Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, mimari cami projesinin izinsiz kullanımı, telif hakkı ihlali, intihal ve manevi haklara tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası kararı.
Özet: Davacı vekili tarafından açılan bu davada, müvekkili mimarın Bosnada tasarladığı cami projesinin, davalı danışman firma tarafından izinsiz ve haksız bir şekilde ele geçirilerek, hem Bosna hem de Türkiyedeki başka cami projelerinde kullanıldığı ileri sürülmektedir; davalı firmanın bu eylemleriyle davacının eseri üzerindeki işleme hakkı, adının zikredilmesi gibi manevi hakları ile telif haklarını ihlal ederek haksız kazanç elde ettiği, mimarlık kariyerine leke sürdüğü iddia edilmekte olup, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri, haksız tanıtımların kaldırılması ve eser üzerine adının yazılması istemleri bulunmaktadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/132 Esas - 2025/171
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : 2023/132KARAR NO : 2025/171....DAVANIN KONUSU : ...'e AykırılıkASIL DAVA TARİHİ : 16/05/2016BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 01/12/2016KARAR TARİHİ : 24/04/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 28/04/2025Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan ..... Kaynaklanan Haklara Tecavüz nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat, ...'e aykırılık istemli davaların mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, daha önce, .... işbirliği ile 2008 yılında ...’in Maglaj şehrinde inşa edilen ve ... Cami ismi verilen cami projesinin müvekkili ....e ait olduğunu, bahse konu yere inşa edilen cami ve sözleşmede yer alan eklentileri ile ilgili tüm proje ve tasarımın yine müvekkiline ait olduğunu, eserin müvekkilinin mimarlık alanındaki 40 yıllık birikiminin ürünü olarak tasarlandığını ve ... gereğince tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, davalı ... ve Mimarlık Ltd. Şti.’nin anılan cami inşasında (danışman) firma olarak görev yaptığını, bu projeyle ilgili tüm fikir ve yaratıcılığın müvekkilinin ürünü olmasına rağmen davalı yanın, müvekkilinden hiçbir izin almadan, bir şekilde proje kayıtlarını ele geçirerek ... Cami (... ...) ve eklentilerinin bir benzerini .... inşa edilen cami projesine uyguladığını, davalı mimarlık şirketinin hiçbir emek sarf etmeden ve karşılık ödemeden projeyi izinsiz ve haksız olarak kullandığını, davalı yanın bununla da kalmayıp orijinalinden farklı olarak ve aslına sadık kalmayarak uygulamak suretiyle müvekkilinin mimarlık kariyerine leke düşürdüğünü, davalının bu davranışı ile ... md. 21’de yer alan işleme hakkının sınırlarını da aştığını, davalının bu eyleminin intihal kapsamında olduğunu, kullanılan projede müvekkilinin adının dahi zikredilmediğini, bu davranışın aynı zamanda ... 15/son maddesinin de ihlali olduğunu, davalının haksız maddi çıkar elde ettiğini, dava konusu yer dışında ..... ve .... inşa edilen cami projelerine de uygulandığını, müvekkilinin maddi yönden de birçok kez zarara uğratıldığını, müvekkilinin dava konusu mimarlık projesinin sadece bir yerde uygulanması için yaklaşık olarak 300.000.00 TL proje ücreti aldığını ve bu projenin avan proje olarak her uygulandığı yer için ödenmesi gereken bedelin proje başına 200.000.00 TL den aşağı olmadığını, projenin zemine bizzat uygulanması ve denetimi suretiyle de bir hizmet verilmesi halinde mimarlık şirketine işveren tarafından ödenmesi gereken bedelin ortalama 500.000.00 TL civarında olduğunu, böylece davalı yanın müvekkilinden izinsiz olarak kullandığı proje ile asgari 700.000.00 TL’lik maddi çıkar elde ettiği gibi telif hakkı da ödemeyerek asgari 300.000.00 TL maddi çıkar elde ettiğini, bir an için davalı yanca uygulanan proje ile müvekkiline ait eserin (proje) tıpa tıp birbirinin aynısı olmasa dahi işlemeden kaynaklanan hakkın işleyen açısından eserin, sahibinin izniyle işlenmesinden sonra varlık kazanacağını, müvekkilinden böyle bir izin de alınmadığından davalının işleme hakkına sahip olduğunun da söylenemeyeceğini, ... md. 71/3 başkasının eserini kendi eseriymiş gibi gösterme durumunu manevi haklara tecavüz olarak düzenlendiğini ve manevi haklara tecavüz hallerinde hangi cezalara hükmedileceğinin belirlendiğini belirterek davalının izinsiz olarak ve eserin kendisine aitmiş gibi tanıtması nedeniyle ödemesi gereken telif hakkı karşılığı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.00 TL’nın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar için şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın haksız fiilin işlendiği (projelerin uygulandığı) tarihten itibaren davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, davalı yanın müvekkiline ait eseri orijinaline sadık kalmayarak müvekkilinin unvan ve şerefine gölge düşürmesi ve eseri kendisine aitmiş gibi tanıtması ve haksız eylemini birçok kez gerçekleştirmiş olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararlar için 50.000.00 TL manevi tazminatın fiilin işlendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı yandan alınarak müvekkiline verilmesini, davalının internet sitesindeki haksız tanıtımlarla ilgili reklam niteliğindeki uygulamanın kaldırılmasını, ... md. 15 gereğince eserin görülen bir yerine müvekkilinin adının silinmeyecek şekilde yazılmasını, 23.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 11.290,00.-TL, manevi tazminat istemini 50.000,00.-TL'ye yükseltmiş, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı şirket vekili savunmasında; müvekkili şirketin beyan edilen cami inşasında müşavir (danışman) olarak faaliyet yürüttüğünü, davacı yanın iddia ettiği camiinin ....hayırsever kuruluşların da katılımı ve girişimi ile .... birlikte çalışması ile oluşturulduğunu ve inşaatı tamamlanarak kullanıma açıldığını, camiinin yapım aşamasında dava dışı ....davacı yan ile bir sözleşme yaptığını, belirtilen süre içerisinde davacının edimlerini yerine getirmediğinden ve projeyi tamamlamadığından bu işin yürütümünü davacı yandan aldığını, davacının iddia ettiği camii projesinin kendisine ait olduğuna dair herhangi bir noter tespiti, tescili olmadığını, eserin kendisine ait olduğunu belirtmek amacı ile yaptığı resmi tescil talebinin de bulunmadığını, bunun üzerine ... Maglaj şehrinde muhkim bir mimara camii projesinin hazırlatıldığını, ilgili yerin yetkili mercilerinden projenin onaylanmasıyla inşaatın tamamlandığını, bu nedenle davacı yanın ... ... Camii’nde herhangi bir hak sahipliğinin olmadığını, davacının ... Camii’nin eser sahibi olduğunu ispatlamak zorunda olduğunu, dosyada