İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, banka alacağına ilişkin verilen ihtiyati haciz kararının, borçlunun ipotek ve kefalet sözleşmesi teminat itirazları reddedildikten sonra yapılan istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın genel kredi sözleşmesinden doğan alacaklarının tahsili için başlattığı ihtiyati haciz işlemine karşı, borçlulardan birinin, kredi ve kefalet sözleşmelerinin geçersizliği, alacağın ipotekle güvence altında olması nedeniyle öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiği, asıl borçlunun iflas etmesi ve bu durumun kendisine bildirilmemesi gibi hukuki nedenlerle yaptığı itirazın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, bu ret kararına yönelik istinaf başvurusunu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen argümanları incelemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1678 EsasKARAR NO:2026/1593 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:2026/1183 D.İş- 2026/1194 KararTARİH:05/05/2026 (Ek Karar Tarihi)TALEP:İhtiyati Haciz (Finans)KARAR TARİHİ:10/09/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TALEP:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle: Müvekkili banka tarafından borçluların müteselsil kefaleti ile tanınan kredi limiti çerçevesinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi sebebi ile karşı tarafın büyük miktarda borçlu olduğunu beyanla borçluların menkul, gayrımenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 30/03/2026 tarihli kararı ile; İhtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; 1.764.443,26-TL tutarında teminat mukabilinde, borçluların 8.822.216,30-TL alacağa yetecek miktarda kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczine karar verilmiş ve verilen karara karşı karşı taraf/borçlu ... vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Karşı taraf/borçlu ... vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; davacının sunmuş olan genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinin hukuka uygun ve geçerli olmadığını, sözleşmelerinin geçerli olarak kurulduğu kabul edilse dahi somut olayda sözleşme kapsamındaki alacağı teminen ipotek tesis edilmiş bulunduğunu, davacı yanın alacağının dayandırdığı kredi sözleşmesi kapsamındaki alacağı teminen ... ve ... tarafından, davacı banka lehine taşınmaz ipoteği verildiğini, davacı bankanın öncelikle ipotek takibi yaparak alacağını rehinden sağlaması gerektiğini, bu şartı yerine getirmeyen davacı bankanın doğrudan kefil sıfatıyla müvekkilinin sorumluluğuna gitmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, davacı yanın müvekkili ...'tan hukuken mevcut ve talep edilebilir bir alacağının bulunmadığını, kredi sözleşmesinin borçlularından olan .... Şti hakkında 25.03.2026 tarihinde iflas kararı verildiğini, davacı tarafça bu husus hakkında müvekkiline bildirim yapılmadığını, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olan alacaklının, kefilin bundan dolayı uğrayacağı zararlar nispetinde ona karşı haklarını kaybettiğini, davacının müvekkili ... aleyhine kefil sıfatıyla, ihtiyati haciz yoluyla alacağını tahsili yoluna gitmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; talebin, borçlu ... hakkında verilen ihtiyati haciz kararının itirazen kaldırılması istemine ilişkin olduğu, ihtiyati hacze itiraz eden tarafça ileri sürülen itirazların İİK 265. madde kapsamında olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. MUTERİZ VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;talep edenin talebine dayanak yaptığı genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının olmadığı, kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, müvekkilini bağlamadığı, talep eden tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği ve genel işlem koşulu niteliğinde olduğu, bu nedenle sözleşme nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, asıl borçlu şirketin iflas ettiği ve bu durumun talep eden tarafından müvekkiline bildirilmediği, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zarar kadar haklarını kaybettiği ve talepte bulunamayacağı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, talep eden bankanın alacağının ipotekle güvence altına alındığı, bu nedenle alacağın tahsili için öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiği, aksi halde ise müvekkilinin malvarlığını azaltmaya yönelik işlemler içerisinde olduğunun somut olarak ortaya konması gerektiği, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, Mahkemenin kararının gerekçesiz olduğu ve müvekkilinin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, bu sebeplerle kararın kaldırılması ve itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı borçlu ... tarafından yapılan itirazın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı muteriz vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddederSomut olayda; talep eden alacaklı banka ile talep dışı ... A.Ş. arasında 20.000.000 TL limitli ve 14/07/2023 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, muterizin sözleşmede müteselsil kefil olduğu, kefil imzasının bulunduğu ve kefaletin şekil şartlarını taşıdığı, talep eden banka tarafından asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapılmadığından bahisle 14/01/2025 tarihli kat ihtarnamesinin düzenlendiği ve asıl borçlu şirket ile muterize tebliğ edildiği, her ne kadar muteriz tarafından kefaletten doğan borcu için taşınmaz rehni tesis edildiğine yönelik itiraz ileri sürülmüş ise de, bu hususta somut bir bilgi ve herhangi bir delil sunulmadığı, bu itibarla ve sunulan deliller ile talep eden banka tarafından vadesi gelmiş para alacağının varlığı ve miktarının yaklaşık olarak ispat edildiği, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu, asıl borçlu şirketin iflasının muterize bildirilmemiş olması sebebiyle muterizin zarara uğradığı ve genel kredi sözleşmesinin genel işlem koşulu içerdiğine dair itirazların ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı ancak açılmış bir dava içerisinde yapılacak yargılamada değerlendirilebileceği, bu itibarla Mahkemece itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden muterizin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muterizin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.