Ticari Şirket Fesih İstemli Davada İştirak Payının Devrini ve Oy Haklarını Durdurmayı Hedefleyen İhtiyati Tedbir Talebinin Reddinin Bölge Adliye Mahkemesi Tarafından İstinaf İncelemesi
Özet: Davacılar, ticari şirket fesih davası kapsamında, davalı şirketin aktiflerinin büyük çoğunluğunu oluşturan diğer bir şirketteki %40 iştirak payının devrinin veya elden çıkarılmasının ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesi ve bu paya bağlı oy haklarının durdurulması talebinin ilk derece mahkemesince mülkiyet hakkına müdahale ve şirket işleyişini engelleme gerekçeleriyle reddedilmesi üzerine, bu karara istinaf başvurusu yaparak, yerel mahkemenin Türk Ticaret Kanununun 531. maddesi kapsamındaki koruyucu müdahale yetkisini hatalı değerlendirdiğini ve fesih davasının ekonomik temelini oluşturan bu kritik varlığın yargılama süresince korunması gerekliliğini göz ardı ettiğini ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1549 EsasKARAR NO:2026/1602 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:2026/532 Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİHİ:23/06/2026 (Ara Karar Tarihi)DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli)KARAR TARİHİ:10/09/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'de sahip olduğu %40 oranındaki payların devrinin, satışının, rehninin veya sair şekilde elden çıkarılmasının ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesini, davalı ... A.Ş.'ye ait söz konusu paylara bağlı oy haklarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, tedbir kararının, Mahkemece görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişi heyeti tarafından davalı şirketin ve ... A.Ş.'deki %40 iştirak payının güncel ve gerçek değerlerinin tespitine yönelik incelemeler tamamlanıncaya kadar devamını, tedbir kararının ivedilikle davalı ... A.Ş.'ye (... Şişli İstanbul) ... A.Ş.'ye tebliğine (... Şişli/İstanbul) bildirilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/06/2026 tarih ve 2026/532 Esas sayılı ara kararında;"....Dosya incelendiğinde dava dilekçesinde davacının talep ettiği ihtiyati tedbir taleplerinin konusu davalı şirketin bir kısım hisselerinin devrinin, satışının, rehninin veya sair şekilde elden çıkarılmasının ihtiyati tedbir yolu ile engellenmesi olup şirket hisseleri anayasa ve diğer mevzuat gereğince mülkiyet hakkı kapsamında olup mevzuatta düzenlenen olağanüstü durumlar hariç mülkiyet hakkının kullanımı engellenemez. Şirketin hissedarlarına ait hisselerini tedbir yolu ile başkasına devrinin engellenmesi mümkün değildir. Aksi durumda herhangi bir sebep olmaksızın mülkiyet hukukuna müdahale şeklinde bir durum ortaya çıkacağından davacının bu şekildeki tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının bir diğer tedbir talebi ise davacı şirketin oy haklarının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması olup, anonim şirketler iradelerini oy haklarını kullanarak ortaya koyduklarından oy haklarının tedbir yolu ile durdurulması şeklinde de bir karar verilemez.Sonuç olarak davacının ihtiyati tedbir talepleri hukuka uygun olarak görülmediği, anonim şirketlerin işleyiş ve çalışmasına engel olacak şekilde talep edilen ihtiyati tedbirlerin konulması mümkün olmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile,''1-İhtiyati tedbir talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin "TTK m.531 kapsamında kendisine tanınan koruyucu müdahale yetkisinin hukuken mevcut olmadığı" yönündeki temel hukuki görüşünün hatalı olduğunu, davalı şirketin sahip olduğu tek temel varlık olan iştirak payının elden çıkarılmasına yönelik somut hazırlıklar içerisinde olduğunu,Davacılar tarafından TTK m.531 kapsamında haklı sebeple fesih davası açıldığını ve davalı ... A.Ş.'nin aktiflerinin yaklaşık %93'ünü oluşturan ... A.Ş.'deki %40 oranındaki iştirak payının yargılama süresince korunabilmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile hem TTK m.531 kapsamında ileri sürülen haklı sebeplerin, hem de davalı şirketin en önemli malvarlığı unsurunun elden çıkarılmasına yönelik somut ve yakın hazırlıkların ortaya konulduğunu,Yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddederken, yaklaşık ispatın bulunmadığına, telafisi güç zarar tehlikesinin mevcut olmadığına veya iştirak payının elden çıkarılmasına yönelik somut emarelerin bulunmadığına ilişkin herhangi bir gerekçe belirtmediğini,Taleplerinin davalı şirkette herhangi bir pay sahibinin kendi hisselerini devretmesinin engellenmesine ilişkin olmadığını, talep edilen tedbirin davalı ... A.Ş.'nin aktiflerinin yaklaşık %93'ünü oluşturan ve haklı sebeple fesih davasında verilecek kararın ekonomik temelini teşkil eden ... A.Ş.'deki %40 iştirak payının “Mahkemece tayin edilecek uzman bilirkişiler tarafından ... güncel ve gerçek değerinin tespit edilmesine esas incelemeler tamamlanıncaya kadar” geçecek süre boyunca korunmasına ilişkin olduğunu, bu nitelikte verilecek bir tedbirin anonim şirketlerin işleyiş ve çalışmasına engel olma mahiyeti olmadığını, Yerel mahkemenin kendisine kanun tarafından tanınan geniş koruma ve müdahale yetkisinin somut olayda kullanılıp kullanılmayacağını değerlendirmediğini, bunun yerine böyle bir tedbirin ilke olarak verilemeyeceği kabulü ile hareket ettiğini, oysa somut olayda tartışılması gereken hususun, dava konusu şirket değerinin esasını oluşturan iştirak payının yargılama süresince korunmasının gerekip gerekmediği olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemi ile açılan derdest davada, davalı şirketin ... A.Ş.'de sahip olduğu %40 oranındaki payların devrinin, satışının, rehninin veya sair şekilde elden çıkarılmasının engellenmesi ve davalı şirkete ait söz konusu paylara bağlı oy haklarının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosya kapsamına göre; Davacılar ..., ... ve ...'in davalı ... AŞ'de ...'in 06.01.2022 tarihinde vefatı üzerine mirasçı sıfatı ile pay sahibi oldukları, davacılar ..., ... ve ...'in davalı şirkette hep birlikte toplamda %25 oranında, dava dışı ...'in ise %75 oranında pay sahibi oldukları anlaşılmıştır.TTK'nın 531.maddesinde dayanan fesih davalarında uygulanacak önlemler veya verilebilecek tedbirlere yönelik özel bir düzenleme mevcut olmayıp, talep edilen tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin 389 ve devamı hükümlerine göre değerlendirilmek gerekir.6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı kanunun 390 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut uyuşmazlıkta, ileri sürülen iddiaların mahiyeti gereği ispata muhtaç durumdadır. Bu hususlar açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Dava ve ara karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, dava dosyasına ibraz edilen delillere göre davalı şirketin dava dışı ... A.Ş.'de sahip olduğu payların devrinin, satışının engellenmesi ve davalı şirkete ait söz konusu paylara bağlı oy haklarının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata yeterli olmadığı, HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesinde aranan koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.