bununla ilgili bir delil arz edemediğini, sadece “sonradan eklenme olasılığı dahi bulunan bir beyan” ile projeye onay verdiğini iddia ettiğini, bu çerçevede HMK 327-329.maddeler kapsamında davacı hakkında hukuki işlem yapılmasını da talep ettiklerini, iddia edildiği gibi “...’in Maglaj şehrinde inşa edilen ... Camii” üzerinde de davacının eser sahipliğinin olmadığını, bu projenin davacı adına tescilli olduğunu gösterir belge, resmi başvuru, tescil talebinin bulunmadığını, ... kayıtlarına başvurulduğunda caminin kime ait olduğu hususunun netlik kazanacağını, davacı yanın dilekçesinde iddia ettiği mezkur caminin ve eklentilerinin bir benzerinin .... davacının rızası olmaksızın inşa edildiğini, ... de yapılan caminin tamamlanıp ibadete açılma tarihinin 2008, ... bölgesindeki caminin açılış tarihinin ise 2015 olduğunu, bu caminin .... işletme ve tasarrufunda olduğunu, ... Camii projesinin davacı yana ait olmadığını, bu konuda herhangi bir belge ve tescil başvurusunun bulunmadığını, ... Odasına ve Diyanet İşleri Bakanlığı’na camiinin kime ait bir proje olduğu ve nasıl yapıldığı sorulduğunda dava konusu uyuşmazlığın tümüyle çözüleceğini, davacının haklı olduğu düşünülse dahi dava konusu proje bedelinin iddia edildiği gibi 300.000 TL ederinde olmadığını, bu konuda davacının haksız ve sebepsiz zenginleşmeye gitmek niyeti ile kötü niyetli olarak dava ikame ettiğini, müvekkilinin projeden 700.000 TL ederinde kazanç elde ettiği iddiasının ise hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yanın açıkça suiniyetli davranarak meslek yaşantısı boyunca ulaşamadığı bir zenginliğe tek bir davayı kullanarak ulaşmak niyetinde olduğunu belirterek davacı yanın iddialarının tespit edilmesini ve davanın tüm fer’ileri ile birlikte reddini istemiştir. Davalı tarafa ... bölgesinde inşa edilen cami projesinde proje sahibi olarak .... .... İLE ... isimli mimarların da gözükmesi nedeniyle bu şahısların adına birleştirme talepli dava açmak hususunda davacıya süre verilmiş davacı tarafından ..... K sayılı dosyası dosyamızla birleştirilmiştir. .... sayılı birleşen dava dosyası kapsamındaki davalılar ... ve ... ... Bölgesinde inşa edilen dava konusu cami projesinde proje sahibi olarak görünen şahıslardır. Dava İhbar Edilen .... bulunduğu bölgede ihtiyaçtan dolayı bir cami yapılması kararı aldığını, yapılan araştırmalar sonucunda camii inşaatına ait uygulama projesinin davalı ... Mimarlık Ltd. Şti.’ne yaptırılmasına karar verildiğini ve 13.02.2014 tarihli Cami Projesi Hizmet Alımı Sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden caminin projesinin çizildiğini ve taraflar arasında mutabakata göre cami uygulama projeleri yapılarak 30.04.2014 günlü yazıda belirtildiği üzere müvekkiline teslim edildiğini, bunun üzerine sözleşme bedeli için 30.05.2014 gün ve ....seri nolu 141.600.00 TL.lik faturanın kesildiğini ve bedelinin ödendiğini, cami ile ilgili projelerin müvekkili tarafından 30.06.2016 gün ve 2850 s. yazının ekinde gönderildiğini, bu proje ve tasarımın sözleşme yapılan .... tarafından yapılmış olup proje ve tasarımının kime ait olduğu konusunda bir araştırma yapma zorunluluklarının bulunmadığını, proje ve tasarımın kendisinden izin almaksızın uygulandığı konusundaki davacı iddialarının müvekkilini bağlamadığını belirterek anılan davadaki ihtilafla ilgili olarak müvekkili ..... nin bir sorumluluğu bulunmadığından anılan davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava ihbar edilen ... cevap dilekçesinde özetle; 663 sayılı ..... Hakkında Kanun’un “Görev” başlıklı 1. Maddesindeki hükümlerden de anlaşılacağı üzere Diyanet İşleri Bakanlığı’nın görevinin camii ve mescitlerin ibadete açılmasına izin vermek ve yönetmek olduğunu, cami ve mescit yapmak veya yaptırmak görevinin bulunmadığını, bu hususta başkanlığın bütçesinde herhangi bir ödeneğin de konulmadığını, bu güne kadar bütün cami ve mescitlerin dernek ve vakıflar ile hayır sahibi kişiler tarafından yaptırıla geldiğini, davaya konu ... camiinin de .....tarafından yaptırıldığını, bahse konu üniversite kampüslerindeki camilerin de yine başkanlıklarınca yaptırılmadığını, cami veya mescit yapmak veya yaptırmak görevleri bulunmayan başkanlıklarının davacıya ait projenin uygulanmasında herhangi bir dahli bulunmadığını, söz konusu camiye ait projelerin adı geçen vakıftan istenilmesinin uygun olacağını belirterek söz konusu davanın başkanlıklarına ihbarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğundan başkanlıklarınca davaya müdahale talebi bulunmadığını belirtmiştir.GEREKÇE :"Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, davalının eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.Toplanan delillere, yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi kök ve ek raporuna ve tüm dosya kapsamına göre "1-Davanın kabulü ile 11.290 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000TL tazminatın davalıdan davacıya verilmesine, 3-davalının internet sitesindeki tanıtımlarla ilgili reklam niteliğindeki uygulamalırın kaldırımasına, 4-... 15. M. Gereğince eserin görünen bir yerine ve projeye davacının adının silinmeyecek bir şekilde yazılmasına, ayrıca "bu eser mimar ....'in Bosana Hersek Maglaj daki ... Caminin bir kopyasıdır." şeklinde adının yazılmasına, masrafların davalıdan karşılanmasına," şeklinde hüküm kurulmuştur. Kararı davalı vekili istinaf etmiş, istinaf mahkemesi başvurunun esastan reddine karar vermiş, bunun üzerine yine davacı temyiz etmiştir...... karar sayılı ilamıyla mahkekemiz kararını; "Dosya kapsamında, davalı ...'ye yapılan tebligatların, davacı tarafça bildirilen "...." adresine yapıldığı görülmekte olup, yine davalı tarafça sunulan kayıtlardan bu adresin davalının eskiden çalıştığı iş yeri olduğu ve dava tarihinde bu iş yerinde çalışmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla dosya kapsamında davalı ...'ye yapılan tebligatların tebligata elverişli bulunmayan adrese yapıldığı yani usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca da, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılacak ise de, bu maddenin uygulanabilmesi için tebligat yapılacak kişinin vekiline vermiş olduğu bir vekaletnamesinin varlığı gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan evrakların incelenmesinden de davalı ... tarafından Av. .....'e verilen bir vekaletname bulunmadığı için, bu vekile yapılan tebligatın da usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmıştır. Yargılamanın davalı ...'ye tebligat yapılmadan görülüp karara bağlanması nedeni ile davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır (..... O halde, mahkemece yapılacak iş, davalı ...'ye asıl ve birleşen dava dilekçelerinin tebliği, davacıya cevaba cevap, davalıya 2. cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti, taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen delillerin toplanması ile bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak ve davalının savunma hakkı kısıtlanarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre asıl ve birleşen davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." Biçimindeki gerekçeyle kaldırmıştır. