu olmadığına dair İzmir ... Asliye Ticaret Mahkeme .../... E. dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, anılan dosyanın ... tarihli duruşmasında şirketin ihyası için taraflarına yetki ve süre verildiğini, davacı şirketin; ... tarihinde tasfiyeye girdiğini halen tasfiye devam ettiğini, davacı şirketin ilk Tasfiye Memuru ... ... olduğunu, ... ... İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosyadaki davalının teyzesi olduğunu, dava konusu senedin tanzim tarihi ... olduğunu, davacı şirketin tasfiye tarihi ise ... olduğunu, bu nedenle senedin tanzim tarihi itibariyle davacı şirketin tasfiye halinde olduğunu, şirketi temsile yetkili kişi tasfiye memuru olduğunu, bu konuyla ilgili olarak İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... yargılama devam ettiğini, belirterek İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. sayılı dosyasında verilen yetki üzerine ... Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalılar cevap vermemiştir. DAVA :Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi gereğince ek tasfiye için şirketin ihyası istemine ilişkin davadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, ... tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi gereğince görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası istenilen şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, ihyası istenen şirketin "..." tarihinde terkin edildiği görülmüştür. Dava konu olayla ilgili hukuk kuralları şunlardır; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/d., 115. maddeleri.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." Tasfiye sürecinde ticaret şirketinin alacak ve borçları belirlenir, alacakları tahsil edilip, borçları ödendikten sonra varsa kalan mevcudu, esas mukavelede aksine bir hüküm olmadıkça, pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı olan imtiyaz hakları nispetinde dağıtılır, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden terkini tasfiye memurları tarafından sicil memurluğundan talep olunur. İş bu talep üzerine terkin keyfiyeti tescil ve ilan olunmakla ticaret şirketinin tüzel kişiliği sona ermiş olur. Terkin işleminden sonra ticaret şirketinden alacağı bulunduğunu iddia eden bir alacaklı, bu alacağını ancak terkin edilen ticaret şirketini yasaya göre ihyasını sağlamak suretiyle tahsil edebilecektir (Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2011 tarih 2010/9283E. 2011/6462K. sayılı kararı).Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa; Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115-144, s. 115, 122). Ek tasfiye yoluna başvurmak yoluna gidebilmek için şirketin öncelikle TTK 533 vd. kurallarına göre bir tasfiyenin yapılması ve TTK 545'e göre tasfiyenin kapatılması yani ortaklık unvanın sicilden terkini gerekir. Ek tasfiyenin yapılması gereken durumlarda, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya ortaklık alacaklıları, ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek tasfiye işlemlerinin sonuçlanıncaya kadar, ortaklığın yeniden tescilini isteyebilirler. Ek tasfiye talep edebilecekler kanunda sınırlı olarak sayılan kişilerdir (Şener, Oruç Sami; Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı 4. Baskı, Ankara 2019, s. 656 vd.).İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 09/04/2019 tarih 2019/676E. 2019/511K. sayılı kararında; "...davacı şirketin sicilden TTK nun geçici 7. maddesi uyarınca re'sen terkin edildiği, şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, hukuk düzeninde var olmadığı davacı şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından ihya davası açmak yönünden de taraf ehliyetinin bulunmadığı, (HMK 114/1 d) taraf ve dava ehliyetine sahip olunmasının dava şartı olduğu, HMK'nın 115. maddesine göre dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden gözetilmesinin gerektiği..." denilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2019 tarih 2019/554E. 2019/1263K. sayılı kararında; "...Dava şirketin ihyası davasıdır... İhya davasını açan davacılar, ... ve terkin edilen şirket görünmektedir. Terkin edilen şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından davacı olması hukuken mümkün değildir... ...' in vekalet sözleşmesinden kaynaklanan yetkileri tüzel kişiliğin sona ermesiyle sona ermiştir. Eldeki dava, tüzel kişiliği sona eren şirketin hak ve menfaatlerini tehlikeye düşüren bir halden kaynaklanmamaktadır. Bu anlamda TBK 513/2. maddesi kapsamında da vekilin vekaletinin sürdüğü düşünülemez. Böyle bir vekalet ancak somut işler bakımından söz konusu olabilir. Mevcut durumda terkin edilen şirket, ihya olmadığı müddetçe aleyhine bir durum bulunmamaktadır. Ayrıca eldeki davada hukuki yarar da bulunmamaktadır. Hukuki yarar, ihyası istenen şirketin ihya edilmesinde hukuki menfaati olan ve somut bir neden gösterilen durumlar için denetlenebilir. Genel ihya kararı verilemez. Somut, sınırlı nedenlere hasren ihya kararı verileceğine ve ihya kararının gerektiğine ilişkin bir neden bulunmadığı sürece ihya kararı verilmesi mümkün değildir..." denilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 24/12/2018 tarih 2018/1089E. 2018/2084K. sayılı kararında; "... İhya talepli davayı TTK’nin geçici 7. maddesi gereğince ... tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilen şirket açmış olup, dava tarihi itibariyle şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Aktif husumet ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nin 114/d maddesi gereğince dava şartı niteliğindedir ve aynı Kanunun 115. maddesi gereğince davanın her safhasında ve re'sen nazara alınması gerekir. Bu durumda, mahkemece, davanın aktif husumet ehliyeti yönünden usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi gereğince ek tasfiye için şirketin ihyası istemiyle dava açmıştır. Antalya Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı ... Şti. "..." tarihinde terkin edilmiştir. Davayı terkin edilen şirket açmış olup, dava tarihi itibariyle şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Taraf ve dava ehliyeti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/d maddesi gereğince dava şartı niteliğindedir ve aynı Kanunun 115. maddesi gereğince davanın her safhasında ve re'sen nazara alınması gerekliliği karşısında davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/d. ve 115/2. maddeleri gereğince usulden REDDİNE,2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesini müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK.'nun 341/1-a, 342 ve 345. maddeleri gereğince Mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile, ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026Başkan ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Katip ...¸e-imzalıdır