Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, inşaat malzemeleri ticareti kaynaklı menfi tespit davasında, kambiyo senetlerinden doğan alacak uyuşmazlığında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Ticari ilişkide olduğu davalının inşaat malzemesi satışında fiyat şişirmesi yaptığını, eksik malzeme gönderdiğini ve malzemeler karşılığı verilen 25.000 TL bedelli çeki iade etmeyip tahsil ettirdiğini iddia eden davacı, menfi tespit ve istirdat davası açmış; ilk derece mahkemesi, davacının davalı faturasına süresinde itiraz etmeyerek içeriğini kabul ettiği ve bilirkişi raporuna göre davalının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ./.
KARAR NO : ./.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ././.
NUMARASI : ./. Esas, ./. Karar
DAVACI : T.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ..., .
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin inşaat faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin davacı şirkete inşaat malzemeleri sattığını, taraflar arasında 10.12.2017 tarihinden itibaren ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin 34.000,00-TL borçlu gözükmesine rağmen malzemeleri göndermediğini, en son aldığı Ziraat Bankası .. Şubesi . nolu 30.11.2018 vadeli 25.000 TL bedelli çeki iade etmediğini, davalı şirketin işyerini boşalttığını ulaşılamadığını, davalı tarafın gönderdiği mallar hakkında keşide ettiği . numaralı 98.649,48 TL tutarındaki malzemelerin kalem, birim ve fiyatlarında şişirme yaparak borcunu 11.562,27-TL azaltma yoluna gittiğinin tespit edildiğini, müvekkili tarafından 11.562,27 TL fiyat farkı faturası tanzim edilerek Bursa 21.Noterliği 23.11.2018 tarih 49827 yevmiye no ihtarname ile davalı şirketin adresine tebliğ çıkarıldığını, davaya konu edilen 25.000 TL bedelli çekin 3. şahıs tarafından bankaya ibraz edildiğini çekin ödenmek zorunda kalındığını, davalarının istirdat davasına dönüştüğünü ,yapılacak yargılama sonunda karşılıksız kalan çekin iptaline, davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğu miktarın tespit ve tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin davacıdan toplamda 12.914,63 TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği 11.562,27 TL fiyat farkı faturasını kabul etmediklerini, malzemelerin kalem, birim ve fıyatlannda bir şişirme söz konusu olmadığını, müvekkilinin verdiği bataklar yüzünden zor durumda olduğunu, kimseyi dolandırmak kast ve niyetinde olmadığını, davacı tarafından verilen 25.000 TL bedelli çekin avans çeki olmadığını, satılan mallara karşılık verilen çek olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Taraflar arasında 08.12.2017-24.10.2018 tarihleri arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirketin davacı şirkete inşaat malzemeleri sattığı, davalı şirket tarafından düzenlenen 24.10.2018 tarihli 98.649,48 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından kesilen 11.562,27 TL'lik fatura, davalının kestiği 98.649,48 TL bedelli faturanın içerisinden bazı malzemelerin gönderilmediğinden bahisle düzenlendiği, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahip olup, aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Davacı taraf davalının düzenlediği 98.649,48 TL bedelli faturaya süresi içinde itiraz etmediğinden içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Dolayısıyla düzenlediği 11.562,27 TL'lik fiyat farkı faturası yerinde değildir. Davalının düzenlediği 33.278,36 TL'lik fatura davacı defterlerinde kayıtlı değildir. Davalı şirket demirleri dava dışı . Ltd. Şti.den alıp, davacı şirketin şantiyesine göndermiş olup, 02.08.2018 tarihli sevk irsaliyesinin teslim alan kısmanda ... ... yazmaktadır. Davacı şirketin yetkilisinin ismi . . olup demirlerin davacı şirkete teslim edildiği kanaatine varılmıştır. Aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının davacıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davanın reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı tarafın 77 ton 566 kg demiri teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının avans niteliğinde ödeme yaptığını, ihtiyaç duyulduğunda fatura kestiğini, 98.649,48 TL faturanın kdv sebebiyle faturanın kullanılması gerektiğinden defterlerine işlediğini, daha verdiği 25.000,00 TL çekin iptal edileceğini düşünerek bu faturaya karşılık 11.562,27 TL iade faturası düzenlendiğini, davalı tarafın düzenlediği 33.278,36 TL'lik faturadan bilgileri olmadığını, taraflar arasında 09/03/2018 tarihli demir sabitleme sözleşmesine göre 100.000,00 TL karşılığı 1 tonu 2820,00 TL'den 35 ton 461 kg ve çek olarak verilecek 120.000,00 tl kaşılığında ise 1 tonu 2850,00 TL'den 42 ton 105 kg demir alınacağının kararlaştırıldığını, buna göre 220.000,00 TL karşılığında davalı tarafın 77 ton 566 kg demir göndermesi gerektiğini, 120.000,00 TL çeklerin vadelerinin kısa olması nedeniyle tüm demir için 1 tonu 2.820,00 TL'den anlaşmanın revize edildiğini, davalının düzenlediği 151.444,74 TL fatura içeriğinden de 1 tonun 2.820,00 TL olarak görüldüğü, yine 33.278,36 TL faturaya göre de 1 ton demirin 2.820,00 TL'den satıldığının görüldüğü, davalının 65 ton 540 kg demir verdiği, kalan demiri teslim etmediğini, davalının hiç göndermediği halde 10 ton 25 kg demir için 98.649,48 TL fatura düzenlediğini, gönderdiği tuğla kum ve çimento bedelini ise şişirdiğini, davalının demirleri gönderdiğini ispat edemdiğini, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; daha önceki tüm beyanlarını tekrarla istinaf talebinin reddini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ticari alım-satıma konu mallara ilişkin düzenlenen faturaların anlaşmaya uygun olup olmadığı, malların davacıya teslim edilip edilmediği, taraflar arasındaki borç alacak durumunun tespiti ile buna dair ispat yükünün kimin üzerinde olduğu yönündedir.