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda tebligatlar çıkarılmış ve dilekçeler teatisi süreci tamamlanmış yeniden ön inceleme ve tahkikat yapılmıştır. Davanın açılmasını müteakip davacı ve davalının dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, müzekkereler celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne yazılan müzekkere cevabı: "İlgi yazınızla uygulama tarihlerini gösterir mimari projesini istemiş olduğunuz Kampus Cami, Sayın .... tarafından oğlu merhum .... hatırasına 2011 - 2014 tarihleri arasında hibe olarak yaptırılmıştır. Üniversitemize o tarihlerde proje hizmeti sunan ......’nin bu konuda yardımcı olabileceği düşüncesiyle yapılmış olan şifahi görüşmeler neticesinde proje tedarik edilmiş ve kendilerine hiçbir bedel ödenmemiştir. Tedarik edilen Cami projesi arazi ve topoğrafya şartlarına göre revize edilerek müteahhit firma ....ait ruhsat yazımız ekinde gönderilmektedir."....’ne yazılan müzekkere cevabı : "Davacı.... davasının yapılan açık yargılanması sırasında verilen ara kararı gereğince davalı tarından uygulandığı iddia olunan, ... Kampüsünde bulunan camiye ait, uygulanma tarihlerini gösterir mimari projelerin onaylı bir örneğinin çıkarılıp .... olarak mahkemenize gönderilmesini istenmektedir. Söz konusu cami inşaatı .... nolu parsel üzerinde .... tarafından yaptırılmakta olup, bahse konu iş ile ilgili olarak üniversitemizde herhangi bir proje, bilgi ve belge bulunmamaktadır." denilmektedir. Eser, sahibinin hususiyetini yansıtan ve ...’nda sayılan dört kategoriden biri içinde yer alan fikir ve sanat mahsulleridir (... 1/B-a). Bu kapsamda; bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsura muhakkak sahip olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün “sahibinin hususiyetini taşıması”, ikincisi ise “kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dâhil olması”dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine “subjektif unsur” veya “esasa ilişkin şart”, ikincisine ise “objektif unsur” veya “şekle ilişkin şart” denilmektedir. Bu unsurlar fikir ve sanat ürününün eser sayılmasında olmazsa olmaz unsurlar olup, resen araştırılması gerekir. Bir eserin ... kapsamında korunabilmesi için, bu iki şartın dışında ayrıca; sahibinin hususiyetini yansıtacak seviyede şekillenmiş olması ve bir fikri çabanın ürünü olması şartları da aranır.Mimari projeler 5846 sayılı yasanın 2 nci maddesi kapsamında “ilim ve edebiyat eseri” olarak korunmakta olup; projenin uygulanmasıyla vücuda getirilmiş olan mimari yapılar ise ancak; “estetik değer”e sahip olmaları kaydı ile aynı yasanın 4 üncü maddesi kapsamında “güzel sanat eseri” olarak korunur.Somut olayda davacının 05.11.2012 tarihinde ... Camii inşaatında ve 15.06.2011 tarihinde ...Camii inşaatında uygulanan projelerine konu camilerin, estetik nitelik taşımaması nedeniyle güzel sanat eseri olarak nitelendirilemeyeceği düşünülmektedir. Bu kapsamda, davacının eseri ... 2. Madde kapsamında “ilim ve edebiyat eseri” olarak değerlendirmiştir. Davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği 05.11.2012 tarihinde ... Camii inşaatında ve 15.06.2011 tarihinde ...Camii inşaatında uygulanan projeleri ile davalıların 13.04.2014 tarihinde, ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanan projelerinin aynı olup olmadığı, yahut ikincisinin, öncekilerin değiştirilmiş biçimini oluşturup oluşturmadığı hususunda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; Davacı yanın kendisine ait olduğunu iddia ettiği 15.06.2011 tarihli ... Camii inşaatına ait mimari projenin ;Proje müellifinin = .... ’nün isimlerinin yer aldığı, Tarihinin 15.06.2011 olarak açıklandığı,Toplam pafta sayısının 1 olduğu,Pafta adının da; “Camii vaziyet planı, planlar, kesitler, cepheler” olarak açıklandığı,1/500 lük vaziyet planına göre bu camii yerleşkesinin 2 minerali olarak, Kıble aksına göre sağ tarafta cami, ortada- meydan ve bir havuz, solunda toplantı salonu, havuzun tam arkasında kafeterya, kafeteryanın solunda hemen yanında sosyal merkez, camii ile toplantı salonu arasında seyir terası ve şelale (kıble aksının altında) tasarlandığı anlaşılmıştır. Davacı yanın kendisine ait olduğunu iddia ettiği 05.11.2012 tarihli ... ...Camii inşaatına ait mimari projenin;Proje müellifinin = .... ‘ın isimlerinin yer aldığı, Tarihinin 05.11.2012 olarak açıklandığı,Toplam pafta sayısının 1 olduğu,Pafta adının da; “Camii vaziyet planı, planlar, kesitler, cepheler” olarak açıklandığı,1/200 lük vaziyet planına göre bu camii yerleşkesinin 2 minareli olarak, tam karşıda cami, sağında pergole, solunda galeri, ortada meydan camiinin tam karşısında fıskiyeli şelaleli havuz tasarlandığı anlaşılmıştır.Her iki cami projesinin de aynı şirket tarafından davacıya ve ... isimli dava dışı şahsa yaptırıldığı, çizim tekniği açısından projelerin birbirinin aynısı olduğu; sadece küçük ölçekli, değişik albenisi olan, kolon dişleri ve merdiven şekli gibi küçük detaylarda değişiklik olduğu tespit edilmiştir. Davalıların sunduğu, 13.04.2014 tarihli, ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanan projenin ise :Proje müellifinin = ... - Mimarlık Ltd. Şti. olarak belirtildiği,“Yapan” kısmında ... + ... isimlerinin yer aldığı, Tarihinin 13.04.2014 olarak açıklandığı,Toplam pafta sayısının 1 olduğu,Pafta adının da; “... Bölgesi Camii Mimari Uygulama Projesi” olarak açıklandığı,1/100 lük vaziyet planına göre bu camii yerleşkesinin tek minareli olarak; tam karşıda cami, camiinin tam karşısında bahçede sekizgen şadırvan şeklinde tasarlandığı anlaşılmıştır.Söz konusu projelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; tasarım-çizim tekniği ve şekil açısından, ... Bölgesi Camii Mimari Uygulama Projesinin, davacı yana ait yukarda özetlenen diğer 2 projeye vaziyet planı, kat planı bazında ve kesit bazında benzemediği; ancak cephe görüntüsü- cephe tasarımı bakımından kubbe altı ışıklık ve silikon cephe giydirme bazında birbirine benzediği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda bir değerlendirme