Kayseri Ticaret Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan istirdat davasında zorunlu arabuluculuk eksikliği nedeniyle usulden ret ihtarı veriyor.
Özet: Davacı, ticari bir satış sözleşmesi kapsamında davalıya Mısıra ihraç edilecek kapı bedeli olarak ödediği 20.190,00 USDnin, davalının taahhüdünü yerine getirmeyerek kapıları göndermemesi ve sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir; mahkeme ise, ticari satımdan kaynaklanan istirdat davasının 01/09/2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamına girdiğini ve davacının dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağını eklemediğini tespit ederek, bu belgenin bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği ihtarında bulunmuştur.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO : ...KARAR NO : ...HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... -...DAVALI : ... - ... ...DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : ...KARAR TARİHİ : ...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 25/12/2024 tarihli ... numaralı commercial invoice (ticari fatura) düzenlendiği, davalının, ev kapılarının Mısır’a ihraç edilmesi taahhüdünü üstlendiğini, toplam bedelin 20.190,00 USD olarak kararlaştırıldığını, davacının, satış bedelini 07/01/2025 tarihinde Mısır’da bulunan ...aracılığıyla SWIFT işlemi ile davalının... Bankası hesabına gönderdiğini, bedelin tamamen ödenmesine rağmen davalının, söz konusu kapıları davacıya göndermediğini, sevkiyat yapılmadığı gibi taşımaya ilişkin hiçbir belge ibraz edilmediğini, davalının bu surette sözleşmeye aykırı davrandığını ve haksız şekilde 20.190,00 USD’yi uhdesinde tuttuğunu, davacının, defalarca yazılı ve sözlü şekilde davalıya ulaşmaya çalıştığını, teslimat veya bedel iadesi talep ettiğini, ancak davalının talepleri cevapsız bıraktığını ve son dönemde tamamen ulaşılmaz hale geldiğini, bu durumun davalının temerrüde düştüğünü açıkça gösterdiğini, davacının, TBK m.125 uyarınca sözleşmeden döndüğünü ve bedelin iadesini talep ettiğini beyanla 20.190,00 USD’nin, ödeme tarihi olan 07/01/2025’ten itibaren dava tarihi olan 22/12/2025 tarihine kadar, yine dava tarihinden itibaren USD cinsinden ticari faiz (temerrüt faizi) işletilerek birlikte iadesine karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2. maddesi uyarınca dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, dava konusu 20.190,00-USD'nin davacıya istirdadı talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.Dava dosyası incelendiğinde, bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinde de davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek/sunmak zorunda olması, öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirilmiş olması, ancak, yapılan değişiklik, 7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğini, bu nedenle, 01/09/2023 tarihine kadar ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına gerek bulunmayacağı dikkate alınarak, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinde de davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek/sunmak zorunda olması, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde de herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin hüküm altına alınmış olması, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde ise işbu son tutanağın aslı yada arabulucu trafından onaylanmış bir örneğinin ekli olarak sunulmamış olması nedeniyle, davacı vekiline işbu yasa maddeleri gereğince "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini" mahkememize sunması için tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde yani bu zorunluluğa uyulmaması halinde dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceğinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği şerh ve ihtarı içeren tebligat davacı vekiline usulünce tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça verilen kesin süre içinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını mahkememize sunmuş olup yapılan incelemede arabuluculuk başvuru tarihinin dava tarihinden sonra olduğu anlaşılmıştır.Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nun 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. İşbu karşı dava söz konusu Yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarih olan 01/09/2023'den sonra açılmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.01.2026 tarihli 2025/9-294 E., 2026/12 K. Sayılı ilamı uyarınca dava başlangıçta görevsiz bir mahkemede arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olsa bile, dava dosyası görevli mahkemeye gönderilip bu mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuk başvurusunun yapılması ve sürecin sonuçlandırılması durumunda dava şartı eksikliği tamamlanmış sayılmaktadır.Dosya incelendiğinde bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, davanın da menfi tespit istemine ilişkin ticari bir dava olduğu görüldüğünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartının mahkememizce resen aranması gerektiği anlaşılmıştır. (Bkz aynı yönde Y11HD. 2024/1595E. 2024/9423 K. sayılı ilamı, Ankara BAM 22. HD. ... E. ... K. sayılı ilamı) İzah edilen nedenle karşı davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması için kesin süre verilmiştir.Davacı tarafça arabuluculuk son tutanağı sunulmamıştır. Bu nedenle, dava dosyası ele alınarak incelenmiş dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın ve herhangi bir işlem yapılmaksızın arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin yatırılan 14.672,74-TL'nin mahsubu ile artan 13.940,74-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yatırılan herhangi bir harç ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından mahkememizce bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,6-Davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. ...Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır