Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf sonrası verilen kararda, sanığa yükletilen zorunlu müdafii ücretini hukuka aykırı bularak hükmü düzelterek onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf sonucunda onanmasına yönelik temyiz incelemesinde, sanığın suçu işlemediği yönündeki iddiaları yerinde görülmese de, yasal zorunluluk gereği atanan müdafiilik ücretinin, sanığa önceden ihtaratta bulunulmaması ve suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle zorunlu müdafii atanması gerektiği durumlarda sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeksizin tahsil edilmesine ilişkin kısmının hukuka aykırı bulunması üzerine, hükmün bu nedenle bozulmasına ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun düzeltilerek diğer yönlerden onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3582 E., 2024/699 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, ''Bahse konu motosikleti çalmadığına, satın aldığına, kamera görüntülerinden bu hususun anlaşılacağına, hakkında hiçbir delil bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanığa yargılama gideri olarak yükletilen müdafiilik ücretinin, kovuşturma aşamasında sanığı savunmak üzere avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve sanığa ileride haksız çıkması durumunda müdafii ücretine hükmedileceğine ilişkin yasal ihtaratta bulunulması gerektiği hâlde, sanığa bu ihtarat yapılmadan müdafii ücretinin sanığa yükletilemeyeceği gibi; sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmasının yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümünden zorunlu müdafii ücreti olan 2.481,00 TL'nin sanıktan tahsile ilişkin kısmın hükümden çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.