yapıldığında da ikinci projenin, öncekilerin değiştirilmiş biçimini oluşturmakta olduğu kanaati hâsıl olmuştur.Davacının kendisine ait olduğunu bildirdiği (a) bendindeki projeleri ile Diyanet Vakfının gönderdiği 2008 yılında ...’te uygulanan ve proje sahibi başka bir kişi olarak görülen projenin aynı olup olmadığı yahut ikincisinin öncekilerin değiştirilmiş biçimini oluşturup oluşturmadığı hususunda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu;Davacının kendisine ait olduğunu bildirdiği 05.11.2012 tarihinde ... Camii inşaatında ve 15.06.2011 tarihinde ...Camii inşaatında uygulanan projeleri ile Diyanet Vakfının gönderdiği 2008 yılında ...’te uygulanan ve proje sahibi başka bir kişi olarak görülen projenin birbirinin aynı olduğu, ikincisinin öncekilerin küçük detay değişiklikleri haricinde cephe görüntüsü ve tasarım düşüncesi bakımından tam kopyası olduğu anlaşılmıştır. Davacının 29.11.2016 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu proje ile ...’te 2008 yılında uygulanan projenin aynı olup olmadığı yahut ikincisinin öncekilerin değiştirilmiş biçimini oluşturup oluşturmadığı hususunda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu;Davacının 29.11.2016 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu proje ile ...’te 2008 yılında uygulanan projenin birbirinin aynısı olduğu, arada tasarım ve çizim bakımından değişiklik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalıların ... bölgesindeki cami inşaatında uyguladıkları projenin izinsiz uygulandığı anlaşıldığından davacının hangi mali ve manevi haklarının ihlal edildiği hususunda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu;Telif Hakkı Yönünden Değerlendirme:Değerlendirme kısmının 2-A bendinde tespit edildiği üzere; 13.04.2014 tarihli ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanan dava konusu proje, 05.11.2012 tarihinde ... Camii inşaatında ve 15.06.2011 tarihinde ...Camii inşaatında uygulanan projelerin değiştirilmiş biçimini oluşturmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi, mali hakları davacıya ait olan mimari projenin uygulanmasıyla vücuda getirilen dava konusu mimari yapı “estetik değer”i bulunan “güzel sanat eseri” niteliğinde bir yapı değildir. Bu durumda; eser sahibinin bir ilim eseri olarak proje üzerindeki mali ve manevi hakları korunmakla beraber, bu projenin uygulanması sonucu inşa edilen ve ... m.4/3 anlamında mimari eserlerden sayılamayacağı anlaşılan bina üzerinde korunan bir telif hakkı bulunmamaktadır. Bu tür bir binada, orijinal projeye aykırılık ancak İmar Yasası ve ilgili özel mevzuata tabidir. Manevi Haklar Yönünden Değerlendirme:...’nun 14 ilâ 17 nci maddelerinde, eser sahibine eseri dolayısıyla doğrudan kişiliğine bağlı mutlak (manevi) haklar tanımış olup; manevi haklara tecavüz teşkil eden fiiller aynı kanunun 67 nci maddesinde sayım yolu ile belirtilmiştir. Buna göre eser sahibinin umuma arz, adın belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını men etme hakkı bulunmaktadır.Eserin umuma arz yetkisi ...’ nun 14 üncü, eser sahibi olarak adın belirtilmesi yetkisi 15 inci, eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi ise aynı kanunun 16 ncı maddesinde düzenlenmiştir. ... 14. madde kapsamında değerlendirme: Eserin umuma arz yetkisini düzenleyen 14. madde uyarınca, “Bir eserin umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi tayin eder”. Eserin, sahibi tarafından veya onun onayı ile, üçüncü kişilerce kontrol altında tutulamayacak şekilde, üçüncü kişilerin veya toplumun bilgisine sunulması, umuma arzıdır. Umuma arz için eserin çoğaltılmasına, yayınlanma veya temsil edilmesine gerek yoktur. Eserin herhangi bir şekilde, bir grup şahsın bilgisine getirilmesi yeterlidir.Eser sahibinin rızası ile umuma arz edilen eser alenileşmiş sayılır. Aleniyet gerçekleştikten sonra artık geri alınamaz. Sahibinin iznini geri alması hukuken bir anlam ifade etmez.Doktrinde eser sahibinin umuma arz yetkisinin ilk umuma arz ile sınırlı olduğu yönünde kimi görüşler bulunmaktaysa da; Yargıtay’ın son kararları, umuma arz yetkisinin ilk umuma arz ile sona ermeyeceği; izinsiz gerçekleşen her yeni umuma arza, eser sahibinin bu hakkına dayanarak karşı çıkabileceği yönündedir. (Örneğin; .... K. sayılı emsal kararında, davacının eser sahibi olduğu, eser vasfındaki mimari projeyi, izinsiz biçimde aynen kopya ederek inşa eden davalının eyleminin eser sahibine ait manevi hakların (umuma arz yetkisinin) ihalali mahiyetinde olduğuna karar verilmiştir.Somut olayda, 13.04.2014 tarihli ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanan dava konusu proje, 05.11.2012 tarihinde ... Camii inşaatında ve 15.06.2011 tarihinde ...Camii inşaatında uygulanan projelerin değiştirilmiş biçimini oluşturmaktadır. Davacı tarafından davalıya bu projeyi kullanma konusunda verilmiş bir yetki bulunmadığından, davalıların izinsiz kopyalama eylemlerinin davacının, eserini umuma arz yetkisini ve davacının ... 14. madde anlamında manevi hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.... 15. madde kapsamında değerlendirme: Manevi haklar eser sahibine, o esere bağlı fikri kişiliğini korumak amacıyla tanınmıştır. Dolayısıyla; eser sahibinin manevi hakları sadece kişiliği koruyan kişilik haklarından ayrılırlar. “...Manevi hakkın cevherine, yani eser sahibinin o esere bağlı fikri kişiliğine tecavüz manevi hakka tecavüzdür. Eser sahibinin o esere bağlı ‘fikri kişiliği’; eserin, sahibinin ‘hususiyetini’ taşıyan, biçimsel ve içeriksel bütünlüğü ile eserin ve sahibinin adından...oluşmuştur... Eser bu addan sahibinin rızası hilafına ayrılırsa fikri kişiliğe tecavüz varsayılır.”Adın belirtilmesi konusundaki hak, eser sahibinin manevi nitelikteki münhasır haklarındandır. Somut olayda, 13.04.2014 tarihli ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanan projenin “Yapan” kısmında ... + ... isimlerinin yer aldığı tespit edilmiştir. Söz konusu projede davacı adının belirtilmemiş olması manevi hak ihlali oluşturmaktadır. ... 16. madde kapsamında değerlendirme: Eser sahibinin, eserde değişiklik yapılmasını önleme yetkisini düzenleyen ... 16/1 maddesi, “Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.” Şeklindedir. Bu hüküm uyarınca, eser sahibinin izni olmaksızın eserin biçiminde veya içeriğinde yapılacak her türlü değişiklik yasaklanmıştır.Yukarıda da belirlendiği üzere; 13.04.2014 tarihli ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanan dava konusu proje, 05.11.2012 tarihinde ... Camii inşaatında ve 15.06.2011 tarihinde ...Camii inşaatında uygulanan projelerin değiştirilmiş biçimini oluşturmaktadır. Bu kapsamda davacının eserinde, izni olmaksızın değişiklik yapıldığı ve bu durumun ... m. 16 anlamında manevi hak ihlali oluşturduğu sonucuna varılmıştır.Mali Haklar Yönünden Değerlendirme:Davacı taraf dava dilekçesinde, davalıların ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanan projenin, kendi projelerinin taklidi kopyası olduğunu ve bu durumun mali hak ihlali teşkil ettiği ileri sürülmektedir....’ nun 20/I bendi, “Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı, münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.” şeklindedir. İlgili kanun mali hak kavramını tanımlamamış, sadece bu hakların neler olduğunu saymakla yetinmiştir. Buna göre; Kanunun 21-25 inci maddelerinde yer alan “işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakları” mali haklardır. ... madde 48/I; “Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteviyat itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler.” hükmünü havidir. Mali hakların nasıl devredileceği hususu ise aynı kanunun 52. maddesinde düzenlenmiştir. md. 52’de “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.” denmek suretiyle devir sözleşmesi için şekil koşulu öngörülmüştür. Şekil şartının geçerlilik şartı mı yoksa ispat şartı mı olduğu kanunda belirtilmemekle beraber doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında şekil şartının geçerlilik şartı olduğu kabul edilmektedir. .... Karar sayılı yerleşmiş içtihadı da; “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması gerekir. Bu bir geçerlilik koşuludur.” Şeklindedir.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalının mali hak sahibi olup olmadığını tespit etmek için, öncelikle davacı ile davalı arasında dava konusu mimari proje üzerindeki mali hakların devrine dair “yazılı” bir sözleşme olup olmadığına bakmak gerekir. Davalı şirket vekili her ne kadar davacının ... 18. madde uyarınca dava konusu eser (mimari proje) üzerindeki bir hakkı olmadığını, projenin davacıya ait olmadığını ileri sürmüşse de; yukarıda incelendiği üzere dava konusu proje, davacının önceki projelerinin değiştirilmiş/kopya biçimini oluşturmaktadır.Dosya içinde davacı ile davalı şirket arasında mali hakların devrine ilişkin olarak yapılmış bir sözleşme bulunmamakta olup, dava konusu eserin (mimari projenin) mali haklarının davacıya ait olduğu sonucuna varılmıştır. ... 22. madde kapsamında değerlendirme: ...’ nun 22/1. maddesi, “Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı, münhasıran eser sahibine aittir.” hükmünü içermektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında hangi fiillerin ‘çoğaltma’ kapsamında yer aldığı açıklanmıştır. Buna göre, “eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır.”Dava konusu olayda, davacının eser sahibi olduğu dava konusu mimari projenin, davacının izni olmaksızın 13.04.2014 tarihli ... bölgesindeki camii inşaatında uygulanmasının ... madde 22 anlamında mali hak ihlali olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında mali hakların devrine ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı gibi, davacının eserin eser sahibi belirtilmeksizin çoğaltılmasına zımnen izin verdiği yönünde bir veri de dosyada bulunmamaktadır. Dolayısıyla; davalıların dava konusu mimari proje yoluyla, davacının mali haklarından olan “çoğaltma hakkını” ihlal ettikleri kanaatine varılmıştır.... 23. madde kapsamında değerlendirme:... madde 23/1 hükmü uyarınca, “Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir.” Somut olayda davalıların ,...., dava konusu caminin tüm uygulama projesini 30.05.2014 gün ve 77647 seri nolu fatura karşılığı (KDV hariç) 120.000 TL. bedel karşılığı yaptığı, bunun içindeki mimari proje bedelinin 55.000 TL + KDV olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Mali hak ihlali var ise davacının sözleşme yapılmış olsaydı veya rayiç değeri itibari ile isteyebileceği telif bedelinin ne olabileceği hususunda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu;Dava tarihi olan 2016 itibari ile .... asgari proje hesap cetveline göre böyle bir camii uygulama projesinin maliyeti, ekte sunulan “En az bedel hesap” cetveline göre teknik şartname, metraj ve keşif maliyet analiz işlemleri (%10) hariç 11.290,00 TL’dir.Ayrıca, huzurdaki dava, 2016 yılında açılmış olup, bilirkişice davacı yanın olası talep edebileceği bedel 2016 yılı itibari ile hesaplanmıştır. Bunun yanı sıra, somut olayda hemen dikkat çeken bir husus da, davacı yanın kendisine ait olduğunu, davalılarca kötü derecede kopyalandığı ileri sürdüğü.... olduğu ve davacı yanın bu projede herhangi bir imzası-parafı yer almadığı gibi (sadece bu projenin yapımına 27.02.2008 tarihinde müsaade ettiği görülmektedir.), projedeki antet logosunun .... hazırlanma tarihinin ise 30.06.2008 olduğudur.Davalılarca kopyalandığı belirtilen, davacı yana mimari projenin 13.02.2014 tarihini taşıdığı, dolayısı ile bu projenin 2014 yılında kopyalandığı dikkate alındığında da 420 m2 lik projenin en az bedelinin 2014 yılına göre hesaplanması gerekmektedir. Anılan proje için .... sanayi bölge yönetimi ile bir sözleşme yapılmış olsa idi, mimari projenin uygulanması karşılığında talep edilebilecek ücretin serbest piyasa rayiçlerine göre; 2016 yılı için = 11.290,00TL olacağı tespit edilmiştir.Davalı tarafça projedeki imzaların müvekkiline ait olmadığına dair itirazı ise proje üzerinde ... Şti'nin yetkilisinin imzasının bulunduğu , proje müellifi olarak da davalılar .... Bilezikçinin olduğunun belirtildiği, dolayısıyla imza incelemesi yapmanın herhangi bir yararı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalılarca Bosna Hersekte yapılan Maglaj camiinin müellifinin davacı olmadığına dair itirazlarının ise, davacının dosya içerisine sunduğu 14.03.2008 tarihli Dini ve Sosyal Hizmet Vakfı ile yapmış olduğu proje yapım sözleşmesi ve 27.02.2008 tarihli teknik sözleşme , Projede ismi geçen mimarlık şirketi ile Davacının yapmış olduğu 29.11.2008 tarihli Protokol ve diğer deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde ... Maglaj kentinde yapılan caminin müellifinin davacı olduğu anlaşılmıştır. Neticede dosya incelendiğinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği 05.11.2012 tarihinde ... Camii inşaatında ve 15.06.2011 tarihinde ...Camii inşaatında uygulanan projeleri ile davalıların 13.04.2014 tarihinde, ... Bölgesindeki camii inşaatında uygulanan projelerinin aynı olmadığı, ancak ikincisinin öncekilerin değiştirilmiş biçimini oluşturduğu, davacının kendisine ait olduğunu bildirdiği (a) bendindeki projeleri ile Diyanet Vakfının gönderdiği 2008 yılında ... ‘te uygulanan ve proje sahibi başka bir kişi olarak görülen projenin aynı olduğu, davacının 29.11.2016 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu proje ile ...’te 2008 yılında uygulanan projenin aynı olduğu, davalıların ... bölgesindeki cami inşaatında uyguladıkları projenin, davacının izni olmaksızın uygulanması sebebiyle davacının; manevi haklar kapsamındaki; umuma arz yetkisinin (... m. 14), eser sahibi olarak adın belirtilmesi yetkisinin (... m. 15) ve eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisinin (... m. 16) ihlal edildiği, mali haklar kapsamındaki; yayma (... m. 22) ve çoğaltma yetkisinin (... m. 23) ihlal edildiği, sözleşme yapılmış olsaydı veya rayiç değeri itibari ile davacının isteyebileceği telif bedelinin 11.290,00 TL civarında olacağı, davaya konu proje ile davacı yana ait olduğu ileri sürülen,....cami projesindeki tek benzerliğin, kısmen de olsa kubbe altı ışıklık ve silikon cephe giydirme şeklinde olduğu; vaziyet planı, kat planları, A-A ve B-B kesitleri, sistem detayları bazında herhangi bir benzerliğin olmadığı, anılan proje için .... Yönetimi ile bir sözleşme yapılmış olsa idi, mimari projenin uygulanması karşılığında talep edilebilecek ücretin, serbest piyasa rayiçlerine göre;2014 yılı için = 9.879,00TL, 2016 yılı için = 11.290,00TL olabileceği anlaşılmış, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösteren araştırma sonucu, ve tüm dosya kapsamından davacının mali ve manevi haklarının ihlal edildiği anlaşıldığından talep arttırım dilekcçesi dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulüne , manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ,davalının internet sitesindeki tanıtımlarla ilgili reklam niteliğindeki uygulamalırın kaldırımasına, ... 15. M. Gereğince eserin görünen bir yerine ve projeye davacının adının silinmeyecek bir şekilde yazılmasına, ayrıca "bu eser mimar ...'in Bosana Hersek Maglaj daki ... Caminin bir kopyasıdır." şeklinde adının yazılmasına, masrafların davalıdan karşılanmasına" biçimindeki gerekçeler ile davanın kabulüne karar verildiği, Verilen kararın davalılar vekillerince istinaf edildiği.... karar sayılı ilamıyla, "GEREKÇE :1-Asıl ve birleşen dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafça aynı iddialara dayalı olarak asıl ve birleşen dava açılmış olup, asıl dava yalnızca davalı ... Ltd.Şti'ne yöneltilmiş iken birleşen davalar ise davalı gerçek kişilere yöneltilmiştir. "HMK'nın 166. vd. maddeleri uyarınca aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir ise de, bu durum asıl ve birleşen davanın ayrı dava olma niteliğini değiştirmez. Birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların tahkikat safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen '' davaların istiklali prensibi '' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurulması gereklidir (....K. sayılı ilamı). Somut olayda ise ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmadığı gibi kurulan hükümde de, hüküm altına alınan tazminatların davalıdan tahsiline denilmek suretiyle infazda tereddüte yol açılması da doğru olmamıştır. Öte yandan, 5846 sayılı ...’in 10. maddesi “Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir. Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez. Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır.” hükmünü haizdir. Somut olayda dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, ...'teki cami projesinin, proje sahibinin dava dışı bir kişi olduğu, ... Camii ve ... ...Camii inşaatına ait mimari projelerin, proje müellifinin ... Mimarlık-Mühendislik Ltd. Şti., projeleri yapanların ise ... ve ... olduğu açıklanmıştır. Eserden doğan hakların ihlali sebebi ile açılan tazminat davalarında, eser birliğine adi şirket hükümleri uygulanacaktır. Eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunda, eser sahiplerinden her birisinin tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, söz konusu eserlerin sahibinin kim olduğunun belirlenmesi, davacı ile birlikte dava dışı eser sahibi mevcut ise birlikte eser sahipliğinin söz konusu olup olmadığının tespiti ile buna göre davacının tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, bu hakkın ancak diğer eser sahipleri tarafından davacıya verilecek bir muvafakatname ile ya da eser sahipleri arasındaki adi ortaklık ilişkisini temsil etmek üzere bir temsilci atanması sağlanmak suretiyle, bu temsilci tarafından kullanılabileceği nazara alınarak, davacı tarafça ileri sürülen talep türleri itibariyle dava şartlarından olan aktif dava ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Kabule göre de, dosya kapsamında alınan 31.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda, tasarım-çizim tekniği ve şekil açısından, ... Bölgesi Camii Mimari Uygulama Projesinin, davacı yana ait ... Cami ve ... ...Cami inşaatı projelerine vaziyet planı, kat planı bazında ve kesit bazında benzemediği, ancak cephe görüntüsü-cephe tasarımı bakımından kubbe altı ışıklık ve silikon cephe giydirme bazında benzediği, bu bağlamda bir değerlendirme yapıldığında da ikinci projenin, öncekilerin değiştirilmiş biçimini oluşturduğu açıklanmış, 30.01.2018 tarihli ek raporda ise davaya konu proje ile davacı yana ait olduğu ileri sürülen Bosna-Hersek Maglaj cami projesindeki tek benzerliğin, kısmen de olsa kubbe altı ışıklık ve silikon cephe giydirme şeklinde olduğu, vaziyet planı, kat planları, A-A ve B-B kesitleri, sistem detayları bazında herhangi bir benzerliğin bulunmadığı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere söz konusu raporlar denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi kendi içinde de çelişkiler içermektedir. Bu itibarla mahkemece, ...'teki proje ile davacıya ait olduğu ileri sürülen ... Cami ve ... ...Cami projelerinin aynı olup olmadığı, bu projelerin sahibinin ve mali haklarını kullanma yetkisinin kime ait bulunduğu, davalıya ait projenin, bu projelere tecavüz teşkil edip etmediği hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA," karar verilmesi üzerine yeniden mahkememiz esasına kayıt edilmiştir. Mahkememizce dosya yeniden ele alınmış, bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve raporlar dosyaya kazandırılmıştır. İnceleme ve değerlendirmeler; Bosnahersek Camii, ... Camii ve ... ...Camii Projelerinin Eser Nitelikleri ve Sahipliği: Eser Niteliği: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (...) m.2/3 uyarınca, bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topografyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimarî maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri, ilim ve edebiyat eseri olarak kabul edilir. Dosyaya sunulan belgelerden,.... Maglaj kentinde yapılan ... Camii mimari projesinin, sahibinin hususiyetini taşıdığı, fikri bir çabanın ürünü olduğu bundan dolayı ... m.2 kapsamında eser niteliğinde olduğu, Aşağıda ayrı başlık altında ayrıntılı olarak inceleneceği ve değerlendirileceği üzere, 05.11.2012 tarihli ... ...Camii projesi ile 15.06.2011 tarihli ... Cami projesi, detaylardaki küçük farklılıklar dışında, Maglaj kentinde inşa edilen ... Camii’ye ait proje ile ayniyet derecesinde benzerlik göstermekte olup, bu projelerin ayrı birer eser olarak değerlendirilemeyeceği, Eser sahipliği: Yasal Çerçeve ... m.1/B-b ve m.8 uyarınca bir eserin sahibi onu meydana getirendir. “Eserin meydana getirilmesi maddi bir fiildir. Eserin meydana getirilmesiyle birlikte hak da kendiliğinden doğar. Hakkın doğumu için kamuya sunmak veya tescil gibi herhangi bir eylem veya işleme gerek yoktur.” (..... sayılı karar.) Bir eserin birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi halinde ise, eserin niteliği dikkate alınarak eser sahipliğinin belirlenmesi gerekir. Eğer bir eser kısımlara ayrılabiliyor ise her bir kişi, vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır. (... m.9) Buna karşılık, birden fazla kişinin iştiraki ile vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün oluşturuyorsa, eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Bu durumda birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. (... m.10/1,2) Eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişilerin hak sahipliği ise ... m.10/son’da düzenlenmiştir. Buna göre, “Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır…”. 11. maddenin birinci fıkrasında “Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.” denilmekle eser sahipliği karinesine yer verilmektedir. Nihayet ... m.18/2 maddesinde de, “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Bosna-Hersek’te (Maglaj kenti) İnşa Edilen ... Camii Projesinin Eser Sahipliği: Davaya konu eserin, daha önce davacı adı ile uygulamaya konulması, daha önceki projelerde eser sahibi olarak adının anılması ve imzasının bulunması ve dosyaya sunulan diğer deliller dikkate alındığında, davacının bu eserin sahibi olduğu sonucuna varılmaktadır. ... Camii ve ... ...Camii Projelerinin Eser Sahipliği: ... Rektörlüğü’nün 20.06.2016 tarihli yazısı ve ...Rektörlüğü’nün 07.06.2016 tarihli yazıları ekinde sunulan camii projeleri incelendiğinde, gerek 15.06.2011 tarihli ... Camii projesinde gerekse 05.11.2012 tarihli ... ...Camii projesinde projeyi yapan olarak ... ve ... isimlerinin yer aldığı; proje müellifinin ise ... Mimarlık&Müh.Ltd.Şti. olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Her iki eser (proje) gerek çizim tekniği ve gerekse yapının ana iskeleti, formatı ya da genel tasarımı olarak tanımlanan strüktür sistemi bakımından aynı olduğu, bazı ufak detaylarda farklılıklar bulunduğu, ... Cami projesinde farklı olarak, mahfil katı bulunduğu, her ikisi de çift minareli olduğu, minarelerin formunun da aynı olduğu, Dolayısıyla, anılan Üniversitelere (Eskişehir Osmangazi ve ... Fırat) ilişkin projeler, 5.2.2 başlığı altında değerlendirilen Bosna-Hersek’te (Maglaj kenti) İnşa Edilen ... Camii Projesinden farklı projeler değildir. Kaldı ki bu projeler, huzurdaki davada uyuşmazlığa dahil değildir, zira dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, ...’teki camii projesini anılan Üniversitelerin yerleşkelerinde inşa edilen camilerde de uygulayan davacıdır. Sonuç olarak, önceki tarihli ... Camii projesi ile ayniyet derecesinde benzerlik gösteren, bağımsız birer eser olarak kabul edilmesi mümkün olmayan bu projelerin davacı dışında eser sahipliğinden söz edilemeyeceği, Davalıya Ait Projenin Diğer Projelerin İhlali Niteliğinde Olup Olmadığı: Bu konuyu değerlendirirken, öncelikle ihlal iddiasına dayalı karşılaştırmaların hangi projeler arasında yapılacağını tespit etmek gerekmektedir. Davacının huzurdaki davadaki iddiası, davalı ... Ltd.Şti.’nin, müvekkiline ait ...’in Maglaj kentinde inşa edilen ... Camii Projesi’ni, izinsiz olarak ... Bölgesi’nde inşa edilen projeye uyguladığı ve bunun hak ihlali olduğu yönündedir. Dolayısıyla, davacının haklarının ihlal edilip edilmediğini değerlendirirken, ... Bölgesi Camii Projesi ile ...’te inşa edilen ... Camii Projesini kıyaslamak gerektiği kanaatindeyiz. Zira, yukarıda ayrı başlık altında değerlendirildiği üzere, ... ve ... ...yerleşkelerinde inşa edilen camilerin projeleri de davacıya aittir ve bunlar, ... Camii Projesi ile ayniyet derecesinde benzerdir, bağımsız eser niteliği yoktur. ... Bölgesi Müdürlüğü tarafından 30.06.2016 tarihli yazı ekinde dosyaya sunulan ... Bölgesi Camii Projesi incelendiğinde, 13.04.2014 tarihli projede proje müellifinin davalı ... Müh.Mim.Ltd.Şti; mimarların davalılar ... ve ... olarak belirtildiği; anılan mimarların imzaları için oluşturulan sütunda tek imzanın yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu proje incelendiğinde; ... Bölgesindeki caminin tek minareli olduğu; yapı ile ilgili tüm yükleri karşılayıp zemine aktaran strüktür sisteminin, ... Camii Projesi ile aynı olduğu; minare ve şerefenin formunun da aynı olduğu; buna karşılık mahfil katın, davacıya ait projede kare formundaki camii orta mekanı içinde galeri kat konumunda iken, ... Bölgesi Camii projesinde son cemaat kısmının üzerinde yer aldığı, Taşıyıcı sisteme ait kolonların formu, bodrum katta yer alan 4 adet orta kolonun yuvarlak formda olması, cephe görüntüsü, slikon giydirme cephe, cephe tasarımı, kubbe altı ışıklık, mihrap, kubbe aydınlatması detayı, yağmur oluğu detayı, minare ve şerefe formu gibi hususların davacıya ait projeler ile benzerlik gösterdiği, Dolayısıyla, ... Bölgesi’nde inşa edilen camiye ilişkin mimari projenin, ...’te inşa edilen ... Camii Projesi ile (buna bağlı olarak, bu proje ile ayniyet derecesinde benzerlik gösteren davacıya ait ... ...ve ... Cami projeleri ile) benzer olduğu, bu projelerin değiştirilmiş şekli olduğu, Bilindiği üzere eser sahibinin ...’den doğan işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim mali hakları (m.21-25); umuma arz, ismin belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etmek manevi hakları vardır (m.14-16). Eser sahibi bu haklarını veya kullanma yetkisini, ... m.52’ye uygun olarak, yazılı bir şekilde devredebilir. Dosya içeriğinden, davacı ile davalılar arasında bu kapsamda yapılan bir devir sözleşmesi bulunmadığı, Bu durumda, her ne kadar .... inşa edilen camiye ait mimari projede müellifi olarak davalı ... …Ltd.Şti. ve mimarlar olarak da davalılar ... ve ...’nin ismi belirtilmekte ise de, bu projenin özgün, davacıya ait projeden bağımsız bir proje olmadığı; davacıya ait projenin izinsiz olarak ve bütünlüğü bozularak uygulanmış hali olduğu; dolayısıyla bu eylemin, davacının ... kapsamındaki mali haklarından çoğaltma (m.22) ve yayma (m.23) haklarının; manevi haklarından ise umuma arz hak (m.14) ve eserin bütünlüğünün korunması (m.16) manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğu, Netice itibariyle, Bosna-Hersek’in Maglaj kentinde inşa edilen ... Camii mimari projesinin (2008), sahibinin hususiyetini taşıdığı, fikri bir çabanın ürünü olduğu bundan dolayı ... m.2 kapsamında eser niteliğinde olduğu; projenin eser sahibinin davacı olduğu, ... ...Camii projesi (2012) ve ... Cami projesinin (2011), detaylardaki küçük farklılıklar dışında,..... kentinde inşa edilen ... Camii’ye ait proje ile ayniyet derecesinde benzerlik gösterdiği, bu projelerin ayrı birer eser olarak değerlendirilemeyeceği, bu projelerin de davacı tarafından uygulandığı ve bunun uyuşmazlık konusu olmadığı, .... ayniyet derecesinde benzerlik göstermesi nedeniyle bağımsız bir eser olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı; her ne kadar projelerde, projeyi yapan olarak .... uygulamaları niteliğinde olduğu, .... inşa edilen camiye ilişkin mimari projenin, .... projeleri ile) benzer olduğu, bu projelerin değiştirilmiş şekli olduğu, bağımsız bir eser olarak kabul edilemeyeceği, Her ne kadar .....ve mimarlar olarak da davalılar ... ve ...’nin ismi belirtilmekte ise de, bu projenin davacıya ait projeden bağımsız, özgün bir proje olmaması; davacıya ait projenin izinsiz olarak ve bütünlüğü bozularak uygulanmış hali olması sebebiyle bu kullanımın, davacının ... kapsamındaki mali haklarından çoğaltma (m.22) ve yayma (m.23) haklarının; manevi haklarından ise umuma arz (m.14) ve eserin bütünlüğünün korunması (m.16) manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğu, Davalı ...’in imzaya ilişkin bir itirazı bulunmamaktadır. Diğer davalı ... ise imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Mahkememizce her ne kadar bu kapsamda .... ve çeşitli bankalardan ....’nin imza örnekleri istenmiş ve bunlar dosyaya kazandırılmış ise de talep edilen imza örneklerinden hareketle söz konusu imzanın ...’ye ait olduğunun ispat edilemediği bu sebeple adı geçenin davacıya ait eserden kaynaklanan haklarına tecavüzünden bahsedilemeyeceği, Asıl dava bakımından; davacının projesinin davalı şirket tarafından haksız olarak uygulandığı anlaşıldığından 11.290,00.-TL maddi tazminat ile 20.000,00.-TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı, talep doğrultusunda hükmedilen tazminatlara dava tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesinin hukuka uygun olduğu, Birleşen davada ...'ye karşı açılan dava bakımından iddiaların ispat edilemediği, Birleşen davada ...'e karşı açılan dava bakımından; davacının projesinin davalı ... tarafından haksız olarak uygulandığı anlaşıldığından 11.290,00.-TL maddi ile 20.000,00.-TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı, talep doğrultusunda hükmedilen tazminatlara dava tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesinin hukuka uygun olduğu, Davacının talep ettiği telif tazminatlarının yerinde olmadığı sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H ÜK Ü M : 1-Asıl Davanın Kısmen Kabulüne, Davacının davalı şirketten talep ettiği telif tazminatı talebinin reddine, Davacının projesinin davalı şirket tarafından haksız olarak uygulandığı anlaşıldığından 11.290,00.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, 20.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, Peşin alınan (888,03+176,00=)1.064,03.-TL harcın mahsubu ile (31.290,00x%068,31=2.137,41.-TL & (2.137,41-1.064,03=) bakiye 1.073,38-TL eksik nispi ilâm harcının davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap olunan takdiren 11.290,00.-TL nispi ücreti vekaletin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davanın telif tazminatı bakımından reddedilmesi ve davalı şirketin kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle reddedilen telif tazminatı bakımından hesap edilen 1.000,00.-TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 2-Birleşen dava yönünden, Davacının davalı ...'ye karşı açtığı davanın reddine, Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen telif tazminatı için hesap olunan takdiren 1.000,00.-TL nispi, reddedilen maddi tazminat için hesap olunan takdiren 1.000,00.-TL olmak üzere iki ayrı ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı ...'nin yapmış olduğu 1.051,33.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davacının davalı ...'e karşı açtığı davanın kısmen kabulüne, Davacının projesinin davalı ... tarafından haksız olarak uygulandığı anlaşıldığından 11.290,00.-TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 20.000,00.-TL manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının, ...'den talep ettiği telif tazminatı talebinin reddine, Peşin alınan (888,03+176,00=)1.064,03.-TL harcın mahsubu ile (31.290,00x%068,31=2.137,41.-TL & (2.137,41-1.064,03=) bakiye 1.073,38-TL eksik nispi ilâm harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap olunan takdiren 11.290,00.-TL nispi ücreti vekaletin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davanın telif tazminatı bakımından kısmen reddedilmesi ve davalı ...'in kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle reddedilen telif tazminatı bakımından hesap edilen 1.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının her iki davada peşin yatırdığı 1.776,06.-TL ilâm harcının tamamının davalı şirket ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davanın kabul red oranının takdiren %80 olarak kabulüne, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 13.290,03.-TL yargılama giderinin %80'ninin davalı şirket ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı şirketin yapmış olduğu harç 1.826,45.-TL, gider avansı 6.270,00.-TL olmak üzere toplam 8.096,45.-TL yargılama giderinin %20'sinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 7-Davalı ...'in yapmış olduğu harç 245,20.-TL yargılama giderinin %20'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı ... ve davalı şirket ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24.04.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 378,03.-TL Bilirkişi Ücreti : 9.000,00.-TL P.P : 3.912,00.-TL TOPLAM :13.290,03.-TL