Mahkemece tarafların ticari defter belge ve kayıtları incelenmiş olup,13/05/2019 tarihli alınan bilirkişi raporuna göre; usulüne uygun olarak tutulan defter kayıtlarına göre, davalının davacı adına düzenlediği 16.166,05 TL, 151.444,74 TL ve 98.649,48 TL faturaların ve dava konusu edilen 25.000,00 TL bedelli çekin her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki kayıt farkının ise, davacı defterinde kayıtlı olan 11.562,27 TL bedelli iade faturası ile 19.03.2018 tarihli 870,00 TL ve 31.03.2018 tarihli 1.200,00 TL ödemelerin davalı şirket ticari defterlerinde yer almaması ile davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 02/08/2018 tarih 476671 nolu 33.278,36 TL bedelli faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, davacı tarafın kendi kayıtlarına göre 34.000,00 TL, davalı tarafın ise kendi kayıtlarına göre 12.914,63 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
Davaya konu satım ilişkisinde davalı taraf satıma konu malın alıcıya (davacıya) teslimini, davacı (alıcı) taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Faturaların davacının (alıcının) defterlerinde kayıtlı olması faturalarda yer alan mal veya hizmetin alındığına karine teşkil etmekte olup, aksini ispat yükü davacı alıcı üzerindedir.
6100 sayılı "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222. maddesindeki koşulların varlığı halinde ticari defterler kesin delil mahiyetinde olup taraf iddia ve savunmasının ticari defterler ile de ispatı mümkündür.
Davacı, davalı tarafından düzenlenen 98.649,48 TL tutarındaki faturaya konu malların teslim edilmediğini iddia etmiş ise de, faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediği görülmektedir. Faturaya konu malların teslim edilmediğini ispat yükü davacı alıcı üzerinde olup, buna dair dosyaya delil ibraz edilmemiştir.
Davalı tarafından düzenlenen ve davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 33.278,36 TL bedelli faturadaki malların teslimine ilişkin ispat yükü davalı satıcı üzerindedir. Davalı taraf dosyaya faturaya ilişkin 02/08/2018 tarihli sevk irsaliyesi sunmuş, sevk irsaliyesinde teslim alan bölümünde ... ... isim ve imzasının bulunduğu, davacının, teslim alan kişinin kendi yetkilisi veya çalışanı olmadığı yönünde ne yargılama sırasında, ne de istinaf dilekçesinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu durumda fatura konusu malların davacıya teslim edilmiş olduğunun kabulü gerekmiştir.
Davacı 25.000,00 TL bedelli çekin avans olarak verildiğini iddia etmektedir. Söz konusu çek her iki taraf defterinde kayıtlı olup, çek bedelinin ödendiği hususunda da bir ihtilaf yoktur. Çekin avans olarak verildiğini ve çekteki malların teslim edilmediğini ispat yükü davacı üzerindedir. Dosyaya buna dair de davacı tarafından delil ibraz edilmemiştir.
Yine davacı, davalı tarafından düzenlenen 24/10/2018 tarihli 98.649,48 TL tutarındaki faturayı 30/10/2018 tarihinde defterine kaydetmiş, bu faturaya istinaden 16/11/2018 tarihli 11.562,27 TL bedelli fiyat farkı faturasını düzenlemiş ve 20/11/2018 tarihinde defterine kaydetmiştir. TTK 21/2 maddesi gereğince "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." Fiyat farkı faturasının düzenleme tarihi 16/11/2018 olup, 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra düzenlendiğinden ve davalı defterlerinde kayıtlı olmadığından, fiyat farkı faturası içeriğine ilişkin ispat yükü davacı üzerinde olup, buna dair dosyada delil bulunmamaktadır.
Davacı, taraflar asında demir bağlantı sözleşmesi yapılarak, demir fiyatının sabitlendiğini iddia etmektedir. Dosyaya sunulan faturalara ve ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasında demir alımı dışında tuğla ve kum alımına dair de ticari ilişki olduğu, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacak talebinde bulunduğu, uyuşmazlığın yalnız demir alımından kaynaklanmadığı, taraf kayıtlarında yer alanların aksinin ispat yükünün yukarıda değinildiği üzere tarafların üzerinde olduğu, sözleşmede yazılı bedellere göre davalı tarafından faturaların düzenlendiği, kayıtlarda yer almayan faturaya dair ise yukarıda açıklamaların yapıldığı, tüm dosya kapsamı itibariyle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-)Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
29/04/2025
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)