Yargıtay 9. Ceza Dairesi, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyeti onarken, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda delil yetersizliğinden beraat kararı verdi.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen mahkumiyet kararı temyiz edilmiş olup, Yargıtay, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet hükmünü usul ve yasaya uygun bularak onarken, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen mahkumiyet kararını ise, delil yetersizliği (hasarlı telefon nedeniyle inceleme yapılamaması ve sanığın inkarı) nedeniyle bozarak bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
9. Ceza Dairesi         2022/2076 E.  ,  2026/4914 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2015 E., 2019/2001 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında katılan mağdureye yönelik birden fazla kez cinsel ilişkiye girmek ve arkadaşına mağdureye ait özel fotoğrafları göndermek sureti ile zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında verilen görevsizlik kararına istinaden Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, hükümden önce katılma talebinin bulunduğuna, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilin Temyiz İstemi
Özetle, suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, şartları oluşmayan takdiri indirim nedenlerinin uygulandığına, eksik ceza tayinine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın katılan mağdurenin yaşı konusunda yanıltıldığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığına, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Katılan mağdure her ne kadar sanığın, rızası dışında özel yaşantısına dair görüntüleri, arkadaşı olan tanık Buse'ye gönderdiği belirtilmiş ise de; cep telefonunun hasar görüp kırılmış olması nedeniyle inceleme yapılamayarak herhangi bir görüntüye ulaşılamamış olması, sanığın inkara yönelik istikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.