İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati haciz kararının yetkisizlik nedeniyle kaldırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Bir alacaklının talebiyle verilen ihtiyati haciz kararının, borçluların dayanak senedin düzenleme yeri ve kendi yerleşim yerlerinin İzmir dışında (Denizli) olması nedeniyle yetki itirazı üzerine ilk derece mahkemesince kaldırılması üzerine, alacaklı vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuş olup, vekil borçluların itirazlarının süresinde yapılmadığını ve mahkemenin borçluların yerleşim yeri araştırmasını eksik yaparak hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini savunarak kararın bozulmasını talep etmiş, istinaf mahkemesi ise söz konusu itiraz ve talepleri değerlendirmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/993
KARAR NO : 2026/1569
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN D.İŞ KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2026
NUMARASI : 2026/399 D.İş Esas 2026/399 D.İş Karar
DAVA : İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ : 24/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/06/2026
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI;
İlk Derece Mahkemesi istinaf başvurusuna konu ara kararında;
"... İhtiyati hacze itiraz eden vekili 25/02/2026 tarihli itiraz dilekçesi ile; Alacaklı tarafından müvekkilleri aleyhine İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi 2026/23484 E. sayılı dosyasındaki mevcut senet dayanak gösterilerek ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkememizin 2026/399 D.iş dosyası kapsamında verilmiş olan ihtiyati haciz kararına yetki yönünden itiraz ettiklerini, ödeme emrinde dayanak senedin düzenleme yerinin Denizli olduğunu, müvekkillerinin yerleşim yerinin de Denizli olduğunu, senet metninde kanunen yetkili mahkeme veya icra dairelerinin yanında İstanbul (Merkez) mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Talep; ihtiyati hacze ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi incelenmekle;
Talep eden alacaklı vekilinin başvurusu üzerine Mahkememizin 18/02/2026 tarih ve 2026/399 D.İş sayılı kararı ile borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Borçlular vekili süresi içinde verdiği dilekçe ile, dayanak senedin düzenleme yerinin Denizli , müvekkillerinin adresinin de Denizli ili olduğunu, taraflar arasında Mahkememizin yargı çevresi ile bağlantı bulunmadığını ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını süresinde talep etmiştir.
İtiraz edenin itirazının esas yönden değerlendirilmesine geçmeden evvel yine itirazlardan olan yetki itirazının öncelikle değerlendirilmesi gerektiğinden bu kapsamda 2004 Sayılı İİK’nun 258. maddesinde; ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili olan mahkeme tarafından karar verileceği, İİK’nın 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesinde, HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmek suretiyle HMK'ya atıfta bulunulduğu göz önüne alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, kambiyo senetlerinden doğan alacaklar için, borçlunun yerleşim yeri, senedin düzenleme yeri ile ödeme yeri mahkemeleri yetkili olup, alacaklı seçimlik hakkına göre bu yer mahkemelerinden herhangi birinden ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği (İzmir BAM 11 HD'nin 2023/14 esas ve 2023/245 karar sayılı ilamı) anlaşılmakla itirazın değerlendirilmesi neticesinde itiraz edenlerin yerleşim yerinin "Denizli" olduğu gibi başka adresinin de bildirilmediği, takibe dayanak kambiyonun düzenleme yerinin de Denizli olduğu, Muhatap bankanın Ümraniye İstanbul olduğu göz önüne alındığında yetkiye dair yapılan itirazın yerinde olduğu ..." gerekçesi ile, mahkememizin 18/02/2026 tarih 2026/399 Değişik iş karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararının yetkisizlik nedeniyle KALDIRILMASINA karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
B) İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinden özetle; yerel mahkemece verilen kararda borçluların yetkiye itirazı değerlendirilerek ihtiyati hacizin hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, borçlular tarafından yapılan itirazların süresinde olmadığını, davalı borçluların her ne kadar senedin düzenlenme yerinin Denizli olduğunu, müvekkillerinin de yerleşim yerinin Denizli olduğunu iddia etmişse de söz konusu hususun yerel mahkemece araştırılmadan hüküm tesis ettiğini, davalı borçluların yerleşim yerinin araştırılmadan verilen kararın eksik inceleme neticesinde tesis edildiğini, bu nedenle müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ve söz konusu kararın denetime elverişsiz hale geldiğini yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C) DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İİhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.İtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.
İİK'nın 265. Maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İhtiyati hacze itiraz eden düzenleyenin zorla imzalandığı ve ve ihtiyati haciz talep edene borçlu olmadığı yönündeki itirazı İİK 265 maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebepleri kapsamın da değerlendirilecek bir itiraz olmadığından, mahkemece,borçlu vekilinin bu madde kapsamında kalmayan itirazlarının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur.
İcra ve İflas Kanununda ihtiyati hacizde yetkiyi düzenleyen 258.maddede kambiyo senetlerine özel bir düzenleme yapılmamış, İİK 50.maddeye yapılan atıf ile ihtiyati hacizde HMK'nın (HMK 447/2.madde uyarınca HUMK'a yapılan atıflar HMK' ya yapılmış sayılacağından) yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.İİK'nın 50. maddesinin atfıyla 6100 sayılı HMK’nın 6. ve 7. maddelerinde ise genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği hususları belirtilmiştir.
Kambiyo senedine dayalı alacaklar aranacak borçlardan olduğundan (TTK m.755,796) götürülecek borçlar hakkında uygulanabilen TBK’nın 89. maddesinin 1. fıkrası bu alacaklar hakkında uygulanmaz. Başka bir anlatımla alacaklı HMK’nın 10. maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/04/2019 tarih, 2017/12-741 esas - 2019/382 karar sayılı emsal kararı).
Bonoya dayalı olarak, alacaklı, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili, (HMK. 6.md.), borçluların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yerindeki (HMK. 7. md) veya bonoda öngörülen ödeme yerindeki (ifa yeri HMK 10. Madde ) veya düzenleme yerindeki mahkemelerden birinden yahut bonada yetkili mahkeme gösterilmişse ve şartları mevcutsa bonoda yetkili olarak gösterilen mahkemeden (HMK 17.md) talepte bulunabilecektir. Ancak yetki şartının geçerli olması için HMK 17. maddesine göre, bonoyu düzenleyenlerin tacir olması şartı aranmaktadır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/399 D.İş Esas 2026/399 D.İş Karar sayılı dosyasında ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen 14/04/2026 tarihli ARA KARAR usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati hacze itiraz eden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi